Ödev Sitesi aradagınız tüm konular!!

Ödev Sitesi aradagınız tüm konular!!

Kpss Sınavında Çıkabilecek Güncel Konular KPSS-A Nedir, KPSS-B Nedir? Kpss Vatandaşlık Uluslararası Kuruluşlar Sunusu Tarih, Coğrafya, Vatandaşlık, Eğitim Bilimleri ve Matematik Kpss Vatandaşlık,Anayasa ve Tarih İle İlgili Sınav Kazandıracak Püf Noktaları Kpss A Sınavlarına Hazırlık İçin Temel Başvuru Kaynakları Kpss Türkçe Ders Notları Kpss İngilizce Ders Notları Kpss İnkılap Tarihi Ders Notları Kpss Matematik Konu Anlatımı - Kpss Coğrafya Ders Notları Kpss Tarih Ders Notları

ANAYASA HUKUKU

31/3/2009
Kategori: Hukuk

1. Anayasa Hukuku Nedir?

Anayasa hukuku devletin şeklini ,yapısını , organlarının görev ve yetkilerini bunların birbirleri ile olan ilişkilerini düzenleyen kuralların tümüdür.

Anayasa hukuku bir iç kamu hukuku olarak devletin temel kuruluşunu , işleyişini , iktidarın el değiştirmesini ve iktidar karşısında bireylerin özgürlüklerinin inceleyen bir disiplindir.

2.ANAYASA ÇEŞİTLERİ

2.1 Geleneksel Anayasa: Sosyal adaleti düzenlemek için devletin müdahalesi olmadan uyulması zorunlu lan sosyal düzen kurallarıdır. Örf ve adetler önemli kaynaklardır.

    ANAYASAL TEAMÜL: Yazılı anayasanın düzenlediği konularda vurgulama ile ortaya çıkan kural .

2.2Yazılı Anayasa: Demokrasi ve hukuka bağlı devlet fikri geliştikçe devlet ve fertlerin açık ve kesin hukuk kurallarıyla bağlanması ihtiyacı anayasa ile sağlanmıştır.

2.2.1 Tarih ve Siyasi Köklerine Göre Yazılı Anayasa:

2.2.1.1Monarşik Yazılı Anayasa: Egemenliğin asli ve tek sahibinin hükümdar olduğu anayasalardır.

2.2.1.1.1Ferman: Ferman mahiyetindeki anayasalar hukuken kaynağını hükümdarın iradesinden alan anayasalardır. Hükümdar bu anayasa ile kendine sınır koymaktadır.

2.2.1.1.2Misak: Bir hükümdarın ürünü olan anayasadır ama dışarıdan gelen bir etki ile bağlanmaktadır.

2.2.1.2 Demokratik Yazılı Anayasa: Egemenliğin tek sahibinin halk veya millet olduğu esasına dayanan anayasalardır.

2.2.1.2.1 Organik ve Şekli Niteliklerine Göre Yazılı Anayasalar

2.2.1.2.1.1Yumuşak Yazılı Anayasalar: Adi kanunlardan üstün olmalarına rağmen adi kanun gibi yapılabilen veya bir adi kanunla değiştirilebilen anayasalardır.

2.2.1.2.1.2 Sert Yazılı Anayasalar; Adi kanunlardan farklı usul ve merasim uygulanarak yapılabilen anayasalardır.

Sert anayasanın sertliğine ilişkin düzenlemeler.

  1. Değiştirilmesi için uzun süre gerekmektedir.
  2. Bazı maddeleri değiştirilemez. , 2 ve 3. maddeler değiştirilemez.
  3. Anayasanın yürürlüğe girmesi bazı durumlarda halk oyuna bağlı olabilir.
  4. Anayasa değiştirme yetkisi genelde meclise verilir.
  5. Belirli bir çoğunluk olması gerekir.

3.ANAYASA YAPILMASI:

KURUCU İKTİDAR: Anayasayı yapan iktidardır.

Egemenlik tek bir kişide ise anayasa egemen kişiye göre olur. Demokratik değildir. Demokratik ülkelerde anayasa yapan KURUCU MECLİSTİR. Kurucu iktidar devletin siyasi yapısını oluşturan , yasama yürütme yargı organlarını, temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan organdır. Devlete hukuki nitelik kazandıran kurucu iktidardır.

Kurulu iktidar: Kurucu meclis anayasayı yaptıktan sonra o anayasaya bağlı kalarak anayasa da değişiklik yapan meclistir.

4.Anayasanın Değiştirilmesi

  1. Asli Kurucu İktidar (meşru ihtilallerden doğan)
  2. Tali Değiştirici İktidar: Anayasadaki temel sistemi bozmadan anayasayı değiştirebilen iktidardır. Örneğin 1 2 3 . maddeler hariç diğer maddelerde anayasaya bağlı kalarak değişme yapabilir.

5.Devlet:

Egemenlik yetkisinin özellikleri:

  • Toplum adına kullanılan bir yetkidir.
  • Yasama yürütme yargı olarak ülke içinde kullanılan bir yetkidir.

6.İktidar

6.1Sosyal İktidar : Vakıflar dernekler. Bu iktidarın sınırları yasama organını belirlediği sınırlar içersinde olur.

6.2Siyasi İktidar :

Devletin Kişiliği: Tüzel kişiliği ile devlet hukuki ilişkilere girer.

7.DEVLET ŞEKİLLERİ

7.1 Egemenliğin Kaynağı Bakımından Devlet Şekilleri

7.1.1Monarşik Devlet: Egemenliğin sahibi tek bir kişidir.

7.1.1.1Hükümdarın Tahta Geçiş Tarzına göre monarşik Devlet

7.1.1.1.1Seçimli Monarşi: Hükümdar saltanat hakkını seçimle kazanır. Cumhuriyetten farkı hükümdar seçimle geldiği halde seçenin bir temsilcisi değildir.

7.1.1.1.2 Irsi Monarşi: (Hanedanlık Sistemi) Veraset sistemi ile hükümdarlık geçer.

7.1.1.2 Saltanat Makamının Sınırlarına Göre Monarşik Devlet

7.1.1.2.1Mutlak Monarşi: Hükümdarın saltanat hakkının kanuni bir sınırlamaya tutulmadığı monarşidir.

7.1.1.2.2Meşru Monarşi: Monartın yetkilerini sınırlayan hukuki bir belge vardır.

7.1.2 Cumhuriyet Devleti

7.1.2.1Aristokrasi: Yaş , cinsiyet soyluluk gibi belli bir meslek gurubu yürütme yetkisini kullandığı cumhuriyet devletidir.

7.1.2.2Demokrasi: Seçime dayalı temsil yetkisine sahip bir gurubun temsil yetkisini kullanmasıdır.

7.2 Egemenliğin Yapısı Bakımından Devlet Şekilleri

7.2.1Basit Devlet (Tekli Uniter Devlet): Ülke içinde bir hukuk ve kanun birliği vardır.Tek tip yasama yürütme organı vardır.

7.2.1.1Merkezci Yönetimci Devlet:Egemenliğin bir başka düzeyde paylaşılmadığı, tek bir merkezi kurumda toplandığı devletlerdir.

7.2.1.2Yerinden Yönetimli Devletler: Egemenliğin merkezde olması yanında yönetim kuruluşlarının sistem içersinde güçlü olduğu devletlerdir.

7.2.1.3Çok Uluslu Çok Bölgeli Devletler: Yönetimin bir yerden gerçekleştirildiği bazı bölgelere ya da yapılara özerklik tanındığını gördüğümüz devletlerdir.

7.2.2 Karma Devlet :

7.2.2.1Devlet Birlikleri:
2 ayrı devletin birleşmesi ile oluşur.

7.2.2.1.1Kişisel Birlik: kaç devletin tek bir kralın yönetimine girmesidir. Bu devletler iç işlerinde bağımsızdırlar.

7.2.2.1.2Gerçek Birlik:

7.2.2.2Devlet Toplulukları

7.2.2.2.1Konfederasyon: 11 den fazla devletin oluşturduğu bir birliktir. Bu devletler istediklerinde ayrılabilirler. Ortaklaşa oluşturulan bir yapı görülür. (Diet meclisi) bu meclisin aldığı kararlar o devleti bağlar.

7.2.2.2.2Federasyon: Eyaletlerin ya da devletçiklerin federal anayasa çerçevesinde bir araya gelerek üst yapı oluşturmasıdır. Her federal devletçiğin kendi düzeyinde yasama yürütme ve yargı oluşturduğu devletlerdir. Nüfuz sayısına göre ve ya standart şekilde bütün eyaletler temsil edilir. Yasama yürütme ve yargı devletçikler arasında bölüşülmüştür. Federal devlet uluslar arası ilişkiler bakımından tek bir devlettir.

8. DEVLET:

İnsanlar arası ilişkileri düzenleyen . Bu ilişkilerin normlara uygun olarak yürümesini sağlayan , kamusal hizmetleri üreten, anlaşmazlıkları çözen ve en üst egemen meşru gücü temsil eden hukuksal kişiliktir.

 

9.DEMOKRASİ

9.1Kuvvetler ayrılığı ilkesine göre yönetim biçimleri:

9.1.1Parlamenter Sistem: Yasa ve yürütme arasında dengeli işbirliğine dayalı bir düzenek vardır. 2 kurum da gelişmiştir. Yasama organı hükümeti (yürütmeyi) güvenoyu ile düşürme, hükümetin de yasama organını fesih hakkı vardır. Cumhurbaşkanı en fazla oy alan partinin başkanını başbakan olarak atar. Başbakan başkanları belirler. Cumhurbaşkanı onaylar.2 türlü yürütme vardır. Sorumsuz kanat:Devlet veya cumhurbaşkanının siyasi sorumluluğu yoktur. Yetkileri semboliktir. Sorumlu kanat: Hükümet sorumlu kanattır. Göreve gelebilmek için güvenoyu alır. Yumuşak kuvvet ayrılıkları ile ortaya çıkar .1 parlamento ve buna karşı sorumlu bir hükümet vardır. Parlamento seçimle başa gelir . Her parlamentosu olan sistem parlamenter sistem değildir.

 9.1.2Başkanlık Sistemi Başkan devlet başkanı ve yürütme başkanıdır. Halk başkanı seçer yürütme tamamen ona bağlıdır. Bakanları başkan atar. Başkan ve hükümetin kongreye karşı sorumluluğu yoktur. Kongre üyesi değildir başkan. Bunun yerine denetim ve denge mekanizmaları vardır. Karşılıklı fesih yetkisi yoktur. Başkanın üst düzey atamalarını,uluslar arası antlaşmaları kongrenin onaylama yetkisi vardır. Yasamayı kongre yapar. Kongre temsilciler meclisi (eyaletler nüfuslarına göre temsil edilirler) ve senato (eyaletler standart 2 kişi ile temsil edilirler) �dan oluşur.

 9.1.3Yarı Başkanlık Sistemi: Yasama ve yürütme organı meclistir. İsviçre de görülmektedir. 1921 yılında meclis hükümeti sistemi Türkiye�de uygulanmıştır.

  • Yürütme yasama yetkisi meclisindir.
  • Meclis başkanı ve devlet başkanı aynı kişidir.
  • Yasama organı kendi içersinde bakanları ve hükümeti oluşturur. Tek tek bakanların meclise karşı sorumluluğu vardır.

9.1.4Meclis hükümeti Sistemi: Devlet başkanını doğrudan halk seçer. Başkan geniş yetkilerle donatılmıştır. Hükümet meclise karşı sorumludur. Kriz zamanında devlet başkanı halk oyuna (yasama organı gibi) yasa sunabilir. Önemli konular halkın oyuna sunulabilinir. Meclis fesih edile bilinir.

 

9.2Demokrasinin Temel Değerleri:

  1. Rasyonel bir sistemdir. İnsanoğlunun bulduğu en iyi yönetim biçimidir. Meşruluğunı insanlığın koyduğu rasyonel ilkelerden alır.
  2. Özgürlük ve eşitliği içerir.
  3. Siyasal çoğulculuk, her türlü düşüncenin serbest aktarımı gibi öğeleri içerir. Toplumsal çoğunluğun iyiyi kötüyü kendi görmesi için farklı düşüncelerin varlığı demokratik yaşamın vazgeçilmez kurallarındandır.
  4. Temsil ilkesi: Kamu işlerinin yürütülmesinde meclisin yetkisini toplumdan almasıdır. Temsilciler aracılığı ile demokrasinin yürüdüğü görülür.
  5. Seçim ilkesi aracılığı ile temsilciler belirlenir.
  6. Çoğunluğun yönetme hakkı: Seçimle birlikte çoğunluğun seçtiği kişilerin yönetmesi. Azınlığın çoğunluk haline gelebilme hakkı vardır. Muhalefet etme hakkı vardır. Demokratik sistem muhalefet hakkını en geniş şekilde koruyan sistemdir.
  7. Temel hak ve özgürlüklerin korunması, eşit şekilde dağıtılması
  8. Yasa önünde eşitlik ilkesi , bireylerin hukuk kurallarına eşit statüde bağımlı olması.

 

10.SİYASİ KATILIMA ve SİYASİ ÇOĞULCULUĞA GÖRE REJİMLER

10.1Anayasa Demokrasisi:

10.2Totaliter Rejimler: Resmi bir ideoloji, tek bir adam, gizli polis terörü, kitle iletişin vasıtaları üzerinde parti denetim tekeli, silahlı kuvvetlerin kontrolü, ekonomini tek bir merkezden yönetimi temel gözlenen özelliklerdir.

10.2.1FAŞİSM:Her türlü otoriteye, şiddete bağlı yönetim biçimi. Krize düşen ülkelerde burjuvazinin yükselen sınıflar (örneğin işçi sınıfı) karşısında kendi gücünü, toplumsal üstünlüğünü koruyabilmek için oluşturduğu siyasal değerlerdir.

  • Demokratik ilkelerden vazgeçip baskı ve otorite dönemine geçilmesine faşizm denir. Bu sistem 1. dünya savaşı sonrası oluşan krizle oraya çıkar.

10.2.2Komünizm:

 

11.HÜKÜMET : Siyasi otorite kullanan bütün devlet organlarına denir. Siyasi iktidarı elinde tutan kurumdur.

12.YAPILARINA GÖRE YÜRÜTME BİÇİMLERİ

12.1Geleneksel Yürütme

12.1.1Tek Yapılı Geleneksel Yürütme: Hükümete tek bir kişinin sahip olduğu sistemlerdir.

12.1.1.1Totaliter Rejimler: Yürütme bir diktatör tarafından kullanılır.

12.1.1.2Monarşik Rejimler: Yürütme bir monartın elindedir.

12.1.1.3Başkanlık Sistemi: Sert kuvvetler ayrılığı ilkesi geçerlidir. Yürütme yetkisinin bir cumhurbaşkanınca kullanılmasıdır.

12.1.2 Grup (kollejyol ) Geleneksel Yönetme: Yürütmenin birçok kişi ya da bir kurul halinde oluştuğu bir yürütme biçimidir.

12.1.3İkili Geleneksel Yönetme: Yönetmenin 2 başlı yapıldığı sistemdir. Sorumlu ve sorumsuz kanat vardır.Bir kişi ile bir kurulun işbirliği halinde faaliyet gösterdikleri yürütme şeklidir.

12.2Aktüel Yürütme:

12.2.1Kişisel İktidar: Devlet iktidarının 1 kişide toplanması ile olur. Tüm yetkilerin bir kişide toplanmasıdır. Gasp veya zorbalıkla olabilir diktatörlükle eş anlamlıdır.

12.2.2Kişiselleşmiş İktidar: Demokratik Anayasal düzen içersinde hükümet faaliyetlerinin giderek bireyselleşmesi.

Sebepleri

  • Bunalımlar
  • Krizler
  • Kitle iletişim araçlarının etkinliği

Lider arayışı olmasına neden olur.

13.  Yürütmenin işlevleri

13.1 Yürütmenin Geleneksel İşlevleri

13.2 Yürütmenin Güncel (aktüel ) işlevleri

YÜRÜTMENİN İŞLEVLERİ

Geleneksel İşlevleri

Güncel (Aktüel) İşlevleri

  • Kanunların uygulanması : Yasama organı
  • Kanun tasarılarını yapar:  

bir kanunu yaptıktan sonra son olarak yürütmeyi 

hangi organın yapacağını belirler.(sağlık bakan 

lığı,orman bakanlığı) 

  • Cumhurbaşkanının yasalara uygun olarak 

Denetleme yetkisi vardır. 

  • Yürütme kendi içersinde yer alacak bakanları

seçer, kamu yönetiminin örgütsel inşasını da

yapar.

  • Yürütme bir öngörü organıdır. Geleceğe dair kalkınma planları hazırlar.
  • Yürütme atılım organıdır. Kanunların ve parlemento direktiflerini pasif olarak uygulayan değil aktif bir organ olmuştur.
  • Karar organıdır. Bütçeyi hazırlaması örnek olarak verilebilir.
  • Düzenleyici işlem yapması da aktüel işlevlerindendir.
  • KHK (kanun hükmünde kararname) çıkarabilmesi aktüel hale gelmiş olduğunu ıspatlar.

