Kpss Sınavında Çıkabilecek Güncel Konular
KPSS-A Nedir, KPSS-B Nedir?
Kpss Vatandaşlık Uluslararası Kuruluşlar Sunusu
Tarih, Coğrafya, Vatandaşlık, Eğitim Bilimleri ve Matematik
Kpss Vatandaşlık,Anayasa ve Tarih İle İlgili Sınav Kazandıracak Püf Noktaları
Kpss A Sınavlarına Hazırlık İçin Temel Başvuru Kaynakları
Kpss Türkçe Ders Notları
Kpss İngilizce Ders Notları
Kpss İnkılap Tarihi Ders Notları
Kpss Matematik Konu Anlatımı
- Kpss Coğrafya Ders Notları
Kpss Tarih Ders Notları
Yemek alışkanlıkları ve koşullarına göre her ülkenin besin piramitleri değişiklik gösteriyor. Türkiye'de piramidin yerini dört yapraklı yonca alıyor. Dört ana besin grubuna göre hangi yiyeceklerden günde ne kadar tüketmek gerek?
Türkiye beslenme rehberi
Hacettepe Üniversitesi ve Sağlık Bakanlığı’nın ortak çalışmalarıyla oluşturulan “Türkiye’ye Özgü Beslenme Rehberi”ne göre temel besin planlanmasında dört yapraklı yonca simgesi kullanıldı. Dört ana besin grubu, yoncanın (şansı ve mutluluğu temsil ediyor) kalp (kalp sağlığı ve sevgiyi temsil ediyor) şeklindeki yaprakları olarak gösterildi: Süt ve süt ürünleri, et-yumurta-baklagiller, sebze ve meyveler, ekmek ve tahıllar.
Süt ve süt ürünleri
Süt ve yerine geçen besinler; yoğurt, peynir ve süttozu gibi sütten yapılan besinler. Bu besinler protein, kalsiyum, fosfor, B2 vitamini (riboflavin) ve vitamin B12 olmak üzere birçok besin öğesinin önemli kaynağıdır.
Süt ve süt ürünleri, doymuş ve kolesterol ile yağda eriyen A vitamini içerirler. Yağ ve kolesterol alımını diyette sınırlandırmaları gereken kişilerin düşük yağ oranındaki süt, yoğurt ve peynirleri tercih etmeleri gerekir.
Riboflavin vücutta önemli işlevleri olan bir vitamin, yoğurdun suyunun süzülmesi veya bekletme esnasında oluşan suyunda bulunduğundan bu suyu atmayın, farklı bir şekilde değerlendirilmeli.
Her gün yetişkin bireylerin iki porsiyon, çocukların, adolesan dönemi gençlerin, hamile ve bebek emziren kadınlarla menopoz sonrası kadınların üç-dört porsiyon süt ve yerine geçen besinleri tüketmeleri gerekir. Bir orta boy su bardağı (200 cc) süt veya yoğurt ile iki kibrit kutusu büyüklüğünde peynir bir porsiyondur.
Yoğurt ve tuzlu ayran, ishal tedavisinde hayat kurtarıyor.
Çiğ süt ve pastörize edilmemiş sütlerden yapılan peynir ve benzeri besinlerden uzak durmak gerekiyor. Pastörize edilmiş veya UHT (uzun ömürlü süt) sütler tercih edilmeli.
Sütü kaynama noktasına geldikten sonra en az beş dakika kaynatmak, hijyen açısından önemli.
Satın alınan plastik süt ve yoğurt kapları, daha sonra yiyecek saklama amacıyla kullanılmamalı.
Et-yumurta-baklagiller
Kırmızı et, balık, hindi, tavuk etleri, kuru fasulye, nohut, mercimek, soya fasulyesi, yağlı tohumlar (fındık, fıstık, badem ve ceviz). Bu gruptaki besinler protein, demir, çinko, fosfor, magnezyum B6, B12, B1, A vitamini içeriyor.
Gelişme ve büyümeyi sağlayan bu grup; hücre yenilenmesi, doku onarımı ve görme, işlevinde, sinir, sindirim sistemi ve deri sağlığında ve kan yapımında görevli önemli besin öğelerini sağlar. Hastalıklara karşı direnç kazanılmasında en etkili besin grubudur.
Etler, C ve E grubu vitaminleri ile kalsiyum dışında başta B12 vitamini olmak üzere demir, çinko olmak üzere mineraller açısından da oldukça zengindir. Özellikle ette bulunan demirin vücutta kullanılabilirliği yüksek olduğundan demir eksikliği anemisini önlemede etkilidir.
Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol seviyesi yüksek olduğu için koroner arter hastalığı olanlara, diyabet, hipertansiyon hastaları kırmızı yağlı et yerine derisiz beyaz et (tavuk, hindi) ve balık etini tercih etmeli.
Omega-3 içeriği yüksek olduğu için haftada iki kez balık tüketilmeli.
Özellikle salam, sosis yapımında renk değişikliğini ve mikroorganizmaların üremesini önlemek için nitrit-nitrat gibi kimyasallar katılmaktadır. Bu kimyasalların vücutta oluşturabilecekleri zararlı etkileri C ve E vitamini gibi antioksidanlarla önlenebilir.
Et konan yemeğe yağ eklememeli.
Yumurta; protein kalitesi yüksek olduğu için bebek ve çocuklar tarafından her gün bir adet tüketilmesi yararlı.
Protein miktarı sınırlandırılan böbrek ve karaciğer yetmezliği gibi hastalıklarda yumurta önemli bir protein kaynağı.
Kalp-damar hastaları haftada bir-iki kez yumurta yiyebilir.
Sebzelerle ve tahılla birlikte tüketildiğinde yumurtanın kan kolesterolüne olumsuz etkisi olmaz.
Baklagiller posa içeriklerinin yüksek, yağ içeriklerinin düşük olması nedeniyle özellikle kalp-damar ve diyabet hastaları tarafından bol tüketilmeli.
Baklagiller; protein kalitesini arttırmak için tahıllarla, bileşimindeki minerallerin yararları açısından C vitamini açısından zengin yiyeceklerle tüketilmeli.
Fındık, susam, ceviz gibi hem lezzet verici hem çerez olarak kullanılan yağlı tohumlar; B grubu vitaminleri, mineraller, yağ ve protein açısından zengindir. Yağ içerikleri yüksek olmasına karşın bitkisel olduğundan kolesterol içermez.
Yağlı tohumlar; doymamış yağ, E vitamini ve flavanoidler içerdiğinden koroner kalp hastalığı ve kanser riskini azaltır. Enerji değeri yüksek olan bu besinler, özellikle çocuklar ve ağır çalışan kişiler için önerilir.
Et-yumurta-baklagiller grubundan günde iki porsiyon alınmalı. İki ızgara köfte, bir çay bardağı kuru baklagil, 30 gram yağlı tohum gibi. Haftada üç-dört adet yumurta tüketilebilir.
Ekmek ve tahıl
Buğday, pirinç, mısır, çavdar ve yulaf gibi tahıl taneleri ve bunlardan yapılan un, bulgur, yarma, gevrek ve benzeri ürünler.
Tahıl ve tahıl ürünleri vitaminler, mineraller, karbonhidratlar (nişasta, lif) ve diğer besin öğelerini içermeleri nedeniyle sağlık açısından önemli besinlerdir.
Tahıl tanelerinin yağı E vitamini açısından zengindir. Bu besin grubu ayrıca B1 vitaminin (tiamin) en iyi kaynağıdır.
Kabuk ve öz kısmı ayrılmamış tahıllardan yapılan yiyecekler; mineral, vitamin ve diyet lifi yönünden zengindir. Lif içeren besinler bağırsak hareketlerini düzenler. Tam tahıl ürünlerinin kalori değerleri de düşük.
Tam tahıl ürünlerini (kepekli) tercih edin.
Kek, kurabiye gibi hazır ürünlerin içeriğinde az tuz ve yağ olmasına dikkat edin.
Az hareketli, kilolu kişiler günde üç ince dilim ekmek (75 g) yeterli, zayıf kişiler ve ağır işte çalışanlar bunun üç-beş katını tüketebilir.
Tam tahıl ürünleri günde altı porsiyon (altı dilim ekmek, 1 kepçe unlu çorba, 4 yemek kaşığı pilav) her gün ve her öğün yenebilir.
Tahıl grubunu protein ve vitamin içeriğini arttırmak için diğer besinlerle (kuru baklagiller, süt ve ürünleri) birlikte tüketin.