 

14.SİYASİ PARTİLER

Siyasi partiler aracılığı ile Demokrasinin kurumsallaşması başlamıştır. Parti: Üyelerin düşünce ve menfaatlerini gerçekleştirmek için iktidarı kısmen ya da tamamen elde etmek amacı ile siyasi hayata katılan teşkilatlanmış guruptur.

Parti: Merkezi ve yerel düzeyde kurulmuş örgütlenmiş, siyasi iktidarı elde etmeyi ve kullanmayı amaçlayan ve bunun için de halkın desteğini sağlamaya çalışan sürekli bir kuruluştur.

Parti: Bir program etrafında toplanmış siyasal iktidarı elde etmek ya da paylaşmak amacını güden devamlı bir örgüte sahip kuruluştur.

14.1Siyasi Partilerin Tipik Özellikleri

  1. İktidarı kullanma isteği.
  2. Ülke çapında örgütlenmiş olmaları.
  3. Süreklilik arz eden kuruluşlardır.
  4. Seçim yolu ile halkın desteğini elde ederek başa geçerler.

14.2SİYASİ PARTİ TİPOLOJİSİ

14.2.1 Maurice Duvergerin Tasnifi:

14.2.1.1 KADRO PARTİLERİ: Seçim dönemlerinden seçim dönemlerine çalışan, üyelerinin sayısından çok niteliğine önem veren partilerdir. Sistemli üye kayıt defterleri yoktur. Düzenli bir aidat sistemi yoktur. Önemli bağışlarla finans sağlarlar. Hiyerarşi ve merkezciliğin zayıf olduğu partilerdir.

14.2.1.2 KİTLE PARTİLERİ: Bir sosyal sınıfa kümeye dayanır. Siyasal devşirme ve yönetme daha çok sayıda seçmene ulaşmak gibi amaçları vardır. Faaliyetleri seçim dönemi dışı zamanı da kapsar. Finansmanı üye aidatları ile sağlanır. Düzenli kayıt ve aidat defterleri vardır. Merkezci, ideolojik ve hiyerarşik partilerdir.

14.2.2 Sigmund Neuman Tasnifi:

14.2.2.1FERDİ TEMSİL PARTİLERİ: Sınırlı partilerdir. Seçim kampanyalarında ve parlamento çalışmalarında harekete geçerler. Amaçları iktidarı ele geçirmektir. Üyelerin sosyal yaşantıları merkez tarafından kontrol edilmediği görülür. Kadro partileri gibi ilk aşama ürünü partileridir. 

14.2.2.2SOSYAL BÜTÜNLEŞME PARTİLERİ: 20. yy sonrası sosyak ve siyasi buhranların ve siyasal katılımın artması sonucu oluşan partilerdir.

14.2.2.2.1Topyekün Bütünleşme Partileri: Faaliyetlerini sadece devlet yönetimine ve seçimlere yoğunlaşmazlar. Seçmenlerini sosyal yaşamlarını da etkilemeye çalışırlar. Üyelerine serbest düşünce hakkı tanımayan ideolojik katı ve sert partilerdir. Komünist, faşist partiler örneklerini oluşturur.

14.2.2.2.2Demokratik Bütünleşme Partileri: Ferdi partilerle topyekün partiler arasında yer alır. Seçim kazanmak aynı zamanda bir sosyal sınıfın, dini cemaatin kendilerince kutsal değerlerini siyasi planda da gerçekleştirmeyi amaçlayan partilerdir. Üyelerinin sosyal yardımlarına belli ölçülerde müdahale eden partilerdir. Ayırıcı özelliği manevi değerler dünyası ile pratik siyasi alan arasında fark göstermeleridir.

14.3SİYASİ PARTİ İŞLEVLERİ

  1. Menfaatlerin birleştirilmesi: Birbirleri ile çelişen sosyal taraflar tarafından açıklanan menfaatlerin birleştirilmesidir.
  2. Aracılık İşlevi: Sosyalle (halk) iktidar arasında taşıyıcılığı partilerin yaptığı görülmektedir. Toplum taleplerini partiler aracılığın ile duyurmaktadır.
  3. Siyasi devşirme işlevi: İktidarın hangi kadrolarla çalışacağını belirlemesi işlevidir.
  4. Siyasi sosyalleşme: Partiler; siyasi sosyalleşmeye katkı sağlayan, kitleleri eğiten, yeni tutumlar kazandıran bir özelliğe sahiptir.
  5. Yönetme ve hükmetme işlevi: İktidara geldiklerinde parlamentoya karşı sorumlu olarak yürütme gibi asli fonksiyonlarını yerine getirirler.
  6. Eleştirme işlevi: Bir sonraki seçimleri kazanmak için siyasi iktidarı denetlemektedir.

15.SİYASİ PARTİ SİSTEMLERİ

15.1Tek Parti Sitemi: Temelde tek parti ile birden fazla parti ayrımına dayanmaktadır.

15.1.1Tek Parti: Gerçekte tek parti varsa (tipik örneğini diktatörlükler oluşturur).

15.1.2Birden Fazla parti:

15.2Çift Parti Sistemi: Birden çok parti yer almaktadır. Sistemin işleyişi 2 büyük partiye dayanır. Küçük partilerin pazarlık gücü yoktur. Karakteristik özelliği bir partinin diğer partilere ihtiyacı olmadan iktidara geçebilme özelliğidir . Bu özellik ortadan kalktıkça saflık bozulur. Saf iki parti ve saf olmayan iki parti sistemi olarak ikiye ayrılır.

Saflığın Özellikleri

  • Sistemdeki iki parti mutlak çoğunluk için yarışırlar.
  • İki partiden biri yarışma neticesinde parlamento çoğunluğunu kazanır. Sistemde radikal değişiklik amaçlamadığını sadece yönetmeye yönelik hedeflerinin olduğunu görürüz.
  • Rejimin temel meseleleri üzerinde 2 partinin uzlaşmış olması gerekir.
  • Bu partilerin katı politikalardan uzaklaştığı daha ılımlı politikalar izlediği görülür.

15.3Çok Parti Sistemi: İktidar dengesini etkileyen 2 den fazla parti vardır.

15.3.1 Ilımlı Çok Parti Sistemi:

  • Eğilim genellikle sağ ve sol bloklardan oluşur. hükümetin değişmesi blokların değişmesi ile olur.
  • Parti blokları arasındaki rejim temel felsefedir.
  • rejim mücadelerinde partilerin ılımlı gerçekçi olmaya çalıştıkları görülür.
  • Aşırı derecede kutuplaşmış partiler arasında ideolojik mesafe büyük değildir.

15.3.2Aşırı Çok Partiler:

  • Yelpazenin ucunda yer alan partilere yer verilir.
  • Partiler arasında görüş farklılıkları esastır.
  • İktidarın yoğun biçimde merkezi koalisyonlarca oluşturulduğu görülür.
  • Aşırı partilerin sürekli muhalefette kaldığın görülür.
  • Demokrasi kurumu ve kısa vadeli çalışmaların olduğu buna karşın uzun vadeli çalışmaların olmadığı siyasi iktidarsızlığın aşırı partileri güçlendirdiğini görürüz.

Kamu bütçesinden partilere yardım sağlanır. Oy oranına göre mali kaynak sağlanır. Ticaretle uğraşmaları ve uluslar arası kuruluşlardan yardım alınmasının yasal olmadığı kuruluşlardır. Anayasa mahkemesi denetleme görevini yapar.

15.4 SARTORİ'NİN TEK PARTİ SİSTEMİ

15.4.1Hakim Parti Sistemi: Siyasi siStem içersinde birden çok parti vardır. Çoğulcu (PLURALIST) bir yapı vardır. Ve bu partiler hep yarışır ama hep aynı partinin başta olduğu görülür.

Dürüst ve eşit seçimlerin sonucunda hakim partinin seçmen kitlesinin çoğunluğunca desteklenmesi nedeni ile parlamentoda uzun süre kalması ve desteklenmesidir.

15.4.2Hegemonyacı Tek Parti Sistemi: Eşit şartlar içersinde bir iktidar mücadelesine rastlanmaz. Yapıları çoğulcu sistemden farklıdır. 2. bir partinin olduğu bir yapı vardır. Diğer partilerin fazla bir önemi yoktur. Esas partini yanında onun suni kuruluşu partiler vardır. Bu yapı tepkilerin yer altına kaymasını önlemek üzere kurulmuştur.

15.4.3 Gerçek Tek Parti Sistemi: 1 den çok parti hukuken ve fiilen yoktur.

15.4.3.1Totaliter Tek Parti Sistemi: İdeolojinin çok yoğun olduğunu, sistemli bir dünya görüşü olduğunu ve toplumu bu görüşe uydurmaya çalıştığını söyleyebiliriz. Ekonomik ve sosyal yapıyı kontrol altına almak isteyen bir ideolojinin olduğunu ve devletle partinin bütünleştiği görülür.

15.4.3.2Pragmatik Tek Parti Sistemi: Daha yumuşak ılımlı bir ideoloji esastır. Partinin kitleye ulaşma yeteneği (mobilizasyon) zayıf olduğu ideolojik bütünlüğün zayıf olduğu sistemdir.

15.4.3.3Otoriter Tek Parti Sistemi: 2 sistemin ortasındadır. Bölücü olmaktan çok siyasi faaliyetleri dışlayan yapıdadır. Mobilizasyon yeteneği sınırlıdır. Sosyal alt gurupların etkinliklerine izin verilir.

16.İnsan Haklarının Felsefi Gelişimi

16.1 Temel Hak ve Özgürlükler: Pozitif hukuk tarafından güvence altına alınan. yasama yürütme organlarının isteği ile ortadan kaldırılamayan haklardır.

16.2 17. yy Tabi Hukuk Doktrini (doğal hukuk yaklaşımı) : Bu kişi hakları düşüncesi stoisyenler tarafından dile getirilmiştir. Ve kişi hakları düşüncesi devlet kanunlarının üzerinde bir kanun olduğu ve bütün insanların bu kanuna akıl yolu ile ulaşabileceğinin mümkün olduğu söylenmiştir. Sosyal mukavele ile otorite ortaya çıkar. Tabi hukuk doktrini doğal yaşamdan sosyal yaşama geçerken otoritenin kişilere ait hakları engellemesine karşı çıkar.    

 

16.3 18. yy Felsefi Doktrini (bireyci hak yaklaşımı): Bireyin mutluluğu esastır. Devletin amacı bireyin haklarını korumaktır. kişi ile devlet arasında başka bir sosyal gruba yer vermediğini, mülkiyet hakkının kutsal bir biçimde değerlendirildiğini görmekteyiz. 

 

16.4 19. yy Sosyal Doktrini ( sosyal hak yaklaşımı): Devlet ekonomik ve sosyal alanda iyileştirmeler yaparak bu hakları (temel hak ve özgürlükler) bireylerin kullanabileceği koşulları sağlamaktadır.  Devlet aktiftir. Devletin aktif olması demek kamu örgütlerinin ortaya çıkarıldığı sonucunu doğurur.

 

16.5 İnsan Hakları: Bütün insanların hiç bir ayrım gözetilmeden yalnızca insan oluşlarından dolayı sahip oldukları hakların bütününü kapsayan kavramdır.  Ulaşılıcak haklar listesinin idealini tamsil eder.

16.6 Kamu Özgürlükleri: İnsan hajklarının gerçekleşmiş kısmıdır.

17.Temel Hak ve ÖzgürlüklerinTarihi Gelişimi (ulusal planda)

17.1İngiltere: Tabi hukuk doktrininden önce insan hakları uygulamaları görülmüştür. Kralın bazı yetkilerinin sınırlandığı görülmüştür. Kralın kişi haklarına saygı göstermesi gerekmiştir.

17.1.1Magna Carta Belgesi: Halka belli hürriyetleri vermekten çok kralı kısıtlayan bir belgedir. Bu gelişmeler yalnız ingiliz halkını kapsayan bir düzenlemedir. Diğer ülkelere yol gösterici, uyarıcı ilk örnektir. HAk ve özgürlüklerin gelişimi için somut bir adımdır.

Parlementonun izni olmadan vergi konmaması, kanuni sebep olmadan kimsenin hapis deilmemesi, tutuklana kişinin kısa sürede yargı önüne çıkarılması gibi kuralları içerir. (yargıçların bağımsızlığı)

17.2 ABD: Virjinya anayasasınn başına haklar bildirgesi eklenmiştir. Bütün insanşığa beyan edilmiştir.

17.3 Fransa 1789 Fransız İhtilali (1789 Fransıs Bildirgesi) : O dönemde fransızca en yaygın dildir. Bildiri sade ve genel düzenlemeleri içermektedir. Kuvvetler ayrımı, milli egemenlik, temsilciler aracılığı ile yönetim, vicdan, hürriyet gibi kavramlara yer verilmiştir.

 

18.Temel Hak ve Özgürlüklerin Tarihi Gelişimi ( Uluslararsı Planda)

Dünya savaşı sonrasınaki yıkımlar sonucu toplumlar örgütlenmeye başlamıştır. insan haklarının güvence altına alınması ile uluslararası barışın sağlanabileceği görüşü ile birleşmiş Milletler kurulmuştur.

18.1Birleşmiş Milletler İnsan hakları Bildirgesi

  • Evrensel bir bildiridir.
  • Bütün insanların hiçbir ayrım olmadan yararlanabileceği bir bildiridir.
  • Ekonomik ve sosyal haklara da yer verir.
  • Farklı sosyal rejimlerde kullanılabilir.
  • Denetim mekanizması yoktur yani ülkeler birleşmiş milletler insan hakları bildirgesine uyup uymaadıkları konusunda denetlenmez.
  • Klasik ve sosyal haklara yer verir.
  • Bildirgede genel tanımlar vardır.
18.2Avrupa Konseyi İnsan Hakları Bildirgesi

Hak ve özgürlüklerin avrupa kütürünün ortak bir prçası olduğu ve geliştirilemesi düşünülmüştür. Amaç üyelerin arasında daha sıkı bir birlik kurmaktır. Bu sözleşme üye devletleri bağlayıcıdır. Ve denetim sistemi getirilmiştir. bireysel haklar ayrıntılı bir biçimde düzenlenir.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER İNSAN HAKLARI BİLDİRGESİ AVRUPA KONSEYİ  İNSAN HAKLARI BİLDİRGESİ
  • Farklı siyasal rejimlerde kullanılabilir.
  • Denetim mekanizaması yoktur
  • Devletleri bağlayıcı değildir.
  • Geneldir
  • Klasik ve sosyal haklara yer verir
  • Genel tanımlar vardır
  • Demokratik rejimlerde kullanılır
  • Denetim mekanizması vardır.
  • Üye ülkeleri bağlayıcıdır
  • Bölgeseldir. Avupa birliğine üye ülkeleri kapsar
  • Klasik haklara yer verir
  • Açık tanımlar, sınırları belirleyici bir uslup vardır.

 

19. TEMEL HAK ve  ÖZGÜRLÜKLERİN DÜZENLENMESİ ve SINIRLANDIRILMASI

19.1 Özgürlüklerin Düzenlenmesi

19.1.1 Önleyici Sistem: Hürriyetlerin sınırlarını aşarak kullanılmasını ya da kötüye kullanılmasını engellemek belli kuralların konması ile olur. İzin alma ya da bildirimde bulunma şartı vardır. Kamu düzenini hak ve özgürlüklerin önüne alındığı görülür

19.1.1.1Yasaklayıcı Önleme: Hürriyetlerin kullanılması için idarenin izni gerekmektedir. Her duruma göre idarenin taktir yetkisi olduğu ve subjektif olduğu söylenir.

19.1.1.2 Düzenleyici Önleme: Önceden belirlenmiş objektif şartlara bağlı bir özgürlük kullanımı vardır. İdarenin denetimi bu önceden belirlenmiş şartlara bağlıdır. Demokratik bir yöntemdir.

19.1.1.3 Basit önleme(Bildirim): Hürriyetin nerde kullanılacağının idareye bildirimi gerekir. İdarenin onayı veya reddi sözkonusu değildir.

19.1.2 Düzeltici Sistem: Sorumluluğunu taşımak üzere hak ve özgürlüklerin kullanılmasına ait yetkinin kişde olması.

19.2 Hürriyetlerin Sınırlandırılması

Toplum düzeni içersinde hürriyetler kullanılabilir. Kamu düzenini, barışı sağlamak, hak ve özgürlüklerin kullanılabilir kılınmasını sağlamak devletin görevlerindendir.

Hürriyetlerin düzenlenmesi ile denge sağlanabilir. Düzenleme sınırlama demek değildir.

Demokratik toplumlarda kamu düzeni ile hak ve özgürlükler arasında denge bulunmalıdır. Bu denge düzenleme ve sınırlama ile sağlanabilir.

Sınırmamayı demokratik düzenlerde kimin gerçekleleştireceğinin   Anayasada  belirtildiği görülür.

19.3George Jellinelge hürriyet Yaklaşımı

19.3.1Negatif Statü Hakları: Negatif statü hakları kişinin hakları ve ödevleridir. Devletin kişiye bağlı hak ve özgürlüklere müdahake etmemesi gerekir.