Sebze ve meyve
Bitkilerin her türlü yenebilen kısmı sebze ve meyve grubu altında toplanır. İçeriklerinin önemli kısmı su olduğu için günlük enerji, yağ ve protein gereksinmesine çok az katkıda bulunur. Ancak bu grup; folik asit, A vitaminin ön öğesi olan beta-karoten, E, C, B2 vitamini, kalsiyum, potasyum, demir, magnezyum, posa ve diğer anti-oksidan özelliğe sahip bileşikler açısından zengindir.
Vücuda zararlı maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olan sebze ve meyveler; kan yapımında görev alan öğeler içerir; hastalıklara karşı direncin oluşumunda etkin; bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar; doygunluk hissi verir; kalp hastalığı, hipertansiyon, bazı kanser türleri gibi kronik hasalıkların oluşma riskini azaltır.
Koyu sarı sebzeler (havuç, patates), koyu yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, marul, pazı, semizotu, brokoli vb), nişastalı sebzeler (patates, bezelye) ve diğer sebzeler (domates, soğan, taze fasulye) gibi farklı türler dengeli bir şekilde tüketilmeli.
Meyveler de içerdikleri besin öğeleri ve miktarı bakımından farklı oldukları için tüketiminde çeşitlilik sağlanmalı. Turunçgil grubu ve çilekler C vitamini; kiraz, kara üzüm, karadut diğer anti-oksidanlar; muz, elma gibi meyveler potasyum açısından zengindir.
Taze sebzeler önce ayıklanmalı, akan su altında iyice yıkanmalı ardından doğranmalıdır.
Bazı vitaminler suda çözüldüğünden sebzeleri yıkarken suda uzun süre bekletmemek gerekir.
Besin değeri kaybı olmaması için sebzelerin haşlama suyu dökülmemeli, çorbaya, yemeklere ya da soslara eklenmeli.
Günde en az beş porsiyon sebze ya da meyve tüketilmeli. Bunların en az iki porsiyonu yeşil yapraklı sebzeler, limon gibi turunçgiller ya da domates olmalı.
Sağlıklı beslenme, vücudun büyüme, gelişme ve günlük işlevlerinin sürekliliğinin sağlanması için gerekli olan besin öğelerinin yeterli miktarlarda alınmasıdır.
Gıdalar içerdikleri besin öğelerinin benzerlikleri açısından dört gruba ayrılırlar:
1) Süt, yoğurt, peynir grubu: Süt ve sütlü gıdaların oluşturduğu gruptaki besinler protein, hayvansal yağlar, kalsiyum, fosfor, B2 ,B1 ,A vitaminleri açısından zengindir.
2) Et, yumurta ve kuru baklagiller grubu: Kırmızı et, tavuk, balık, yumurta, kuru fasulye, nohut, mercimek gibi gıdaların oluşturduğu bu gruptaki besinler başlıca protein kaynağıdır, ayrıca yağ, B vitaminleri, demir ve çinko da içerir.
3) Taze sebze ve meyve grubu: Bu gruptaki gıdalar vücut için kalsiyum, demir, magnezyum ve diğer bazı minerallerin, A, B, C, E, folik asit gibi vitaminlerin kaynağıdır.
4) Tahıl grubu: İçerdikleri karbonhidratla başlıca enerji kaynağıdır, ayrıca B grubu vitaminleri içerir.
Yaşam boyu geçilen bebeklik, çocukluk, ergenlik, gebelik, emzirme, menapoz, iyileşme gibi dönemler ve yapılan işlere uygun olarak bu dört ana gruptan alınması gereken miktarlar değişebilir. Ancak az ve sık yemek, güne mutlaka kahvaltı ile başlamak, öğün atlamamak, abur cubur yememek, günde en az 4 - 6 bardak su içmek, kolalı içecekler, çay, kahve, kızartma, kavurmalar, aşırı yağlı, tuzlu ya da şekerli gıdalar ve açıkta satılan yiyeceklerden kaçınmak, yağ seçiminde doymamış yağları tercih etmek, yiyecekleri hazırlarken içlerindeki besin öğelerinin korunmasına dikkat etmek ve uygun koşullarda saklamak, çiğ yenen meyve ve sebzeleri bol ve temiz suyla iyice yıkamak her yaş ve dönem için geçerli temel sağlıklı beslenme kurallarıdır.
Günümüzde beslenme ile ilgili sorunların başında, modern yaşamda günlük enerji tüketiminin azalmasına rağmen rafine gıdalardan alınan enerjinin artması sonucunda oluşan şişmanlık gelmektedir. Şişmanlık şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp ve damar hastalıkları başta olmak üzere pek çok hastalık açısından risk oluşturur. Bu nedenle ideal kilonun korunması sağlık risklerini azaltmak açısından özellikle önem taşır. İdeal kilo beden kitle endeksi (BKİ) olarak adlandırılan bir formülle hesaplanır. Buna göre bireyin kilogram cinsinden tartısının metre cinsinden boyunun karesine bölünmesi ile bireyin vücut kitle endeksi hesaplanır (kg/m2). BKİ 20’nin altında zayıf, 20 - 24 arası normal, 25 - 29 arası hafif şişman, 30 - 40 arası şişman ve 40’ın üzerinde ise çok şişman olarak kabul edilir.
Gıdalarla ilgili bir diğer tehlikeli durum ise bazı hazır gıdaların içerdiği katkı maddeleridir. Bu katkı maddeleri çoğunlukla gıdaların görüntüsünü, kokusunu daha çekici hale getirmek, dayanıklılığını, kıvamını ve lezzetini artırmak üzere kullanılan kimyasal maddelerdir ve bunların bir bölümünün kanser yapıcı etkisinin olduğu kanıtlanmıştır. Bu nedenle tüketilen gıdaların bu tür maddeler içermemesine dikkat edilmelidir.
Gıdaların temini sırasında da dikkat edilmesi gereken bazı kurallar vardır. Alınanların mutlaka taze olmasına dikkat edilmelidir. Ambalajlı gıdalarda paket üzerinde yer alan son kullanma tarihlerine dikkat edilmeli, zedelenmiş ambalajlarda ya da kötü saklama koşullarında bekletilmiş mallar kesinlikle alınmamalıdır. Konserveler paslanmamış ve özellikle dışa doğru bombeleşmemiş olmalıdır. Sıcaktan etkilenecek gıdalar alışverişten eve getirilirken ya buz çantaları kullanılmalı ve/veya en kısa yoldan ulaştırılmalıdır.
Sağlıklı Beslenme
Sağlıklı beslenme yeterli ve dengeli beslenmedir.Vücudumuzu oluşturan hücrelerin düzenli ve dengeli çalışması için besin öğelerinden yani yağlar, karbonhidratlar, proteinler, vitaminler ve minerallerden yeterli miktarda almalıyız. Vücudumuzun tüm besin maddelerine ihtiyacı vardır. Tek taraflı beslenmek yani sadece protein veya karbonhidratla beslenmek yanlıştır. Dengeli beslenerek vitaminler, mineraller ve lifler gibi önemli besin maddelerinden de almış oluruz.
Beslenme Piramidi
Beslenme piramidi 5 ana besin grubunu içerir. Piramit en altta yer alan ve sıklıkla tüketilmesi gereken karbonhidratlarla başlar ve daha az tüketilmesi gereken gıdalara doğru gider. Bu besin grupları karbonhidratlar, mineraller, proteinler, yağ ve şekerdir.Beslenme piramidi gıdaların doğru seçimi için rehberiniz olmalıdır.
Karbonhidratlar: Alt grupta yer alan ve sıklıkla tüketilmesi gereken gıdalardır. Karbonhidratlar pirinç, bulgur, makarna gibi tahıllardır.
Mineraller: Sağlıklı yaşam için gereklidir. Mineraller (kalsiyum, bakır, iyot, demir, çinko vb.) sebze ve meyvelerde bulunur, hücre korunması ve sağlıklı diş, kemik, cilt yapısı için önemlidir. Mineraller ayrıca kalp ritmi, kan basıncı, vücuttaki sıvı dengesi gibi daha birçok düzenleyici fonksiyonlarda rol oynar.
Proteinler: Vücudun en etkili kalori yakıcı bölümü olan kas dokusunu güçlendirmek açısından çok önemlidir. Protein ette, süt ürünlerinde ve daha az olarak hububat ürünlerinde bulunmaktadır.
Yağ-şeker: Yağ veşeker, çok az tüketilmesi gereken gıdalardır fakat A, D, E ve K vitaminleri gibi vücudumuz için önemli vitaminleri taşıma görevi yaptıklarından dolayı sağlığımız için yenilmesi de çok önemlidir. Sıvı ve katı yağlar, şeker ve tatlılar bu grupta yer alır.