19.3.2Pozitif statü Hakları: Sosyal hak ve özgürlüklerdir. Devletin hak ve özgürlükleri eşitlemesi gerekir (eşitlik çerçevesi içinde). Düzenleme esas sınırlamalar istinadır.

19.3.3Aktif Statü Hakları: Katılma hakları

20. Osmanlı Dönemi itibari ile Hazırlanmış Anayasalar ve Bildiriler

20.1  Sened-i İttifak (1808)

  • Feodal beylerden biri padişah alehine baş kaldırırsa diğğer feodal beyler padişahla beraber olup ona karşı birleşecek.( Merkezi gücü diğer yerel güçlere kabul ettiriyor ve kuvvetlendiriyor)
  • Devlet kudretli hükümdarın şahsına toplanacak fakat yetkileri kullanmak sadrazama ait olacak. ( Merkezi otoritenin sınırlandırılması söz konusu)
  • Padişahın şahsı mukaddes ve gayri mesul olacak, iktidarın kullanılmasından dolayı bütün mesuliyet sadrazama ait olacak
  • Resmi sıfata haiz ve yetkili memur olmayanlardan hiç kimseye devlet işlerinde emir verilmeyecek
  • Devlet düzenini korunmasında beyler ( yerek yönetim) padişahla yani yani merkezi yönetimle iş birliği yapacaklar.
  • Yoksulların korunması esas olup ayan kendi yönetimindeki yerlerin asayişine ve vergilerin yüksek olmayışına özen gösterecek.
  • Her yeni gelen bu belgeyi onaylayacak. (aktörler değişse de belgenin uygulanacağına dair güvence getrilmiştir)

20.1.1Magnacarta İle Sened-i İttifak'ın kıyaslaması

Sened-i İttifakta merkesi otorite ayanları( yerel otoriteyi) çaırıyor. ingiliz magnacarta'sı feodal beylerin(yerel otoritenin) dayatmasıdır.

Bu belgeyi 2. Mahmut istemeyerek imzalamıştır.

Bu belge osmanlı demokrasileşmesinde ilk belgedir.

Devlet otoritesini kullanmada devleti idare edenlerin hak ve hürriyetlerine sınırlandırılma getirilmiştir.

20.2 Gülhane Hattı Hümayünü (1839)

Mustafa Raşit Paşa'nın uğraşları ile hazırlanmıştır.

  • Osmanlı Devleti'nin şeriat hükümlerine uymadığından geri kaldığı belirtilmiştir.
  • Halka can mal ve namus güvenliği geetirilmektedir.
  • Kanun karşısında vergi ve askerlikte eşitlik
  • Osmanlı Devleti'nin çeşitli toplumları arasındaki ırk din ve dil farklılıklarının ortadan kaldırılması vaad edilmektedir.
  • Suçluların mahkemelerinin yapılarak cezalandırılması
  • Memur hukukunun yeniden düzene sokulması

Padişahın tek taraflı iradesi ile ortaya konan bir ferman niteliğindedir. Padişah kendisini birtakım kurallara şartlara bağlamaktadır.

hukuk devleti olmakonusunda atılan ilk adımdır.

Yürütme ve yasamanın faaliyetlerinin devletin fonksiyonları arasında olduğu açıklanmaktadır.

20.3 Kanun-i Esasiye (1876)

Bu anayasa ile deletin dininin islam ve devletin meşruti monarşi olduğu bildirilmektedir.. Hükümdarın sorumsuz ve mukaddes olduğu, halifelik ünvanına sahip olduğu, osmanlı sülalesinin egemenliğe sahip olduğu, devletin dininin islam olduğu   bu anayasa ile açıklanmıştır.

Osmanlı Devleti bu anayasa ile ilk defa anayasalı devlet haline gelmiştir.

Kanun-i esasiye'e göre devletin organları

Meclis-i Umumi (yasama organı): 2 meclisten oluşan bir yasama organıdır.

Heyet-i Mebusan: Seçim yolu ile kurulan bir meclistir. Sınırlı oy ilkesi esastır. Erkeklerin ve emlak sahibi olanların oy hakkı vardır.

Heyet-i Ayan: Üyeleri padişah tarafından tayin edilir.

20.4 Kanun-i Esasiye (1909)

1909 da yapılan anayasa değişikliği 1876  anayasasını yeni bir anayasa yaparcamışsına değişmeler ile yeni bir düzenleme getirdi.

Yasama organı Meclis-i Umumi iki meclisten oluşan bir meclistir.

Heyet-i  Mebusan: Tam bir millet temsilcisi haline getirildi. Rejimin en kuvvetli organı olmuştur.

Heyet-i Ayan:

bu iki meclis paadişahın iznini almadan kanun değişkliği yapabiliyordu.   mecli_i mebusan artık padişahın tek taraflı iradesi ile kapatılamıyacaktı. hükümet iel meclis arasında anlaşmazlık olursa hükümet meclisin feshini padişahtan isteyecekti. Padişah ayanın görüşünü aldıktan sonra meclisi fesh edebilicekti.

Padişah hükümet başkanını ve üyelerini meclis üyeleri arasından seçicekti. Bakanlar ; meclisi mebusana karşı sorumludur.  Bakanlar kurulundan sadece sadrazam   padişah tarafından seçilecekti. Diğer bakanlar sadrazam tarafından seçilecekti.

  • Padişah isteediği kişiye sürgüne gönderemiyecekti
  • toplantı yapma ve dernek kurma hürriyeti
  • Haberleşme hürriyeti

Bu anayasa değişiklikleri Osmanlı Devleti'nin teokratik yapısnı değiştirememiştir. Parlementer sisteme dayanan meşruti monarşi kurmuştur.

20.5  1921 Anayasası

Osmanlıda bugüne kadar görülen gelişmeler padişahın mutlak iktidarını sınırlamaya yönelikti. Bu girişimlerde halkın iktidarı paylaşması ülke yönetiminde bir ölçüde söz sahibi olması amaçlanıyordu. 1921 anayasası iktidarı doğrudan halka vermiştir. (egemenlik kayıtsız şartsız milletindir)

Yönetim 1921 anayasası ile meşruluğunuve yönetim yetkisini TAnrı2dan ya da kendi gücünden değil halktan alır.

1921 anayasası sınırlı konuları düzenlemiştir. Devletin örgütlenmesine, yasama ve yürütmeye ilişkin temel esasları içeriyordu.  İnsan haklarına ilişkin kurallara yer verilmemiştir.

  • Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir.
  • Yürütme ve yasama yetkisi TBMM since yapılır.
  • Büyük Millet Meclisi iller halkınca seçilmiş üyelerden oluşur.
  • TBMM seçimi iki yılda bir yapılır.
  • Şeriat hükümlerinin uygulanması, kanunların yürürlüğe konması ve anlaşmalar TBMM ne aittir.

20.6  1924 Anayasası

Tek Partili Dönem uygulaması (1924-1945)

Cumhuriyeti kuranlar amaçlarının demokratik bir yönetim olduğunu bildirdiler. Muhakefeti kendi içerlerinden çıkarma metodunu denediler.

Terakki Perver Cumhuriyet Fırkası

Serbest Fırka 

Çok Partili Dönem

Seçimlerin tek dereceli seçim sistemine göre yapılması kabul edildi. Dernek kurma hürriyetinde gelişme sağlandı. Seçimler hakim güvencesine bağlandı.

20.6.1  1924 Anayasası'nın aksayan yönleri

  • Kuvvetler birliği sistemi TBMM nin  iktidat partisi liderlerinin (yürütmenin) eline geçmesine neden olmuştur.  Muhalefet partilerinin siyasi faaliyetleri ve meclis içi çalışmaları keyfi olarak kısıtlanabiliyordu.
  • 1924 Anayasa'sı hürriyetleri düzenlemişti ama bunların güvencesi yoktu.
  • 1924 Anayasası'nda kanunların anayasaya uygunluğunu denetleyeceği bir mekanizma yoktu. 
  • Anayasanın bizzat kendisi de güvence altında değildi. Anayasa meclisteki iktidar partisi çoğunluğunun isteğine bağlı idi.

20.7   1961 Anayasası

1924 Anayasası'nda çözüm bulunamayan hürriyet ve güvencesine 1961 Anayasısı'nda çözüm aranmıştır.

Yine 1924  anayasası Demokrasi uygulamalarına tam olarak cevap vermemiştir. 1961 anayasası ile bu durum düzeltilmeye çalışılmıştır.

20.7.1  1961 Anayasası Kaynakları

  • 1924 Anayasası: Bazı hükümler aynen yeni anayasaya getirilmiştir.
  • İstanbul Bilim Komisyonu tarafından hazırlanan ön tasarı
  • İtalyan(1947) ve Federal Almanya (1949) Anayasaları
  • 1789 fransız insan ve vatandaş hakları beya

    Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

    Borçlar Hukuku

    31/3/2009
    Kategori: Hukuk

    Ders notu 1: Borçlar Hukukuna Giriş

    1. Borçlar Hukukunun Konusu

    1)Genel Hükümler

    2) Özel Borç İlişkileri

    Borçlar hukukunun konusu borç ilişkileridir.

    2. Borç Kavramı

    Borç Kavramının 3 Anlamı Vardır.

    2.1 En Dar Anlamda Borç: Para borcu demektir

    2.2 Dar Anlamda Borç:Geniş anlamda yer alan borçların,edimlerin her birine denir.

    2.3 Geniş Anlamda Borç(Borç İlişkisi): 2 kişi devrededir.

    A (alacaklı) B (borçlu) ise B bir şeyi yapmakla vermekle ya da yapmamakla sorumludur. Örnek olarak iki bakkal aynı malı satmamak için anlaşma yapmış olabilir.

     

    Borçlunun borcuna EDİM denir.

    Borç ilişkisi 2 kişi arasında öyle bir ilişkidir ki borçlu alacaklıya bir edimi yerine getirmeye ve de alacaklı da bu edimi isteme yetkisine sahip olmaktadır.

    3. Borçlar Hukukunda Geçerli İlkeler

    3.1  Alacak Hakkı Nispi Bir Haktır. Yani yalnızca 1 kişiye aittir. Adamın  borcu varsa karısından isteyemeyiz. Hakkımızı sadece borçludan isteyebiliriz. Bazı nispi haklar vardır ki güçlendirilebilinir. Böyle haklara güçlendirilmiş nispi hak denir. Başkalarına karşı da ileri sürülebilinir. Bu hak yeni mal sahiplerine yönlendirilebilinir. Herkese karşı ileri sürülemez. Taşınmaz mallar için nispi haklar tapu kütüğünde güçlendirilir. Yasa hangi malın güçlendirile bilineceğini belirler. Taşınmaz mal ve kira sözleşmeleri güçlendirile bilinir. Örnek: 10 yıl kiraladım sözleşme yapıldı. Adam 1 yıl sonra sattı. Eğer tabuda güçlendirilme yapılmışsa yeni adama karşı hakkımızı ileri sürebiliriz.

    Taşınmaz Satış Vaadi: Satıştan önce yapılan bir sözleşmedir ve satıştan önce noterde yapılır. Örnek: Ahmet Mehmet' e 5 yıl içersinde satacak diye anlaşma yapabilir. Güçlendirme varsa 3. kişiye karşı hak iddia edililebilinir.

    3.2  Mutlak Hakkın Doğması

    Borçlunun borcu bir malın verilmesi ise; borç doğduğu an alacaklının o mal üzerinde mutlak hakkı doğmaz.

        A B ile sözleşme yapsın. A borçlu arabasını verecek. Alacaklı ne zaman mutlak hakkı kazanır.

    · Taşınır Malar İçin:Malın Mülkiyetini alacaklıya geçmesi için malın alacaklıya teslim edilmesi gerekir. Zilliyetlik devride olabilir (arabanın anahtarı).

    · Taşınmaz Mallar İçin: Mutlak hakkın başlaması için tescil yapılmalıdır.

    Domates alacaz    Arsa Alacaz

    Taşınır Mal    Taşınmaz Mal   

    · Satış Sözleşmesi    Satış Sözleşmesi

    · Domatesin Bana Verilmesi    Tescil (Tapuda)

    4. Borç ve Sorumluluk

    Sorumluluğun 2 anlamı vardır.

    1. Sorumluluk: Alacaklının alacağına karşılık borçlu borcunu yerine getirmezse icra dairesine baş vurulup alacağın alınmasıdır. Borç varsa sorumluluk da vardır. Ender olarak borç var da sorumluluk olmayabilir. Eksik borç denir.

    2. Bir zararı giderme hükümlülüğüdür.

    4.1 Eksik Borç

    Borçlunu borcu vardır ama sorumluluğu yoktur. Borçlu borcunu yerine getirmezse alacaklı dava açamaz ya da icraya başvuramaz. Borçlu borcunu yerine getirirse verdiğini tekrar geri getiremez. Örnek:Kumar ve bahisten doğan borç eksik borçtur. Borcun yasa dışı veya izinsiz olması gerekir eksik borç olması için. Kumar veya bahisten doğan borç kesin geçersizdir. Eksik borçtur da. Kumar ve bahisten doğan borç için verilen senet bile geçersizdir. Borcunu verirse tekrar geri alamaz. Örnek:Bir borç zaman aşımına uğramışsa eksik borç olabilir. Alacaklı davayı açar borçlu zaman aşımını ileri sürerse yargıç davayı iptal eder. Sürmezse ödemek zorundadır. Örnek: Çöpçatanlıktan doğan borç ilişkisi eksik borçtur. Örnek: Karı koca arasındaki borç eksik borçtur. Dava açılabilir ama mallara el konulamaz.

     

    5. Borcun Kaynakları:

    5.1 Hukuki İşlem : Araba Alımı

    5.2 Haksız Eylem: Kişinin arabasına çarpmam Haksız eylemdir.

    5.3 Nedensiz Zenginleşme: Babamın ölümünden sonra arabasını kullanmam

     

    Ders Notu 2: Hukuki İşlem

    1. Hukuki İşlem: Hukuki sonuç doğuran irade açıklamasıdır.

    İrade: Beynimizdeki duygu ve düşüncelerdir.

    2. Hukuki İşlemlerdeSınıflandırmalar

    2.1 Katılan Kişi Sayısına Göre Hukuki İşlemler

    2.1.1Bir Taraflı Hukuki İşlemler: Vasiyetname yazılması, vakıf kurulması, tek taraflı hukuki işlemlerde bir kişinin irade açıklaması yeterlidir.

    2.1.2  Çok Taraflı Hukuki İşlemler:

    2.1.2.1 Sözleşmeler: 1 sözleşmenin kurulabilmesi için en az 2 kişi irade açıklamasında bulunmalıdır. 1 den çok irade açıklaması vardır.

    2.1.2.1.1 Bir Yana Borç Yükleyen Sözleşmeler: Bağışlar

    2.1.2.1.2 İki  Yana borç Yükleyen sözleşmeler: Araba satışı; arabayı satan satmakla alan ise parayı ödemekle borçludur.

    2.1.2.2 Kararlar: 1 den çok irade açıklaması vardır. Kararların sözleşmelerden farkı irade açıklamalarının tek aynı yönde olmasıdır.

    2.2 Sonuç Doğurma Zamanına göre Hukuki İşlemler

    2.2.1 Ölmeden Önce:

    2.2.2 Öldükten Sonra: Vasiyetname, miras sözleşmeleri

    2.3 Mal Varlığı Üzerindeki Etkisine Göre Hukuki İşlemler

    2.3.1 Borçlandırıcı İşlem: Kişiyi borç altına sokan işlemdir.

    2.3.2 Harcama İşlemi: Kişi hakkı azaltan bir işlem yapmış olur. Harcama işleminin yapılabilmesi için borçlandırıcı işlemin yapılması gerekir.

    Arabamı sattım: Borçlandırıcı işlem

    Teslim ettim: Harcama işlem

    200bin liraya milliyet alacam.

    Milliyet dedim borçlandırıcı işlem

    Parayı vermem harcama işlemi.

    Borçlandırma işlemi geçersiz ise harcama işlemine bakılır. Harcama işlemi ya soyut harcama işlemi ya da nedene bağlı harcama işlemi olmak üzere ikiye ayrılır.

    Nedene Bağlı Harcama İşlemi: Borçlandırıcı işlem geçersiz ise harcama işlemi de geçersizdir. Taşınır ve taşınmaz mallarda harcama işlemi nedene bağlıdır. Taşının mallarda harcama işlemi zilliyetliğin devri ile olur.

    Ders Notu 2.1 : Sözleşme

    1. Sözleşme Nedir :  İki kişinin birbirine söz vermesidir.

    • 1 sözleşmenin kurulabilmesi için 2 kişinin irade açıklaması gerekir.
    • İrade açıklamaları birbirine uygun olmalıdır.
    • Sözleşme karşılıklı birbirine uygun irade açıklamaları ile oluşan işlemin adıdır.
    • İlk irade açıklamasına icap denir. 2. irade açıklamasına kabul denir.
    • Sözleşme icapla ve kabulle oluşan hukuki işlemdir.