Yemek yeme alışkanlığımız zihinsel ve bedensel faaliyetlerimizi etkileyen unsurlardan biridir. Sağlıksız beslenme düşünme ve kavrama yeteneğinin azalmasına ve hafıza kayıplarına neden olur. Günde 8 saat uyuduğunuz halde kendinizi yorgun hissediyor, bedensel, zihinsel faaliyetlerinizde çabuk yoruluyor, hafıza ve düşüncenizde azalma görüyorsanız mutlaka yemek yeme alışkanlığınızı gözden geçirin ve aşağıdaki önerilerimize bir göz atın.
Dengeli Beslenme Önerileri
Doymamış yağ (tere yağ, kuyruk yağı) oranı yüksek besinleri daha az tüketin. Yeterli miktarda doymuş yağ (ay çiçek, mısırözü, soya, fındık, zeytin yağı) almaya dikkat edin. Yarım yağlı süt, yağsız yoğurt tüketin. Yağlı kırmızı et yerine yağsız et, kuru baklagiller (nohut, mercimek, fasulye gibi) balık ve tavuk tercih edin. Süt ve süt ürünleri de (yoğurt, peynir vb.) tüketilmeli fakat bunlarında az yağlı olmalarına dikkat edilmeli. Yemeklerinizi haşlama, fırında pişirme veya ızgarada pişirme yöntemleriyle pişirirseniz yemeğe eklenecek yağıda azaltmış olursunuz.
Aşırı şekerli gıdalardan kaçınmalı ve hatta çay, kahve gibi içecekler şekersiz içilmeli veya şeker miktarı azaltılmalıdır. Gıdalardan aldığımız günlük tuz miktarı 6 gr.ı (bir tatlı kaşığı) geçmemelidir. Bu miktara yemeklerden, ekmekten, içeceklerden aldığımız tuz miktarı dahildir. Tuz tüketimi ile yüksek tansiyon arasında ilişki bulunmaktadır. Yüksek tansiyonu olanlar doktorlarının tavsiyesine göre ya hiç tuz kullanmamalı ya da miktarını azaltmalıdır.
Güne kahvaltınızı yaparak başlayın. Gece boyu gıda alımı olmadığından beyninizin sabah kalkınca enerjiye ihtiyacı vardır. Daha sonra gıda alımınızı kahvaltıdan başlayarak gün içine yaymanız daha etkin kalori yakmanıza neden olur. Öğünlerinizi önceden belirleyiniz. Mümkünse yediklerinizi 3 ana öğün, 3ara öğüne bölün az ve sık beslenin.Bol su için, yiyecekleri iyice çiğneyin. Her yemek yediğinizde midenin 1/3’ünü boş bırakın. Tam olarak dolu mide sağlığımızın zaman içinde bozulmasına ,erken yaşlanmaya neden olur.Midenizi katı gıdalarla doldurmayın .Katı gıdalarla dolu mide içeriğinin gerekli öz suyu her tarafa dengeli ulaştırması güçleşir ve sindirim zorlaşır. Düzenli yemek yiyenler daha dengeli ve sağlıklı beslenmekte ve ideal kilolarını korumaktadırlar. Zihinsel faaliyetlerin gerektirdiği enerji kaynaklarının en önemlilerinden biride meyvelerdir. Beynin oksijen dışındaki tek enerjisi glikozdur. Glikoz meyvelerde hazır halde bulunur. Diğer gıdalarla alınan şeker midede yakılarak glikoza çevrilir. Bu nedenle meyveleri aç karnına yememeliyiz. Meyveler yemeklerden 30 dakika önce veya 3 saat sonra alınmalıdır. Mide doluyken alınan meyveler midede kalıp besin değeri kaybolup orada mayalanacağı için bütün sindirim sistemimizi yorar.
Vücudumuzda dakikada 10 milyon hücre ölür ve bir o kadarı da yenilenir. Ortalama 100 günde (beyin ve sinir hücreleri hariç) bütün vücudumuz yenilenir. Düzensiz kötü beslenme yenileme sistemini aksatır. Cildiniz canlılığını, tazeliğini kaybeder ve en önemlisi hastalıklara açık olursunuz. Yorgunluk, çabuk yorulma, baş ağrısı olabilir. Düşünce ve hafıza sistemi bulanıklaşır. Bu nedenlerden dolayı düzenli ve sağlıklı beslenmeye dikkat etmeli ve yemek için yaşamamalı sadece yaşamak için yemeli görüşünü benimsemeliyiz.