    2. İcap:

    Sözleşmeyi kurmak üzere yapılan ilk irade açıklamasıdır. İcap tek yanlıdır. Bir irade açıklamasının icap olabilmesi için 3 koşul gereklidir.

    1. İrade açıklaması yöneltilmiş olmalıdır: İcap belli bir kişiye ya da kesime yöneltilmiş olmalıdır.
    2. İrade açıklamasının ciddi olması gerekmektedir. Kişi gerçekten sözleşmeyi yapmak için irade açıklaması yapmış olmalıdır.
    3. İcabın belli şeyleri içermesi gerekmektedir.
    • Ana Noktaları: Bir sözleşmenin kurulabilmesi için gerekli, üzerinde anlaşmaya gidilecek olmazsa olmaz kurallardır.
    • Objektif Ana Nokta: 1 sözleşmenin kurulabilmesi için yasanın öngördüğü ana noktadır.
    • Sübjektif Ana Nokta: Taraflardan birinin istediği bir noktadır. Yasal zorunluluğu yoktur. Örn; arabanın bakımının yapılıp satılması.

    Bir irade açıklaması icap değilse buna icaba davet denir. Karşı taraftakini tahrik edip icaba davet etmektir. Mağazada mala fiyat verip sergilemek icap promosyonlar icaba davettir.

    3. Duyuru Yolu ile Söz Verme:

    Her kim ilan yolu ile vaatte bulunmuşsa bu vaadi yerine getirmek zorundadır.

    Duyuru Yolu İle Sözün Kuralları:

    1. Toplumun tamamına ya da bir kesimine vaatte bulunulması gerekir. Aksi taktirde icap olur.
    2. Bu ilanda bir edim olmalıdır. Bir şey yapmalı ki vaadi olsun
    3.  
    4. edimin maddi değerinin bulunması gerekmektedir. Manevi vaatler ilan değildir.

    İlan yolu ile vaatte bulunanlar vaat ettiklerinden vazgeçebilirler. Edimi gerçekleştirmek için çaba gösterenlerin zararına karşılamalıdırlar. Eğer ilan yolu ile vaatte bulunan edimin gerçekleştiremeyeceğini kanıtlarsa zararı ödemek zorunda kalmaz.

    4. Sözleşmelerde Şekil

    4.1 Geçerlilik Koşulu Şekli: Yasanın öngördüğü şekildir. Bir yasa belli bir konu için belli bir yasa belirlemişse geçerlilik koşulu şeklidir. Örn; Taşınmaz malları devir sözleşmesi tapuda yapılır. Yasa öngörmese idi istediğimiz gibi yapardık. Eğer yasanın öngördüğü şekle uyulmamışsa işlem kesin geçersizdir.

    Kesin Geçersizlik:

    • İşlem hiçbir sonuç doğurmaz.
    • Alıcı alıcı borçlu borçlu değildir.
    • Yargıç ressen göz önünde bulundurur.
    • Verilenler her zaman geri istenebilir.

    Yasanın Öngördüğü Şekiller:

    4.1.1 Sözlü Şekil: Ender görülür. Bütün sözleşmeler mutlaka sözlü yapıldığı için bu aslında bie şekil türü değildir. Fakat ender de olsa bazı sözleşmeler yazılı yapılamaz. Yasa evlenmede sözlü şekil aramıştır. Vasiyetname sözlü olarak yapılabilir.

    4.1.2 Yazılı Şekil: Genel şekildir. Yasada sözleşmenin şekli belli değilse burada yazılı şekil kullanılır. Borç yazısının altında borçlunun imzasını taşıyan belgedir. Örn; senet, adi senet

    Metni kimin yazdığı ve dili önemli değildir. Yeter ki borçlu onu okusun ve anlasın. Borçlanma iradesi olması gerekir.

    4.1.3 Resmi Şekil: Devletin makamı tarafından yerine getirilen sözleşmelerdir. YA da dışarıda hazırlanıp devlet önünde imzalanan -örn; noterde imzalanan sözleşmeler- sözleşmelerdir.

    Sulh Yargıcı da Resmi Şekil Yaptırabilir.

    1. Yalnızca borçlunun imzasını onaylar. Yasaya göre resmi makam imzayı onar. Borç metni evde yazılabilir. Onama Şekli
    2. Sözleşmenin baştan sona resmi makamın hazırlaması. Düzenleme Şekli

    Şirket ana sözleşmelerinde onma şekli, motorlu araç ve taşınmaz malların satışına ilişkin sözleşmelerde düzenleme şekli geçerlidir.

    BU sözleşmeler yazılı olduğu için buradaki senet resmi senettir. Bunu içeriği doğrudur. Aksini iddia eden ispatlar.

    4.1.4 Tescil Şekil: Bir sicile kayıttır. Örn; mülkiyeti muhazafa kaydıyla satış sözleşmesi . Arabayı satıp devredersek bile satıcı mülkiyet haklarını üstünde bulundurmak sözleşme yapıp sicile bunu kaydetmelidir.

    4.1.5 İlan (Duyuru): Bazı sözleşmelerin geçerli olabilmesi için gazete ilanı gereklidir. İki şirketin birleşmesinin geçerli olabilmesi için alacaklılar açısından bu birleşmenin ilam edilmesi gerekmektedir.

    4.2 İspat Koşul Şekli: İspat için aranan şekildir. Alacağımızı ispat için senet göstermemiz gerekmektedir. Yazılı bir belge gerekir. İspatta şekil gerekir.

    GEÇERLİLİK KOŞUL ŞEKLİ

    İSPAT KOŞUL ŞEKLİ

    Yasanın öngördüğü şekildir. Yargılama hukuku için aranan şekildir.
    Şekle uyulmasa sözleşme kesin geçersizdir. Şekle uyulmaz ise ispatta güçlük çekilebilir.

    4.3  Kararlaştırılmış Şekil: Sözleşme yapanlar şekli kendileri belirlerler. Kararlaştırılmış şekle uyulmamışsa sözleşme kesin geçersizdir.

    4.3.1 Sözleşme Yapma Vaadi:

     İlerde sözleşme yapmak için tarafların birbirine söz vermesidir. Taşınmaz malların satışında çok rastlanır.

    Tercih Sebepleri:

    Taşınmaz malların satış vaadi noterde yapılır. (İşlemin kolay olması)

    Satış sözleşmesi için gereken koşulları o anda sağlayamayabiliriz. Güçlendirilebilir nispi haktır.

    5. Sözleşmenin Yorumlanması:

    Bir sözleşmedeki irade açıklamasının ne anlama geldiğini bulmaktır.

    1. İrade Kuramı: Kişilerin düşüncesi önemlidir. İç
    2. inden geçen
    3. Beyan Kuramı: Önemli olan irade değil açıklamalardır.
    4. Güven Kuramı: 1 söz ne iradeye ne açıklamaya göre yorumlanır. Sözleşme ve açıklamalardan dürüst bir insan ne anlıyorsa yorum o şekilde olur.

    Soyut ya da Nedene Bağlı Borç Sözleşmesi: 1 borç sözleşmesinde borcun nedeni belirtilecek mi belirtilmeyecek mi. Biri birine borçlanmışsa bir nedeni vardır. Borcun nedeni sözleşmede verilmişse nedene bağlı borç sözleşmesi, borcun nedeni sözleşmede verilmemişse soyut borç sözleşmesidir. 10 milyar borçluyum, aldığım mal için 10 milyar borçluyum.

    6. Sözleşmelerde İrade İle Beyan Arasındaki Uyuşmazlıklar

    6.1 Taraflardan Biri İsteyerek Bilerek İradesine Uymayan Beyan Yaparsa:

    6.1.1 Şaka Açıklaması: Bir sözleşmenin sözde taraflarından birisinin iradesine hiç uygun olmayan bir açıklamada bulunmasıdır.

    6.1.2 Gizli Kayıt: Kişi iradesine uygun olmayan açıklamada bulunur. Şaka açıklamasından farklı olarak karşı taraftaki gizli kayıtta irade ile beyan arasındaki farkı anlayamamasıdır. Her kim gizli kayıtta bulunmuşsa sonuçlarına katlanmak zorundadır.

    6.2  İki  Tarafın Bilerek İsteyerek İradelerine uygun Olmayan Beyanda Bulunması (Danışıklı işlem):

    Buna danışıklı işlem denir. Uygulaması son derecede fazladır. Baba oğluna arsayı satar amacı satmak değildir. Kızından kaçırmaktır. Aslında yapılan bağıştır.

    6.2.1 Mutlak Danışıklı İşlem (kesin geçersiz): Taraflar bir sözleşme yapmış gözükürler. Amaç 3. kişileri aldatmaktır. Borçluyum arabamı vermek istemiyorum. Bir arkadaşımın üstüne yaparım. Taraflar hiç yapmak istemedikleri bir işlemi 3. kişileri yanıltmak amacı ile yaparlar.

    6.2.2 Göreceli Nispi Danışıklı İşlem: Taraflar 2 işlemi birlikte yaparlar.

    Görünürdeki İşlem: Yanıltmak İçin yapılan işlemdir. Kesin geçersizdir. Çünkü bu işlmler kişilerin iradelerine uymamaktadır.

    Gizli İşlem: Babanın oğluna tarla satması görünürdeki işlem, gizli işlem bağıştır. Yasanın aradığı işlemler yapılmışsa geçerlidir. Baba oğluna arsayı satmış. Danışıklı işlem satış. Gizli işlem bağıştır. Tapuda bağışlama yapılmışsa işlem geçerli tapuda satış yapılmışsa işlem geçersizdir.

    Örn: Bağışta önalım hakkı yoktur. A B ve C kişilerinin bir malın ortak sahipleri olsunlar. C hakkını satmak isterse B ve C nin alma hakkı vardır. Paydaşların birinin ön alım hakkı vardır. Satan yükseğe satmış gibi gözüküp böylelikle alım hakkı olan yüksek fiyat verip alamaz. Bu sözleşmenin tarafları bilerek ve isteyerek 3. kişileri aldatmak için asıl yapmak istedikleri işlemi (gizli işlemi) görünürdeki işlem altında saklamışlardır.

    Mutlak danışıklı işlemle göreceli danışıklı işlem arasında şuna dikkat etmeliyiz. Mutlak danışıklı işlemde araba satışı örneğinde olduğu gibi işlem yapılmış gibi gözüküyor ama aslında öyle bir işlem yapılmıyor. Göreceli danışıklı işlemde ise işlem bir şekilde yapılıyor ama işlemin niteliği ile amaç arasında uyuşmazlık var.

    Kısaca danışıklı işlem sözleşmeyi yapan tarafların bilerek isteyerek ama 3. kişileri yanıltmak amacı ile hiç istemedikleri bir işlemi yapması(Mutlak Danışıklı İşlem) ya da asıl yapmak istedikleri işlemi görünürdeki işlem arkasında saklamalarıdır. (Göreceli Danışıklı İşlem)

    6.2.3 Danışıklılık Nasıl Kanıtlanır

    1. Danışıklı İşlemi Yapan Taraflardan Biri Danışıklılığı Kanıtlamak İstiyorsa: işlem yazılı yapılmışsa o işlemin çürütülmesi ancak belge ile olur.
    2. 3. kişiler Danışıklılığı Kanıtlamaya Çalışırsa: 3. kişiler işlemin danışıklı olduğunu her türlü şekilde kanıtlayabilir. Baba oğluna 5 milyara arsa sattı. Kız oğulun işsiz olduğunu bildirebilir.

     

    6.3  Taraflarda Birisinin İradesinin Beyanına Uymaması:

    3 türü vardır;

    6.3.1 Yanılma: 1 kişi iradesine uygun olmayan beyanda bulunmuştur. Her hata sözleşmeyi etkilemez. Esaslı hatalar sözleşmeyi etkiler. Esaslı yanılma için yasa şu belirlemeleri yapmıştır.

    6.3.1.1 Sözleşmenin Niteliğinde Yanılma: Kira sözleşmesi yapacağım yerde satış sözleşmesi yapmışsam.

    6.3.1.2 Sözleşmenin Konusunda Yanılma: A malında 1000 tane istiyorsam hata ile B malından 1000 tane istemişsem.

    6.3.1.3 Sözleşmede Verilen Tutarda Yanılma: A malını 100 den alacaksam ama hata ile 500 demişsem.

    6.3.1.4 Tarafta Yanılma: Sözleşmeyi yapacağım kişide yanılmadır.

    Esaslı Yanılma: 1 kişi yanıldığı durumu bilseydi anlaşmayı yapmayacak, yapmaması gerekiyorsa buradaki yanılma esaslı yanılmadır.

    1 kişi esaslı yanılma ile sözleşme yapmışsa sözleşme o kişiyi bağlamaz. Sözleşme geçerli değildir. Ama geçerli de olabilir çünkü sözleşme askıda geçersidir. 1 yıl içersinde bu durum bildirilmelidir Bildirilmez ise askıda geçersizlik ortadan kalkar. Yanılan kişi zarar uğrayanın zararını karşılamalıdır.

    6.3.2 Hile

    Hatanın bir başka türüdür. Yanılmada kişi kendi kendine yanılır. Hile de birisinin  aldatıcı davranışları söz konusudur. Aldatıcı davranışlar sonucunda irademize uygyn açıklamalar yapmıyoruz..

    Örneğin arsayı almak istemiyorum.Biri beni bu arsaya 5 kat inşa edebilirim diye kandırdı ve ben arsayı aldım. Burda hileyi 2 farklı kişi yapmış olabilir. Tarflardan biri veya bir başka üçücü kişi hileyi yapmış olabilir.  Eğer aldatma taraflardan biri tarafınca yapılmışsa  bu durumdan sözleşme etkilenir. Veya hile 3. kişi tarafından yapılıyor ve 3. kişi hileli durumu biliyorsa sözleşme etkilenir.

    Sonuç olarak hile durumunda sözleşme askıda geçersizdir. Hile nin varlığı 1 yıl içersinde bildirilmelidir.  Sözleşme geçersiz olursa hile yapğandan tazminat istenebilir.  

    6.3.3 Korkutma (İkrah)

    Kişi korkutularak sözleşme yapmaya zorlanırsa sözleşme askıda geçersizdir. Ciddi olmayan basit tehlikeler korkutma değildir. Arabanı verfmez ise kulağını keserim .

    Korkutma ciddi olmalı, tehlikenin çok yakın veya hemen gerçekleşecek gibi olması gerekir.

    Korkutan kişi zararı ödemek zorundadır.

    Sonuç olarak gerek yanılma gerek hile gerekse korkutma da 1 yıllık süre hak düşürücü süredir. Hepsi askıda geçersizliğpe sebep olurlar.

    7. Temsil

    Örneğin Sabancı'nın fabrikası mal alıp satarken Sabancı alıp satmaz, satış müdürü bu işlemleri gerçekleştirir. Burada temsil geçerlidir.

    7.1 TEMSİL TÜRLERİ

    7.1.1YETKİYE DAYANAN TEMSİL

    Bu iki temsil türünde de en az 3 kişi vardır. Temsil edilen, temsilci ve 3.kişi. Mümessil 3. kişi ile sözleşme yapar.Maddi bir işlem yapmak üzere temsil yetkisi verilemez. Temsilci sadece hukuki işlem yapabilir.( satış, bağış)

    7.1.1.1 DOĞRUDAN TEMSİL

    Temsilcinin yetkisi var . Evisatacak. Temsilci 3. kişi ile işlemi yaparken işlemi temsil ettiği kişinin adına ve hesabına yapar. Burda mümessil temsilen imza atar. Buna adına işlem denir. Doğrudan temsil yoluyla işlemde, işlemin bütün sonuçları 3. kişi ile temsil edilen arasında olur. Temsilcinin temsil ettiği kişinin adını vermesi gerekir. Mümessil kimi temsil ettiğini bildirmemişse, 3.kişi bunu anlamışsa veya anlaması gerekiyorsa doğrudan temsil söz konusudur. Gene 3. kişi açısında kiminle sözleşme yapıldığı önemli değilse gene doğrudan temsil söz konusudur.

    7.1.2 DOLAYLI TEMSİL

    Mümessil sanki temsilci değilmiş gibi kendi adını  kullanır. İşlemi temsil ettiği kişi için yapmalıdır. kendi adına işlem yapar. İşlem temsil ettiği kişi hesabınadır.  Dolaylı temsilde işlemin bütün sonuçları mümessille 3. kişi arasındadır. Dolaylı temsilde 2 işlem vardır. Birincisi mümessille 3. kişi arasındaki işlem, ikincisi ise mümessille temsil edilen arasındaki işlemdir Dolaylı temsil çok fazla tercih edilmez. Yetki verdim arabayı aldı. Dolaylı temsil söz konusu olduğu için arabanıjn sahibi oldu. Şimdi temsil edilene arabanın devri gerekir bir daha notere gidilecek masraf daha çok o yüzden dolaylı temsil fazla tercih edilmez.

    7.1.2 YETKİSİZ TEMSİL

    Yetkisi olmayan bir kişinin başka bir kişi adına işlem
    yapmasıdır. Temsilci temsil ettği kişi adına ve hesabına işlem
    yapmaktadır.
    10 ton A malı al demişler. TEmsilci başka maldan almış.   Yani
    temsil sınırını aşmış. İşlem 3. kişiyi bağlar ama temsil edileni
    bağlamaz. Temsil edilen hicazet (onay) verebilir. Ya da red
    edebilir. Onay( hicazet) verilmez ise mümessil 3. kişinin maddi
    kaybını zararını ödemelidir. YArgıcın taktir yetkisi vardır
    3. kişi temsilcinin temsil yetkisinin omadığını biliyorsa zararının
    karşılığını isteyemez.

    7.2 Temsil Nedir: 1 kişinin sahip olduğu yetkiye dayanarak temsil ettiği kişinin adına ve hesabına ya da kendi adına ve temsil ettiği kişi hesabına işlem yapmasıdır.

    7.3 Temsilci Aracılığı İle YAptırılamıyacak işlemler. Bazı işlemleri temsilci aracılığı ile yaptıramazsınız: Örneğin Evlenme sözleşmesi. vasietname. boşanma. Bu haklar kişiye sıkı biçimde bağlı haklardandır.

    7.4 Temsil Yetkisi Nasıl Verilir:

    Kural olarak temsil yetkisi hiç bir şekle bağlı değildir. Tek yanlı işlemdir. 1 kişi verir. Karşı tarafın kabul veya reddi söz konusu değildir.  İspat için mümessile yetki belgesi verilir.

    Eğer mümessil sahip olduğu temsil yetkisi ile tapuda işlem yapacaksa kendisine noterce verilmiş bir yetki belgesi verilmesi gerekir.  Bu yetki belgesi düzenleme şeklinde olmalıdır. Yani dışarda hazırlanmaz noterde hazırlanır.

    İlke mümessil kendi kendine işlem yapamaz. İki durumda mümessil kendi kendine işlem yapabilir.

    1) Yetki Verilirse: Kendi kendisi ile işlem yapmak üzere yetki verilirse temsilci ken kendine işlem yapabilir.

    2) Mümessilin işlemi sonucu temsil ettiği kişinin zararı olmayacaksa işlem yapabilir. Yani çıkar çatışması olmayacaksa.

    7.5 Temsil Yetkisinin Kapsamı Nedir?

    Mümessile birden çok işlem için yetki verilebilir buna  genel yetki denir. Ya da mümessile belirli işlemleri yapması için yetki verilir buna özel yetki denir. Özel yetki için hangi işlemlerin yapılabileceğinin tek tek belirrtilmesi gerekir.  

    Genel yetki ile hertürlü işlem yapılabilir ama bazı işlemler genel yetki ile yapılamaz örneğin dava açılabilmesi için özel yetki grekmektedir. Açılan davada karşı tarafla antşlaşma yapılabilmesi çin özel yetki gerekmektedir. Bu anlaşmaya sulh anlaşması denir. Açılan davadan vazgeçmek, feragat için özel yetki gerekir. Mümessilin kambiyo senedi imzalayabilmesi için özel olarak yetkilndirilmesi gerekir. Mümessilin bir taşınmaz malı devr etmesi ya da taşınmaz mal üzerinde hak iddia edebilmesi için özel olarak yetkilendirilmesi gerekmektedir.

    7.6 Temsil Yetkisinin Sona Erdirilmesi

    1) Temsil yetkisi her zaman geri alınabilir. Geri alınırsa sona erer. YEtki vermek tek yanlıdır.

    2) Temsil belli bir süre için verilmiş ise süre sonunda ortadan kalkar

    3) Belli işlemler için yetki verilmiş ise işlem sonucu yetki kalkar.

    4) Temsil yetkisi şu durumlarda kendiliğinden ortadan kalkar.

    - Temsil yetkisi verenin ölmesi, kısıtlanması, ayırtım gücünü kaybetmesi ya da iflas etmesi durumunda temsil yetkisi kendiliğinden kalkar

    8. Sözleşme Özgürlüğü

    Genel ilkel olarak 1 kişi istediği kişi ile, istediği zaman, istediği konuda sözleşme yapabilir.

    8.1 Taraf Seçme Özgürlüğü

    Kişi sözleşme yapmak istediği kişiliği özgürce seçer. İstisnası vardır. Kamu hizmetleri bakımından . Belediye su vermek zorundadır. Belirli koşulları yerine geirdiğimiz de belediye bize su vermek zorundadır.

    8.2 Konu Bakımından Sözleşme Özgürlüğü

    8.2.1 Yapamıyacağım sözleşemeler

    1. Emredici kurallara aykırı sözleşmeler yapamayız.( Esrar satışı)
    2. Kamu düzenine aykırı sözleşme yapamayız. (gazeteye para verip yalan haber çıkartmak)
    3. Genel ahlaka aykırı sözleşmeler yapamayız ( beyaz kadın ticareti)
    4. Kişili Haklarına aykırı sözleşmeler yapamayız. (böbrek ticaret konusu yapılamaz, ötenazi)
    5. İmkansızlık Sözleşmenin ediminin yerine getirilmesi mümkün olmalı. (100 milyar ver güneşü durduriyim)

    objektif İmkansızlık ölmüş eşeğin satılması:. Herkez için olan imkansızlık

    Subjektif İmkansızlık: Borçlu borcunu yerine getiremiyor.

    İmkansızlık sözleşmeden sonra oraya çıkabilir. Eşek sözleşmeden sonra kalp kriz geçirdi.

    Sözlşeme kurulmadan önce objektif imkansızlık yapılamaz.  Yani edim imkansız hale gelmiş ise sözleşme yapılamaz. Kasin geçersizdir.

    9. Hukukİşlemlerde Sakatlık

    Hukuki İşlemlerde Sakatlık: 3 türlü olur

    9.1  Yokluk: Bir işlemin hiç doğmaması demektir. Sözleşme yoktur.

    9.2  Kesin Geçersizlik:

    • Tam yeteneksizlerin yaptığı işlemler
    • Geçerlilik koşulu
    • Danışıklı işlemler
    • Objektif imkansızlık

    Yukarıda sayılı olaylarda kesin geçersizlik söz konusudur.

    Kesin geçersizlik durumunda;

    - Alacaklı alacaklı borçlu borçlı olmaz. İşlem sonuç doğurmaz.

    - Geçersizlik her zaman ileri sürülebilir.

    - Verilenler geri alınabilir.

    - Yasa geçersizliği kendisi ressen belirler.

    - Kesin geçersizliği etkilenen herkez ileri sürebilir.

    - Kesin geçersiz ilemler hiçbir zaman geçerli duruma düşmezler

    9.3 İptal Edilebilirlik ( Askıda Geçersizlik-Askıda Geçerlilik)

    Askıda geçersizlik durumunda işlemde sakatlık vardır. İşlem bir tarafı bağlar bir tarafı bağlamaz.

    • Sınırlı yeteneksizin yaptığı işlemler
    • Hata ve korkutma
    • Yetkisiz temsilcinin yaptığı işlemler
    • Sömürülen taraf için

    askıda geçersizlik söz konusudur.

    Askıda geçerlilik durumunda yasa geçerli bir işlemde  bir tarafa iptal şansı verir. Örneğin bağıştan sonra bağışlayan önemli bir borca girerse bağışı geri alabilir.

    9.3.1 Sömürü (Gabin)

    1sözleşmede genellikle 2 kişi edimleri değişir. Yani birşey verirse karşılığında birşey alır. Hukuk genellikle edimler arası farkla ilgilenmez.

    Fakat örneğin gece yarısı apandisit patlaması var doktor normalin üzerinde para istedi. Adam ameliyat olursa burda sömürü söz konusudur.

    Sömürünün Koşulları

    1) Edimler arasında aşırı bir farklılık olmalıdır.

    2) Kişi mecburi olduğu için edimi kabul emiş olmalıdır.

    3) Kişi deneyimsiz olduğu için

    Sözleşme sömürü ile yapılırsa sözleşme askıda geçersizdir. Sözleşme iptal edilmez aradaki fark geri verilir.

    Ders Notu 3: Haksız Eylem

    1. Haksız Eylem Nedir?

    Haksızca (hukuka aykırı biçinmde) birisine zarar vermek demektir. Borçlar kanununun 41. maddesi genel olarak Hakzız Eylemi düzenler

    Bir kişi diğerine zarar verirse zararı gidermek zorundadır. Bu sorumluluğa hakzız eylem sorumluluğu denir.

    2. Sorumluluk (tazminat anlamında) birisinin uğradığı zararı giderme yükümlülüğüdür.

    3. Sorumluluğun Koşulları: (MAdde 41 e göre kusur sorumluluğu)

    1 kişini verdiği zarardan sorumluluğundan bahsederken 4 koşul gereklidir.

    3.1 Hukuka Aykırı Bir eylem: Davranış bir hukuk kuralı ile aykırı düşecek Bir eylem mutlak bir hakkı çiğniyorsa mutlaka hukuka aykırı işlemdir. Mülkiyet hakkı mutlak bir haktır herkeze karşı ileri sürülebilen ve kişiye sıkı biçimde bağlı bir haktır.                                                                                                                                                                                        Nisbi hakların çiğnenmesinde eylem hukuka aykırı olmayabilir. Bazen bir eylem zarar verir ama hukuka aykırı değildir. Haklı savunma (meşru müdafa), zorda kalma. polisin dövmesi, icra memurunn mal alması                                                                                                                                                                            Hukuka Aykırı bir eylem genellikle aktif bir eylemdir. Hareket temellidir. Birşey yapmadan pasif bir tutum izlemek hukuka aykırı olabilir mi?                                                                                                                                                                                                                   

              Genel kural olarak bir azrarı önlemek için kişiler hareket yapmaya zorlanamaz. Çocuk boğuluyor. Kurtarmıyorsunuz             eylem hukuka aykırı değildir. Ancak sizi harekete zorlayan bir yasa varsa sorumlu olabilirsiniz.  Çocuk boğuluyor              cankurtaran kurtarmalıdır. Kurtarmaz ise cankurtaran sorumludur.

    3.2 Zarar Koşulu ( bu eylemde zarar olmalı)

               1 eylemden zarar doğmaz ise sorumluluk doğmaz

    3.2.1 Maddi Zarar: 1 kişinin mal varlığında azalma olursa buna maddi zarar denir. 2 türlü ortaya çıkabilir.

    3.2.1.1 Fiili Zarar: Bugün ortaya çıkan zarar demektir. 100 milyonun çalınması

    3.2.1.2 Beklenen Kardan Yoksun Kalma Şekinde Olabilir. : Geleceğe yönelik bir zarardır. Kişinin ilerde mal varlığında beklenen artışın olmaması demektir. 

    3.2.2 Manevi Zarar: Haksız eylem sonucu kişinin manevi değerlerinde bir azalma olması demektir. Mal varlığında bir azalma olursa manevi zarar kesinlikle  istenemez. MAnevi zarar için kişilik haklarının zedelenmesi gerekmektedir. Manevi zararı belirlemek kolay değildir. Burda yargıca geniş bir taktir yetkisi verilmiştir. Yargıç kişinin  durumuna göre manevi tazminat farklıdır.

    3.3 Kusur: Subjektif koşuldur dışarıdan görülemez. Kusur kişinin iç dünyası ile ilgilidir.

    Yasa iki şeyi yasaklar;

    • Bilerek (kasten) zarar verme
    • Dikkatsizce (ihmal( zarar verme

    Kusur bir kişinin  haksız eylemde bulunurken bilerek ya da dikkatsizce zarar vermesidir. Kişi bilmeden zarar verirse kusursuzdur.zarardan sorumsuzdur.

    3.3.1 Kasten Zarar verme: Yaptığın eylemi hem de sonucunu istemek örneğin adamı öldürmek istiyorum hem de ölmesini istiyorum

    3.3.2 Olası Kasıt: Eylemi isteyip sonucunu istememek. Kalabalık bir yerde A' yı öldürmek isteyip, çevresindekilerin öldürülmesini istememek.

    3.3.3 İhmal: Eylem istenmez,zararlı sonucu istenmez. Bir yerde sigara içerken çevredeki yanıcı maddelerin yanmasına neden olmak

    3.3.3.1 Ağır İhmal: En basit dikkati göstermemek. Herkezin alacağı önlemi kişinin almaması. Freni tutmayan araba ile trafiğe çıkmak.

    3.3.3.2  Hafif İhmal: Çok dikkatli kişilerden beklenen davranışların gösterilememesi.  

    3.3.3.3  Orta İhmal:

    Her kim bu tip ihmal veya kasıtla eylem de bulunursa zararı ödemeli.

    Yasa kusuru 100 puan üzerinden belirler. Yasa puana göre karar verir. Zarar tazminatı etkiler.

    İlke olarak kusur kendi içersinde derecelendirilir.

    Kasti Kusur

    Ağır İhmal

    Orta İhmal

    Hafif İhmal

    Ayırtım gücü olanların kusuru olabilir ama ayırtım gücü olmayanların kusuru olmaz.

    Kalp krizi geçiren kişi verdiği zarardan sorumsuzdur kusursuzdur.

    3.4  Nedenselik Bağı: Zararla eylem arasında zarar sonuç ilişkisi olmalıdır.Çoğu olayda açıkça bellidir. Ender olaylarda nedensellik bağını bulmak zordur.

    3.4.1 Şart Kuramı:  Türkiye' de bu kuram nedensellik bağını bulmaya yarar.

    Tamamen yaşam deneyimlerine göre karar verilir. Eylem zarara, sonuca neden olabilecek düzeyde mi?

     

    Bu yukarıda açıklanan 4 koşul gerçekleştiğinde kişi zararı karşılamak zorundadır. Kusur sorumlşuluğu vardır.

    Ancak istinaden kusursuz kişilerde zarardan sorumlu olabilirler.

    1. Adam çalıştıran sorumludur.
    2. Bira ve esrar sahiplerinin sorumluluğu
    3. Hayvan tutucusu sorumluluğu
    4. Aile reisinin sorumluluğu
    5. Ayırtım gücü olmayanların sorumluluğu
    6. Taşınmaz mal sorumluluğu
    7. Motorlu traşıtların neden olduğu sorumluluk.

    4. Kusursuz sorumluluk: kişinin kusuru olmasa da sorumlu tutulduğu durumlardır.

    Kusursuz Sorumluluk:

    Kişi kusursuz ama sorumludur.

    örneğin yeni araba aldı bakımını yaptırdı. Ama frebi patladı. Karşı tarafın zararı var. bunun için araç sahibi zarardan sorumlu olur. Kim bir araçtan yararlanıyorsa külfetine katlanır.

    Uçağa yıldırım çarptı ya ada ani  arıza oldu. Uçak düştü. Hava yolu şirketi güçlüdür hakkaniyet gereği ile zararı öder.

    1) Adam Çalıştıran Sorumluluğu:(başkasının hizmetinden yararlananın sorumluluğu)

    Kaynak işçisi kaynak yaparken kıvılcımlar binayı yakarsa adamı çalıştıran binadan sorumlu mu?

    Adam çalıştıranlar yanında çalıştırdığı insanların başkalarına verdiği zarardan sorumlu tutulur.

    Şu 3 koşul varsa adam çalıştıran sorumlu tutulur

    • Çalışan ile çalıştırıklan arasında bağımlılık ilişkisi olmalı. Alt üst ilişkisi olmalı. Ücretin olup olmaması, ilişkinin süresi önemli değildir. Bağımlılık ilişkisi yoksa adam çalıştran çalışanın zararından sorumlu değildir. 

    Mütehaitin 10 işçisi var. müteahit işçilerine emir ve talimat verir ama arsa sahibi mütehaite emir talimat vermez. Dolayısı ile mütaahhit ile ala arsa sahibi arasında bir bağımlılık ilişkisi yoktur. Yani işçinin verdiği bir zarardan arsa sahibi sorumlu tutulmaz. 

    • Zararın iş sırasında olması gerekir. Çalışma sırasında verilen zarardan adam çalıştıran sorumludur. Adam çalıştıran her iş sırasında verilen zarardan sorumlu olmaz. Zararla iş arasında bir bağlantı olması gerekir. Örneğin işçi tuğla örüyor tuğlayı düşürüyor başka adamın kafasını yarıyor. Zarar işle ilgili olduğu için bu örnekte adam çalıştıran zararı öder. Veya tuğla örerken;  işçi başkası ile kavga etti. Adam çalıştıran bu zarardan sorumlu değildir.
    • Zarar çalışanın hukuka aykırı eyleminden  olacaktır: Mutlak hak çiğneniyorsa hukuka aykırı eylem var demektir. hukuka uygun eylemlerden adam çalıştıran sorujmlu değildir.

    yukarıdaki 4 durum varsa adam çalıştıran kusursuz sorumludur. Çalışanın kusuru varsa 1) Çalıştıranın kusursuz sorumluluğu 2) çalışanın kusurlu sorumluluğu vardır.

    Zarar gören ikisine de dava açabilir. Buna zincirleme (mütesessil) sorumluluk denir. Ekonomik yönden güçlü olana yönelinir. Adam çalıştıran çalıştırdığı   kişiden  ödediği  tazminatı isteyebilir. (Adam  çalışitıranın ödediği tazminatı çalışan kişiden istemesi buna dönme denir)

    5. Kurtuluş Kanıtı:

    Adam çalıştırana sorumluluktan kurtulması için 2 olanak tanınmıştır. Adam çalıştıran sorumluluktan kurtulmak için;

    1. Zararın doğmaması için bütün önlemlerin alındığını kanıtlamalı veya
    2. Önlemleri almadı ama alsaydı bile yine zarar doğacaktı diye kanıtlarsa adam çalıştıran sorumluluktan kurtulur.

    Hakkaniyet gerektiriyorsa  yargı kusurları olmasa bile ayırtım gücü olmayanı zaradan sorumlu tutabilir. Zengin deli fakirin evini yaktı

    6. Sorumluluk Çeşitleri

    6.1 Taşınmaz Mal Sahibi Sorumluluğu: Arazi, ev, fabrika gibi malların sahibi çevreye verdiği zarardan sorumludur.  Taşınmaz mal sahibi taşınmazı aşrı kullanarak zarar verirse bu zarardan sorumludur.  Aşırı kullanma durumdan duruma , yöreden yöreye değişiklik gösterir. Örneğin köydeyiz tarlamız var. Tavuk at eşek hepsi ses çıkarıyor. Ama bu durum köy manzarasına uygun. Boş alanda yapılamaz.

    6.2 Tapu Sicili Tutulmasında Devletin Sorumluluğu: Tabu sicili resmi sicildir devlet tarafından tutulur. TAşınmaz üzerindeki ipotek tapu sicilinde belirtilir. A'nın yeri B adınayanlışlıkla sicili edilir yani tabu sicili tutulurken biri zarar görürse bu zarardan devlet sorumludur. Devlet tazminatı öder ama daha sonra hatalı memurdan isteyebilir.

    6.3 Yapıt Sahibinin Sorumluluğu: Balkon çöktü. yoldan geçen öldü. Yapıtın sahibi kusuru olmasa da zaradan sorumludur.

    6.4 Hayvan Tutucusunun Sorumluluğu; HAyvanı egemenliği altında tutan hayvan tutucusudur. Hayvan bir zarara neden olursa, hayvan tutucusu hiç bir kusuru olmasa bile zarardan sorumludur. Ancak kurtuluş kanıtını gösterek sorumluluktan kurtulabilir.

    6.5 Aile Başkanlığı Sorumluluğu:

    3 tür aile vardı

    1. DAr anlamda aile: (çekirdek aile) anne-baba-çocuk, aile reisi kocadır
    2. Geniş anlamda aile: anne baba çocuk dede aile reisi dededir.
    3. Sözleşmeye dayalı aile

    BAşkanın Sorumluluğu: Aile başkanı sorumluluğu altındaki küçüklerin (18 yaş altı), akıl hastalarının, ve akıl zayıflılılarının başkalarına  verdiği zarardan sorumludur. Denetlemesi ve önlemlerini alması gerekir. GErekli önlemleri aldığını kanıtlarsa sorumluluktan kurtulabilir.

    6.6 Ayırtım Gücü Olmayanların Sorumluluğu:

    Ayırtım gücü olmayanlar verdiği zarardan sorumlu değildir. Kusuru yoktur. Kusur ayırım gücü olan kişi de vardır.

    6.7 Trafik Kazalarından Doğan Sorumluluk: (motorlu araç sahibinin sorumluluğu)

    Motorlu araç zarara neden oldu? Kim suçlu ? Zararı kim öder?

    Kusursuz sorumlulukların en ağırıdır. Motorlu aracın işletilmesi zarara yol açıyorsa, neden hiç önemli olmaksızın işleten zararı gidermekle yükümlüdür.  Örneğin aracı arkadaşımıza verdik onun verdiği zarardan biz sorumluyuzdur.

    Karayolları trafik kanunu; kaza karayollarında olursa ortaya çıkan zarardan bahsedilir. TArlada oluşan kazaya karayolları trafik kanunu bakmaz. Bisiklet kazasına da bakmaz.

    Motor gücü ile gidebilen araç motorlu araçtır. Araç karayolunda yürütelibelinir olmalıdır.  Uçak ve gemi karayollarında gitmediği için motorlu araç değildir.

    Sorumlu kişi  motorlu areacı işletendir. Kişinin işleten sayılması için 2 şeyi içermesi gerekir.

    1. Kişinin araçla arasında ekonomik ilişki: 2 yönlü bir kavram. Araçtan yararlanma ve masraflara katlanma: Dolmuşum var para kazanıyorum. Parasal yararlanma yerine manevi yararlanma da olabilir.  Soğuk havada kaloriferi açıp  araba sürmek.   kişi araçtan yaralanırken giderlerini de karşılamalı. Giderlerini karşılıyoeum ama başkası yararlanıyor. O halde ekonomik bağ yoktur.
    2. Kişinin bir eylemli egemenlik ilişkisi olmalıdır. Kişi araçla ilgili karaları almalıdır. Karar alma yetkisidir. 

    Bu iki koşul varsa biz bu kişiye gerçek işleten deriz.

    Kişi araçtan yararlanıyorsa, zararlarını karşılamalı. Bu yüzden işletten için ağırlaştırılmış kusursuz sorumluluk öngörülmüştür.

    Örneğin kaza oldu. Dava açıcam ama aracın sahibi kim? yasa koyucu zarar göreni koror 4 tip işleten vardır.

    1. Aracın ruhsatına göre araç sahibi kim? Genellikle ismi ruhsatta yazılan araç sahibidir.
    2. Uzun süreli kiralama: kiralama; para karşılığı araç kullanmaya bırakma ariyet; bedava kiralama, karşılığı olmadan araç kullandırma. rehin: teminat nedeni ile aracın verilmesi.

    bu kişiler eğer ilişki uzun süreli ise işleten olurlar.  Aracı alan kişinin araçla arasında ekonomik bağ ve eylemli egemenlik ilişkisini kuracak kadar zaman geçtiyse işteten; aracı kiralayan, ariyet eden ya da rehin alandır.  6 aylık süre uzun bir süredir. Araçla ilgili ilişki kurulabilir.

    1. Mülkiyeti muhafaza kakaydıyla satışta alıcı olan kişi işletendir. Malı satıyorum ama mülkiyeti kendimde tutuyorum. Arabayı taksitle satıyorum adam arabayı başkasına satamaz çünkü mülkiyeti muhafaza kaydıyla satış sözleşmesi yapılmıştır.  
    2. Aracın gerçek işleteni olabilecek özelliklere sahip kişiler

     

    Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

    Medeni Hukuk

    31/3/2009
    Kategori: Hukuk

    Ders Notu 1: Medeni Hukuka Giriş

    1. Hukuk Nedir: Hukuk toplum düzenini sağlamaya yöneliktir. Arkasında devletin yaptırım gücü vardır. Hukuk toplum düzenini sağlayan ve uyulması yaptırıma bağlanmış kuralların tümüdür.

    2. Değişik Hukuk Kavramları:

    2.1 Yürürlükteki Hukuk (Pozitif Hukuk, Müebbet Hukuk):
    Bir ülkede uygulanan hukuktur. Yürürlükte kalkmış hukuka Tarihi Hukuk denir.

    2.2 Mevzu Hukuk (Mevzuat Hukuku) : Yürürlükteki hukukun yazılı olan bölümüdür. Yazısız bölümüne töre hukuku denir.

    2.3 Doğa Hukuku (Tabi Hukuk): Olması gereken hukuktur. Belli bir dönemde belli bir milletin ihtiyacını en iyi gören hukuktur.

    3. Medeni Hukuk: Özel hukukun temeli sayılan ve düzenlediği ilişkiler bakımından en kapsamlı olan Özel Hukuk dalıdır.

    4.Hukuk Kurallarının Nitelikleri: (Her Hukuk Kuralının 4 özelliği vardır.)

    1. Hukuk kuralları iki taraflıdır. Yani hukuk en azından 2 kişiyi kapsar. Hukuk kuralları 2 kişiyi karşı karşıya getirir.
    2. Hukuk kuralları geneldir. Bir hukuk kuralı varsa bu herkesi ilgilendirir. 1 kişi ile ilgili hukuk kuralı yoktur. İstisnai birkaç durum vardır. Aşık Veysel'e maaş bağlanmıştır. Atatürk mareşal ilan edilmiştir.
    3. Hukuk kuralları soyuttur. Önceden bilinmeyen ilerde olabilecek olaylara uygulanır. Yani önce kural konulur. Sonradan anlaşmazlık çıkarsa uygulanır. soyut olmasının sebebi ileride kim tarafından kullanılacağının bilinememesindendir.
    4. Hukuk kuralları yaptırıma bağlıdır. Yaptırım devletin uyguladığı zorlayıcı güçtür.

    5.Hukukun Bölüm ve Dalları

    5.1 Kamu Hukuku:
    Taraflardan biri egemendir. Devletin ilişkilerinde görülür.

    5.1.1Anayasa Hukuku: Anayasal bir uyuşmazlık olduğunda geçerli olan hukuk dalıdır. Yasaların anayasaya uygun olmaması durumunda geçerlidir. Anayasa mahkemesi duruma el koyar.

    5.1.2Ceza Hukuku: Devletin vatandaşları ile olan sorunlarını inceler. Sadece suç işlendiğinde vardır.

    5.1.3Ceza Usul Hukuku: Ceza yargılaması sırasında uygulanacak olan kuralları inceler. Kişinin öz alına alınması ile başlar.

    5.1.4Devletler Genel Hukuku: 2 devletin arasındaki ilişkiyi inceler.

    5.2Özel Hukuk: Taraflar eşit şartlarda ise aralarında altlık üstlük ilişkisi yoksa biri diğerine emredemiyorsa özel hukuk geçerlidir.

    Alım satım sözleşmesi : Devlet ihale usulü ile iş yapıyorsa satıcı ile aynı şartlardadır.

    5.2.1Medeni hukuk.

    5.2.1.1 Kişiler Hukuku: Kişilik haklarını ele alır. Kişinin yerleşim yeri akrabalık ilişkilerine bakar.

    5.2.1.2 Aile Hukuku: Evlenme boşanma evlat edinme gibi konulara bakar.

    5.2.1.3 Eşya Hukuku: Kişinin eşya üzerindeki egemenlik ve tasarruflarının çeşitlerinin ve bunların kapsam ve sonuçlarını inceler.

    5.2.1.4 Borçlar Hukuku: Alacak verecek işlerine bakar.

    5.2.1.5 Miras Hukuku: Ölümden sonra ailenin mal varlığının nasıl paylaştırılacağını belirler.

    5.3 Karma Hukuk:

    Hem devlet üstündür. Hem de eşit şartlılık vardır.

    5.3.1 İş Hukuku: İş ve işçileri düzenler. İŞ ve işçiler aynı şartlardadır. Ayrıca bunların devletle lan durumlarını inceler. Devlet üstündür.

    5.3.2 İflas Hukuku: Tam olarak karma hukuka girmez. Devletin yoğun biçimde gücünü kullanması söz konusudur.

    6.Hukuk kuralları ile görgü kuralları arasındaki farklar:

    • Görgü kuralları her toplumda oluşmuş ve uyulması istenen kurallardır.
    • Görgü kurallarının yaptırımı yoktur. Ama hukuk kurallarının yaptırım gücü vardır.
    • Görgü kuralları yazısızdır. Hukuk kuralları yazılıdır.
    • Görgü kuralları kişinin kendisi ile ilgilidir.

    7.Hukuk kuralları ile ahlak kuralları arasındaki ilişkiler:

    • Ahlak kişinin yazılı olmayan görevleridir. Ahlakta başkasına karşı olan ödev ve görevlerimiz esastır.
    • Hukuk kurallarının temelinde genellikle ahlaki düşünce yatar.
    • Ahlak kuralları yazılı değildir. Yaptırımı yoktur.
    • Ahlak kuralları genellikle manevi değerlerle ilgilidir. Hukuk kuralları arsa, para gibi manevi olmayan başka değerlerle de ilgilenir.

    8. Hukuk kuralları ile din kuralları arasındaki farklar:

    • Bazı ülkelerde din kuralları hukuk kuralı olmuştur. (Libya, Suudi Arabistan)
    • Laik ülkeler için; dinin kaynağı Allah'tır. Hukuk kurallarının kaynağı organ, makam ya da toplumun kendisidir.
    • Düzenlenen ilişkiler bakımından da farklılık vardır. Din kuralları tanrı ile kul arasındaki ilişkileri düzenlerken hukuk kuralları kişileri inceler.
    • Belediye bir kişiliktir (tüzel kişilik). Din kuralları tüzel kişilikleri incelemez.
    • Din kurallarımıza göre cehenneme gideriz, hukuk kurallarında somut olarak yaptırımı görürüz. Yani yaptırımda da fark vardır.
    • Din kuralları değiştirilemez.

     

    9.MEDENİ HUKUK'UN KAYNAKLARI

    Yürürlük kaynağı olarak hepsinin üstünde anayasa vardır

    9.1 YARATICI KAYNAK: Hukuku yapan, koyan organdır.

    9.2YÜRÜRLÜK KAYNAĞI:Kuralın neyin kuralı olduğunu anlatmak için kullanılır.

    • TBMM=MECLİS=PARLEMANTO=YASAMA ORGANI
    • YASA (KANUN)

    KHK (KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME ) BAKANLAR KURULU TARAFINDAN ÇIKARTILIR. HÜKÜMETİN KHK ALABİLMESİ İÇİN TBMM DEN İZİN İSTEMESİ GEREKMEKTEDİR. BU YÜSDEN KHK EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR İFADESİNE TERS DÜŞMEZ. TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER, SİYASİ KONULARDA KHK ÇIKARTILAMAZ.

    • BAKANLAR KURULU=KABİNE =HÜKÜMET
    • TÜZÜK
    • KAMU KURUMLARI(ÜNİVERSİTELER. BELEDİYELER) BELLİ ÖLÇÜLERDE KURAL KOYABİLİRLER. HER KAMU KURUMU KURAL KOYAMAZ. TÜZEL KİŞİLİĞİ OLANLAR KURAL KOYABİLİR.
    • YÖNETMELİK
    • HALK
    • TÖRE
    • YÜKSEK MAHKEMELER
    • İÇTİHATLAR

     

    Bu tablo TBMM 'si yasa çıkartır, kamu kurumları tüzük çıkartır şeklinde her satırdaki veriler karşılaştırılarak öğrenilmelidir.

    Tepedekiler altta gelenlerden daha. Yani yasalar anayasaya aykırı olamaz. Aykırı olursa anayasa mahkemesi el koyar. Bu sıralama hukukun yürürlük kaynakları arasındaki üstünlük dizilişi denir. (Hierarchie)

    9.3 Hukukun Bilgi Kaynağı: Hukuku nereden öğrenebiliriz.

    • Resmi Gazeteler: Yasa tüzük ve yönetmelikler resmi gazete ile yayımlanır.
    • Kitaplara.

    Sistematik Eser: Belli bir alanda yazılmış olabilir.

    Monagrafik Eser:Belli bir konuda yazılmış kitaplardır.

    Tefsir, serh, ya da yorum adı verilir. Belli bir yasayı madde madde sırayla inceleyen kitaptır.

    Makaleler: Makale dergi ya da gazete yazısı demektir.

    • Mahkeme Kararları: Yüksek mahkeme düzenli olarak yayınlanmaktadır.

    10. MEDENİ HUKUKU KURALLARININ UYGULANMASI

    10.1 YER BAKIMINDAN UYGULAMA: Bildiğimiz medeni hukuk kuralı doğru olayda uygulanıyor mu?

    10.2 KURALLARIN NİTELİĞİ BAKMINDAN UYGULAMA: ( Niteliği bakımından hukuk kuralları)

    10.2.1 Emredici Kurallar:Mutlaka uyulması gereken kurallardır. Tarla satışının mutlaka tapuda yapılması gibi.

    10.2.2 Yedek Hukuk Kuralları: 2. sırada uygulama alanı olan hukuk kurallarıdır. BU kuralların tersine bir antlaşma yapılabilir. Yasadaki kuralın tersine bir antlaşma yapılabilir.

    10.2.2.1Tamamlayıcı Yedek Hukuk Kuralı: Bir antlaşma yoksa boşluğu doldurur. Satılan bir malın taşıma parasını kim verir. Tersine bir antlaşma yoksa alıcı verir.

    10.2.2.2Yorumlayıcı Yedek Hukuk Kuralı: Tarafların yaptığı bir sözleşmeyi yorumlar. Örneğin bu para bu ay sonunda ödenecek. Aybaşı ayın 1'i ay sonu 31'i dir. Yorumlayıcı yedek hukuk kuralıdır.

    10.3HUKUK KURALLARININ ZAMAN BAKIMINDAN UYGULANMASI: Kuralın uygulanabilmesi için yürürlükte olması gerekmektedir. Genelde yasaların sonlarına uygulanmaya başlanacağı zaman belirtilir. Medeni hukukla ilgili bir yasada kanunun hangi tarihte yürürlüğe gireceği belli değilse yayınlandığı günden 45 gün sonra yürürlüğe girer.

    Bir yasa belli bir konuyu düzenliyorsa özel. Birçok konuyu düzenliyorsa genel yasa denir.

    Dernekler Kanunu = özel yasa

    Bir konuyla ilgili 2 genel yasa varsa son çıkan genel yasa birinciyi yürürlükten kaldırır. Özel bir yasa varsa ve sonra yeni bir özel yasa çıkartılırsa 2.si 1. yi yürürlükten kaldırır.

    Genel yasa varken özel yasa çıkartılırsa2 yasa da yürürlükte olur. 2si birlikte kullanılır. Öncelikle özel yasa kullanılır. Kural özel yasada yoksa genel yasaya bakılır.

    Özel yasa varken genel yasa çıkartılırsa sonraki genel yasa önceki özel yasayı yürürlükten kaldırır.

    Bir yasa hangi olaylara uygulanabilir: Genel kural her yasa yürürlüğe girdikten sonraki olaylar için kullanılır. Yasalar daha çıkış tarihlerinden önceki olaylar için uygulanamaz. Hukuk dilinde yasalar geçmişe etkili değildir. Kazanılmış haklar içindir. Kazanılmış haklar bakımından kanunular eskiye uygulanmaz.

    3 istisnası vardır.

    1. Bir hak henüz elde edilmemişse yani ileride kazanılacaksa (beklenen hak) bu haklar için geçerlidir.
    2. Genel ahlak ve kamu düzeni ile ilgili konularda yeni yasa geçerlidir.
    3. Yeni yasada yasa koyucu emredici bir kuralla değişik bir biçimde düzenleyebilir.

    Zaman aşımında olduğu gibi.

    10.4 HUKUKU KURALLARININ ANLAM BAKIMINDAN UYGULANMASI: Kuralların ne anlama geldiğini ortaya koymak demektir. Bir kuralın ne anlama geldiğini bulma işine yorum (tefsir) denir. Bir kuralın nasıl yorumlanacağını bize gösteren medeni kanunun 1. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesidir.

    Hukuk Kurallarının Anlam Bakımından Uygulanmasında 2 Tane Yorum Yöntemi Vardır.

    10.4.1 Söz Bakımından Yorum: Bir kurala dilbilgisi çerçevesinde verilen anlamdır.

    10.4.2 Öz Bakımından Yorum: Kuralın gerçek anlamını ortaya koymak demektir. Kuralın özünü anlamamıza yardımcı olan unsurlar.

    • Kanun Sistematiği: Yasanın bütününe egemen olan görüş demektir.
    • Kuralın Konuluş Amacı: Her kural belli bir amacı gerçekleştirmek için konulur. Tutanak dergisine bakılır.
    • Zamanın Koşul ve Gereksinimleri: Yasa bugünün koşulları düşünülerek hazırlanır.
    • Öğreti(doktrin): Bilim adamlarının açıklamalarıdır.
    • İçtihatlar: Yüksek mahkeme kararları demektir. Maddenin yüksek mahkemelerce nasıl uygulandığına bakılır.

    Kuralın özü önemlidir. Medeni kanunun 1. maddesinin 1.fıkrasının 1.cümlesinin metni "KURAL SÖZÜYLE ÖZÜYLE DOKUNDUĞU BÜTÜN OLAYLARA UYGULANIR" dır.

    10.4.3 Yargıcın Taktir Yetkisi:

    Yasa tarafından yargıca verilmiş bir yetkidir. Uyuşmazlığı çözecek kural vardır. Taktir yetkisi yargıca tanınan bir serbestliktir. Yasanın soyut ve genel kuralını önüne gelen somut olaya uygulama,ölçümleme ve değerlendirme yetkisidir.

    Örneğin taraflardan biri diğerini sakatladı. Mahkemeye çıktığında yargıç zararın olup olmadığına karar verir.

    Kazaistik Sistem: Her konuya kral konmasıdır. Kolu kırıldı 5 ay bacağı kırıldı 10 ay vb.

    Taktir Yetkisinin Yöneldiği Şey;

    10.4.3.1 Olayın Koşullarına Yönelik Taktir Yetkisi:

    Haklı nedenlere dayanan kimse ismini değiştirilebilir. Yasada haklı nedenler belli olmadı9ğından karar yargıca aittir. Olay ismin değiştirilmesidir. Hukuki olayın koşullarına önelmiş bir taktir yetkisi kullanılmıştır.

    10.4.3.2 Olayın Sonucuna Yönelik Taktir Yetkisi:

    Boşanma ve ayrılık gerçekleşince kişisel ilişkilere bakılarak velayet verilir. Hukuki olay boşanmadır. Taktir yetkisi sonucu kişisel ilişkilere göre yargıç taktir yetkisini kullanarak kararı verir.

    10.4.3.3Yasanın Tanıdığı Taktir Yetkisi:

    Yasanın tanıdığı taktir yetkisi kimi zaman hukuki olayın sonuçlarına kimi zaman da koşullarına yöneldiği görülür. Kimi zaman da her ikisi birden taktir yetkisi alabilir.

    Fıkra: Maddenin her paragrafı fıkradır.

    Bent: a,b,c ya da 1,2,3 şeklinde dizili kurallara bent denir.

    Medeni Kanunun 1. Maddesinin 1. Fıkrasının 1. Cümlesi:

    "Kural sözüyle özüyle dokunduğu bütün olaylara uygulanır. "

    Medeni Kanunun 1. Maddesinin 1.fıkrasının 2. Cümlesi

    Yasada uygulanabilir bir kuralın olmaması durumu ile ilgilidir.

     

    10.4.3.4  Yasa Boşluğu:Yasada geçerli kuralın bulunmamasıdır. Yasada belli bir olay için uygulanabilir bir kural yoksa yargıç bu durumda Töre Hukukuna bakar. Töre hukukunda da kural yoksa yargıç Kanun Koyucu gibi kanun koyar. Burada yarış objektif olmalıdır.

    Yargıcın objektif olabilmesi için 3 unsurdan yararlanması gerekmektedir.

    1. Örnekseme: (Kıyas) Örnek olarak kural koymaktır. Benzer bir olayda uygulanan kural uygulanır.
    2. Karşılaştırmalı Hukuk:Yabancı ülke hukuku demektir. Hukuku bizim hukukumuza benzeyen bir ülkeden (İsviçre , Almanya)konu ile ilgili kural almaktır.
    3. Öğreti ve İçtihatlar: Öğretile bilimsel görüşler içtihatlar ise yüksek mahkeme kararlarıdır. Öğretiler bilim adamlarının hakkında kural olmayan konularda k0nuşmasıdır.

    Yargıç bunlara bakarak kanun koyar.

    10.5 Geleneklerin Töre Hukuku Olması 

     Geleneklerin Töre Hukuku Olması İçin 2 Kural Vardır:

    1. Geleneğin uzun üreden beri uygulanması gerekir. Zaman süresi toplumda yaşayan kişiler geleneğin ne zaman topluma girdiğini bilmiyorsa aşılmış demektir. Objektif bir koşuldur.
    2. Sübjektif bir koşuldur çünkü kişilerin iç dünyası ile ilgilidir. Toplumdakilerin o geleneğe uyma ihtiyacıdır. Toplumda yaşayan herkes o geleneğe uymamız gerektiğini düşünüyorsa 2. koşul sağlanmış demektir. Mevzuatta kural yoksa öre hukukuna bakılır. 2. derece yükümlülük kaynağıdır.

    Ders Notu 2  Kişiler Hukuku

    1. Kişi Nedir?

    Hak yeteneğine sahip varlık demektir.

    2. Hak Yeteneği Nedir?

    Hakka ve borca sahip olabilme yeteneğidir.1 yaşındaki bir bebek hak yeteneğine sahiptir. Mesela 1 yaşındaki bir çocuğa miras kalabilir.

     

    3.  Kullanılmasının Etkisine GöreHaklar:

    3.1 Yenilik Doğuran Haklar: Hakkın kullanımı değişiklik yaratır. Hak sahibi hakkı kendisi kullanır. Bu hakkın kullanımı koşul ve kayda bağlıdır. Hak 1 kez kullanıldıktan sonra dönüş yoktur. Boşanma olduktan sonra bu karardan geri dönülemez. Ama yeniden evlenebilir.3 türü vardır.

    3.1.1Kurucu Yenilik Doğuran Haklar: Hak sahibi hakkını kullandıktan sonra yeni bir ilişki ortaya çıkar.

    3.1.2Değiştirici Yenilik Doğuran Haklar: Hak sahibi hakkını kullandığında anlaşma değişir, bozulmaz, ya da yeniden yapılmaz.

    3.1.3 Bozucu Yenilik Doğuran Haklar: Evliliğin iptali var olan bir hukuki durumu ortadan kaldırmaktadır.

    Önalım Hakkı: A öncelikle malını B' ye satması gerekiyorsa B alma hakkına sahibim alıyorum değince alabilir. Kurucu Yenilik Doğuran Hak

    Gerialım Hakkı: Satılan malın geri alınması

    Alım Hakkı: Kurucu Yenilik Doğuran Bİr haktır.

    3.2 Yalın Haklar: Hak kullanıldıktan sonra bir değişiklik olmaz

    4. NİTELİKLERİNE GÖRE HAKLAR

    4.1 Göreceli Haklar: Bir hakkı bazı kişilere karşı ileri sürebiliriz. Alacak borç ilişkisinden doğan haktır. Örneğin adamın borcu varsa gidip karısından isteyemeyiz. Nispi (göreceli) haklardan önce mutlak haklar gelir.

    4.1.1 Yalın Nispi Haklar: Yalnızca belli kişi yada kişilere karşı hakkını kullanabilir.

    4.1.2 Güçlendirilmiş Nisbi Hak: Şerh edilerek başkalarına da karşı ile sürülebilir hale getirilen haklara denir. Taşınmaz malların nisbi hakları güçlendirilebilir. BU konu ile ilgili farklı bilgiler borçlar hukuku sayfamızda bulabilirsiniz.

    4.2 Mutlak Haklar: Mutlak hakkımızı herkese karşı ileri sürebiliriz. Mutlak haklar herkes tarafından ihlal edilebilir. Hak sahibine daha fazla yetki verir. Mallar Üzerinde Mutlak Haklar:

    • Ayni Haklar: Bu haklar menkul ve gayri menkuller içindir.

    Mülkiyet Hakları: Herksin sahip olmak istediği bir haktır. Bu hakkın sahibine malik denir. En geniş yetkiyi veren haktır. Ekonomik sistemlerin temelini oluşturur.

    Sınırlı Nesnel Haklar:

    • Fikri Haklar:

    Kişiler Üzerindeki Mutlak Haklar:

    1. Kişinin Kendi Üzerindeki mutlak Hakkı
    2. Kişinin Başkası Üzerindeki Mutlak Hakkı(Ana babanın çocuğu üzerindeki velayet hakkı)

    Bir başka ayrım da devredilebilir haklar ya da devredilemeyen haklar ayrımıdır.

    5. Zaman Aşımı:

    Hakların kullanılması ile ilgili bir süredir. Yasa koyucu belli hakların belli bir sürede kullanılmasını istemiştir. Kıdem tazminatı alınacaksa o yıl içersinde almalıyız. Zaman aşımı süresini yasalar belirler. Süre dolarsa dava açılabilir. Ama büyük olasılıkla davayı kaybederiz. Dava dilekçesi hazırlanır. 4 kişiye dava açacaksan 5 dava dilekçesi hazırlaman gerekir. Cevap dilekçesi 10 gün içersinde gönderilmelidir. Davalı zaman aşımı süresinin geçtiğini belirtirse davacı hakkını alamaz . Hak düşürücü sürede işçi işverene kötü bir hareket yaparsa işveren 6 gün içersinde iş göreni atmalıdır. 6 günlük süre hak düşürücü süredir. 6 gün sonunda varolan hak kaybolur. Zaman aşımı süresi dolsa da hak ortadan kaybolmaz. Dava açılabilir zorda olsa dava kazanılabilir. Yargıç sürenin dolmuş olduğunu bilse bile ilgilenmez. Cevap dilekçesinde zaman aşımı süresinin dolmuş olduğu bildirilmelidir. Zaman aşımı süresi genellikle alacak hakları ile ilgili bir süredir. Zaman aşımı süresinin dolması davalıya savunmama imkanı sağlar. Hak düşürücü süre de hak ortadan kalkar . Dava açılamaz açılırsa reddedilir. Yargıç göz önünde bulundurmak zorundadır. Genellikle yenilik doğuran haklar ile ilgilidir.

    6. İyi Niyet: Kişinin iç dünyası ile ilgilidir. Kişinin hakkın sahibi olabilmesi için iyi niyetli olması gerekir. A B' ye radyo verdi. B radyoyu C' ye sattı .C iyi niyetli ise radyo onun olur. İyi niyet C' nin radyonun A' ya ait olduğunu bilmemesidir. Araştırma yapması gereken kişi araştırmayı yapmamışsa hakkı elde edemez. Kişinin iyi niyetli olup olmadığı anlaşılamıyorsa kişi iyi niyetli kabul edilir. Buna iyi niyet karinesi denilir. Yalnız örneğimizde mal A' dan rıza ile alınmış olmalıdır. 3. kişi mal üzerinde mutlak hak elde etmiş olmalıdır. Rıza dışı elden çıkan mallarda C' nin iyi niyeti korunmaz. Bazen korunabilir. Mal pazardan açık artırmadan alınmışsa iyi niyet kısmen korunur.

    Taşınmaz Mallarda İyi Niyet:

    A' nın tarla üzerinde hakkı var mı yok mu tapuya bakılır. Yanlışlıkla B 'ye tescil edilmiş (yolsuz tescil) A malın gerçek sahibi ise A B' ye dava açar. C' nin hak sahibi olabilmesi için Tapu sicilinde yolsuz tescil olmalı ve C bu yolsuz tescile güvenerek arsayı almalıdır. Ayrıca C iyi niyetli olmalıdır.

    7. Hakların Kanıtlanması:

    Medeni kanunu 6. maddesi Hak ileri süren hakkın dayandığı olayları kanıtlamaktan sorumludur.

    Medeni Kanunun 7.Maddesi Resmi sicil ve senetlerin içeriklerinin doğru olduğu kabul edilir.

    Doğru olmadığını ileri süren iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir. Nüfus sicilinde yaş ya da cinsiyet yanlış işlenmiş olabilir. Kadın askere çağrılmıştır. Kadın olduğunu ispatlamalıdır.

    7.1 Karina: Bildiğimiz bir olaydan sonuç çıkarmaktır.

    7.1.1 Yasal Karina: Taşınır bir malı elinde tutan onun sahibidir.(mülkiyet karinası)

    7.1.2 Tabii Karina:

    Bir davada karinaya dayanan değil tersini iddia eden kanıtlamalıdır. Herkesçe bilinen olayların kanıtlanması gerekmez. Olağan dışı olayları ileri süren kanıtlamalıdır. Yasal kuralların kanıtlanması gerekmez. Varsayıma dayanan değil tersini söyleyen kanıtlamalıdır.

     

    8. Eylem Yeteneği

    Kişinin kendi davranışı ile hak veya borca sahip olabilme yeteneğidir.

    Kişi

    8.1 Hak ve Eylem Yeteneği

    1. Hak yeteneği demek kişi hakka veya borca sahip olabilir mi demektir. Kişi belli bir davranışı sergilemese de o hakka sahip olur oysa eylem yeteneğinde kişi bir şey yaparak bir hak sahibi olur.
    2. Hak yeteneği bakımından bütün gerçek kişiler birbirine eşittir. eylem yeteneğinde kişiler farklı guruplara ayrılırlar.
    3. Hak yeteneği gerçek kişilerde tam ve sağ doğumla baslar. Oysa eylem yeteneği sonradan kazanılan bir yetenektir.

    8.2 Eylem Yeteneğinin Koşulları

    8.2.1 .Sezginlik: Kişinin ayırtım gücünün olmasıdır.

    Doğru ile yanlışı ayırt edebilme kapasitesidir. Akılla ilgili bir durumdur.Kişi yaptığı işin ne sonuçlar doğurabileceğini biliyorsa sezgindir.Bir çocuğun elini ateşe sokması(bebek) bu çocuğun ayırtım gücü yoktur.7 yaşındaki bir çocuk simit alırken 100000 tl vereceğini genel olarak bilir.Ayırtım gücü vardır.Ama arsa satışını bilemez ayırtım gücü yoktur.

    Bazı kişilerin ayırtım gücü hiç yoktur.Bazı kişileribn bazı olaylarda vardır, bazı olaylarda yoktur.Buna ayırtım gücü nisbiliği denir.her olayda ayrı ayrı incelenmelidir.Şehirli bir çocuk otoyoldan geçmemesi gerektiğini bilir.Köylü çocuk bilmeyebilir.K,işinin sosyal kültürel durumu etkilidir.

    Ayırtım Gücünü Neler Ortadan Kaldırabilir.

    1. Yaş Küçüklüğü
    2. Akıl Hastalığ
    3. Kişinin beyinsel bir rahatsızlığı olması sebebi ile kişi doğruyu yanlışı ayıramaz.

    4. Akıl Zayıflığı
    5. Beyin yeterince gelişmemiştir gelişememiştir.Bunlara saf tipler deriz.

    6. Sarhoşluk

    3 durum söz konusudur.

    • İçkili 0lma ( içki almıştır ama ayırtım gücü yerindedir.)
    • Kişi o kadar içmiştirki ayırtım gücü ortadan kalkmıştır.(Sarhoş olma)
    • Ayyaş olma durumunda ise kişi içki içmeden duramnaz içerken sarhoştur.

       5.    Uyurgezerlik, hipnotizma, uyutturucu

    8.2.2 Erginlik:Reşit olma

    Kişinin yaşıyla ilgili bir durumdur.Kişinin eylem yeteneğine sahip olabilmesi için belli bir yaşta olması gerekmektedir.İnsanın biyolojik gelişimi ile ilgilidir.Erginlik yaşı ülkeden ülkeye değişebilir.Türki,ye için bu yaş 18 dir.18 olağan erginlik yaşıdır.Ancak yasa 2 ergenlik yaşı daha kabul etmilştir.

    8.2.2.1 Evlenme ile kazanılan erginlik:

    Erkeklerde 17 bayanlarda 15 dir.Bir kişi evlenirse yasa o kişiyi ergin kabul eder.Yasa kişinin aldığı sorumluluk nedeni ile bu uygulamayı getirmiştir.Kadın 15 inde evlendi 16 sında boşandı erginlik devam eder.Ama kişi bir derneğe üye olamaz.

    8.2.2.2 Yargısal Erginlik

    Yargıç kararıyla kişinin ergin olması demektir.Belli koşullar varsa yargıç böyle bir karar verir.

    A)Kişi en az 15 yaşını tamamlamış olacak

    B)Sezgin olacak yani ayırtım gücüne sahip olacak.

    C)Ana babanın onayı olacak

    D)Kişinin ergin olmasından bir yarar sağlayacak.Yargıç daha çok bunun üstünde durur.

    Çocuk babasının mağazasında her işi biliyor baba öldü.

    8.2.3 Kısıtlı olmama

    Kısıtlı olmak demek bir kişinin eylem yeteneğinin elinden alınması demektirMahkeme karar verir.Kısıtlanmış kişiye mahcur denir.Kişi niye kısıtlanır( kendi yararı vardır)

    1. Akıl hastalığı varsa
    2. Akıl zayıflığı varsa
    3. Kötü bir yaşam sürüyorsa 25 yaşındaki bayan sokakta yaşıyorsa
    4. Malları kötü yönetmek
    5. Ayyaşlık
    6. 1 yıldan fazla hapis cezası.Kişi eşini ve mallarını yönetemez.Yargıç taktir yetkisini kullanarak karar verir.1-5 yıl sonra kalkabilir.
    7. Kişinin kendi isteği ile kısıtlanması(herkez isteyemez) Sakatlar ileri yaşta olanlar Kişi kısıtlanırsa artık eylem yeteneği kalkmıştır.Kısıtlama eylem yeteneği olanşar için geçerlidir.

    8.3 Eylem Yeteneği Bakımından Gerçek Kişiler

    8.3.1 Yetenekliler

    Eylem yeteneğinin 3 koşulunuda taşıyan kişilerdir.Sezgin ergin kısıtlı olmayan kişilerdir.

    8.3.1.1 Tam Yetenekliler

    3 koşulada sahiptirler her türlü sözleşmeyi yapabilirler.sorumlu olabilirler.

    8.3.1.2 Sınırlı Yetenekliler

    3 koşulada sahiptirler Bu gurup 2 alt guruba ayrılır.

    Evli kadın

    Kendisine Yasal Danışman Atananlar

    Çok önemli işlemlerde kişinin deneyimsiz olduğu bir konudakişi isterse yasal danışman atayabilir.

    • Kişi dava açıyorsa
    • Bir şirkete ortak oluyorsa

    Kişi yargıçtan danışman atamasını ister.

    8.3.2 Yeteneksizler

    Eylem yeteneğinin 3 koşulundan birini taşımazlar

    8.3.2.1 Tam Yeteneksizler

    Ayırtım gücü olmayan yani sezgin olmayan kişilerdir.Tam yeteneksizlerin işlem yetenekleri yoktur.Her nasılsa yapmışlarsa bu sözleşme kesin geçersizdir.

    Kesin geçersizlik demek;

    • Yapılan işlem hiçbir sonuç doğurmaz sanki yapılmamış gibi değerlendirilir.
    • Bu geçersizlik için dava açmak zorunlu değildir.
    • Kesin geçersizlik her zaman ileri sürülebilinir.
    • Kesin geçersizliği taraflar ileri sürmese bile yarıç resen (kendiliğinden) göz önünde bulundurmak zorundadır.
    • Kesin geçersiz işlemler zamanla dahi geçerli, olamazlar
    • .Kesin geçersiz işleme dayanarak verilenlerin geri verilmesi gerekir

    Bu durumların istisnaları vardır(Kesin Geçersizliğin İstisnaları Vardır)

    1. Tam yeteneksizler evlenemezler.Ama evlilik iptal edilinceye kadar geçerli olur
    2. Ölüme bağlı işlemler.Vasiyetname tam yeteneksizce yapılmışsageçerlidir.İptal edilebilinir.İptal edilene kadar geçerlidir.Mirasçılar isterse uygulanabilinir.
    3. Dürüstlük kuralıMilli piyangodan para kazanırsa parayo alabilir.

     

    Tam yeteneksizler adına yasal temsilci iş yapar.Yalnız 3 işlemi gerçekleşitiremez.

    1)Vakıf Kuramaz

    2)Bağış Yapamaz

    3)Kefil Olamaz

    8.3.2.1.1 Haksız Eylem Bakımından Tam Yeteneksizlerin Durumu

    Haksız eylem yetenekleri yoktur.Başınızı yararlarsa sorumlu olamazlar.

    İstinaları

    • Hakkaniyet nedeni ile ise örneğin deli zengin fakirin evini yakmışparası olduğundan yaktığı evin parasını verir.

    8.3.2.1.2 Kusursuz sorumluluklar bakımından Tam Yeteneksizlerin durumuTam yeteneksizler verdikleri zarardankusurlu olmazler.Bazı durumlrda kusurlu olmasanızda verdiğiniz zarardan sorumludursunuz.Yeni arabanızın fireni patladı .zarar dan sorumlu olursunuzTAm yeteneksizin evi var.Balkon çöktü.Tam yeteneksiz sorumludur.

    Ayırtım gücünü geçici olarak yitiren kişilerbu süredeki zararlarından sorumludurlar.eğer bu kişi ayırtım gücünü yitirmesinden sorumlu olmadığını kanıtlarsahiçbir zarardan dolayı sorumlu olmaz.

    8.3.2.1.3 Dava Yeteneği Bakımından Tam Yeteneksizlerin Durumu

    Dava açamazlar bunlara karşı dava açılamaz.Yasal temsilci dava açabilir.

    8.3.2.2 Sınırlı Yeteneksizler

    Ayırtım gücü olan ama ergin olmayan veye kısıtlı olan kişilerdir.Sezgin ama ergin değil veya sezgin ama kısıtlı.

    8.3.2.2.1 Hukuki İşlem Bakımından Sınırlı Yeteneksizler

    Ancak yasal temsilcilerinin onayı ile işlem yapabilirler.Onay işlemden önce ise izin,işlemden sonra isegicazet denir.Hicazet açık veye örtülü olarak verilebilinir.Hicazet ya da izin işlemin bir kısmı ya ad hepsi için verilebilinir.

    Sınırlı yetebneksiz izin almadan iş yapmışsasorumlu değil.Karşı taraftaki sorumludur.İşlem yapılmış gibi sayılır.Buna askıda geçersiz işlem denir.2 gurup istisnası vardır.

    8.3.2.2.1.1 Sınırlı Yeteneksizlerin tek başına yapabilecekleri işlemler.

    • Karşılıksız kazanmalarda bulunabilirler.(bağış)
    • İbra ( Alacaklının alacağından vazgeçmesi) aklanma yapabilirler
    • Temsilci alarak işlem yapabilirler.
    • Kişiye sıkı biçimde bağlı hakları kullanabilirler.
    • Vasiyetneme doldurabilirler 15 yaşını doldurmaları gerekir
    • İlem yetenekleri bazı durumlarda artar.

    Yeteneğin genişlediği durumlar

    1. Bir meslek ya de sanatla uğraşmasına izin verildiği durumda o meslek ya da sanatla ilgili ne gerekiyorsa yapabilir.Berber dükkanı kiralıyabilir.
    2. Ailesi dışında yaşamasına izin verilmişse kazancını istediği gibi harcayabilir.

    8.3.2.2.1.2 Sınırlı yeteneksizlerin hiç yapamayacağı işlemler.

    Bu işlemleri yasal temsilci de yapamaz.

    1. Kefil 0lamazlar
    2. Vakıf kuramazlar
    3. Bağış yapamazlar

    8.3.2.2.2 Sınırlı Yeteneksizlerin Haksız eylem yetenekleri

    Ayırtım yetenekleri olduğuna göre haksız eylem yetenekleri tamdır.

    8.3.2.2.3 Sınırlı yeteneksizlerin dava yetenekleri

    İşlem yeteneklerinin olduğu konularda dava yetenekleride vardır.İşlem yeteneklerinin omadığı konularda dava yetenekleri de yoktur.

    8.4 Kişilik Türleri

    8.4.1 Gerçek Kişi

    • Bütün insanlar kişidir.Çünkü her insanın hak yeteneği vardır.
    • Ama yasa koyucu bazı haklara kısıtlamalar getirmiştir.Mesala 35 yaşını geçmemiş kişi evlat edinemez.
    • Sınırlama yurttaşlık hakları ile ilgili olabilir. Abancılar türkiyede berberlik yapamaz.
    8.4.2 Tüzel Kişi
    • Bakanlıklar, kitler, belediyeler, üniversiteler, anonim kollektif vb şirketler
    • İnsan dışındaki varlıkları kişi, yapan sadece yasalardır.

    Evlenemezler, miras sahibi olamazlar.

    8.5 Kişilik Ne Zaman Başlar

    MK : Kişilik sağ va tam doğumla başlar.

    Sağ doğum: Canlı doğum

    Tam doğum: Ana rahminin dışında olmak.

    Ana rahminde çocuk varsa sağ ve tam doğduğunda haklardan yararlanır.

    8.6 Kişilik Ne Zaman Sona Erir

    Ölümle sona erer . Hakkıda olmaz borcuda olmaz. Kişinin ölümü kanıtlanmalıdır. Nüfuz sicili ile. Ceset yoksa ispata yönelik 2 kurum vardır.

    8.6.1 Ölüm Karinesi

      Bir kişi ölümüne kesin gözüyle bakılacak bir tehlikede bulunup cesedi bulunamamışsa kişi ölüdür. Vali ya da kaymakam nüfusa bildirir.

    8.6.2 Yitiklik (Gayiplik)

    Tehlike çok büyük değilse kişi kazadan kurtulmuş olabilir. Ölümü kesin olmayan olası bir tehlikede kaybolan kişiler için geçerli bir kurumdur. Yitiklik kararı için mahkeme karar verir.

    Örnek

    Pervaneli uçak düştü iki kişinin cesedi yok .Yargıcın yitiklik kararı verebilmesi için 3 koşul gereklidir.

    1. Alttaki 2 durumdan birinin olması gerekmektedir.
    • Kişi ölümü çok olası bir tehlikede bulunması gerekir.
    • Kişiden uzun zamandan beri haber alınamıyor olması gerekir.
    1. Belli bir sürenin geçmiş olması gerekir. Ölüm tehlikesine dayanarak karar alacaksanız 1 yıl, kişiden haber kesilmişse 5 yıl geçmesi gerekir.

    Yitiklik kararıyla birlikte bütün haklar mirasçılara geçer.Kişi gelirse ölmemiş olabilir diye mahkeme mirasçılardan teminat ister.Teminat ; yitiklik kararı ölüm tehlikesine dayanmışsa 5 yıl , haber alınmamasına bağlanmışsa 15 yıl olur.

    Evlilik bakımından: Evliliği sürdürmek yada bitirmek sağ kalan eşe kalmıştır.

    8.7 HISIMLIK: İki kişi arasındaki hukuksal ilişki demektir. 3 türü vardır.

    8.7.1 Kan Hısımlığı: Birbirinin soyundan ya da ortak bir soydan gelenler arasındaki ilişkidir.

    8.7.1.1 Alt Soy-Üst Soy Hısımlığı:Birbirinden doğan ya da türeyenler içindir.

    Kare ve dikdörtgenler erkek bireyle yuvarlaklar ise bayan bireyleri temsil etmektedir.

    8.7.1.2 Çevre Hısımlığı: Ortak bir soydan gelenler arasındaki hısımlıktır. Kardeşler kuzenler

     

    Hısımlığın Yakınlığının Derecesi:

    1.derece: En yakın

    2.derece

    3.derece

    4.derece

    5.derece: 5. dereceden sonrasının önemi yoktur.

    Yasaya göre yakınlığın derecesi doğum sayısına başlıdır.

    8.7.2 Evlenme Hısımlığı: Evlenen kişinin eşinin kan hısımları ile hısımlığıdır.

      Karı koca hısım değildir. Eşlerden birinin kan hısımlığı ile diğer eşin kan hısımları arasında kan hısımlığı yoktur.

    8.7.3 Sözleşme Hısımlığı: Evlat edinme ile oluşan hısımlıktır. Evlat edinebilmesi için kişi 35 yaşını geçmeli ve çocukla yaş farkı en az 18 olmalıdır. Evlatlık daha çok evlatlığın yararına olan bir kurumdur. Bir kişinin evlatlık edinebilmesi için alt soyu olmaması gerekmektedir. Yargıcın evlatlık için izni gerekir. 2 3 kişi bir kişiyi evlat edinemez fakat karı koca birlikte evlat edinebilir. Eşin rızası olmadan evlat edinilemez.

     8.7.3.1 Evlat Edinme ile Doğan Hısımlığın Özellikleri:

    1. Sınırlı bir hısımlıktır. Bu hısımlık evlat edinenle edinilen arasında bir hısımlıktır.

    2. Dede ile evlatlık arasında hısımlık yoktur.

    3. Evlat edinme ile doğan hısımlık ortadan kaldırılabilir: Belli koşullara bağlıdır bu evlatlı9ğın kaldırılması a) Evlatlık gerektiği gibi davranmıyorsa b) Evlat edinen gereğini yapmıyorsa.
    4. Mirasta Gözükür: Yalnızca evlatlık mirasçıdır. Evlat edinen evlatlıktan miras edinemez. BU miras sözleşme ile ortadan kaldırıla bilinir. Kan hısımlığında çocuğunuzun miras hakkını engelleyemezsiniz.
    5. Evlatlıkla, evlat edinen evlenebilir. Evlatlık biter karı koca olurlar.

    8.8 Yerleşim Yeri (İkametgah)

    Bir kişinin belli bir yerle ilişkisi demektir. Yerleşim yeri (ikametgah) adres değildir. Kenttir, İstanbul Ankara vb. Bir kişiye dava açılacaksa yerleşim yerinde açılır. Yerleşim yerinin önemi buradan gelir.

    2 Türlü yerleşim yeri vardır:

    8.8.1 isteğe Bağlı Yerleşim Yeri: Kişi yerleşim yerinin kendi belirler. Bu isteğe bağlı yerleşim yeri yetenekliler için geçerlidir. Yasada yerleşim yeri kişinin yerleşmek niyeti ile oturduğu yerdir.
    • Oturma Niyeti: Bir yerde yaşamını sürdürme niyeti varsa oturma koşulu oluşmuş demektir. Objektif koşuldur.
    • Yerleşme Niyeti: Sübjektif koşuldur. Kişini oturduğu yerde yerleşme niyetinin olması demektir. Yani uzun süre orda yaşama.

    Oturma niyeti ile yerleşin niyeti aynı ev içinse orası yerleşim yeridir. Ancak belirli kişilerin oturduğu yeri yerleşim yeri olmayabilir askerler memurlar için.

    8.8.2 Yasanın Belirlediği Yerleşim Yeri: Kişinin yerleşim yerini yasa belirler.

    Yasa;

    • Velayet altında bulunan kişilerin(18 yaşından küçük kişilerin) yerleşim yeri Anne ve babalarının yerleşim yeridir(ikisi de velayete sahipse). Velayet hakkı annede ise çocuğun yerleşim yeri annenin yerleşim yeridir.
    • Eli kişilerden kadının yerleşim yeri kocanın yerleşim yeridir.
    • Vesayet altında bulunan kişinin yerleşim yeri vesayeti veren mahkemenin bulunduğu yerdir.

    Hangi tür yerleşim yeri olursa olsun 3 ilke vardır.

    1. Her kişinin bir yerleşim yeri vardır. Yerleşim yerinin zorunluluğu ilkesi denir.
    2. Kişinin aynı anda yalnız bir yerleşim yeri olabilir. Buna yerleşim yerinin tekliği ilkesi denir.
    3. Yerleşim yerinde süreklilik vardır. Buna da süreklilik ilkesi denir.

    Ders Notu 3 Olgu Çalışmaları

    OLGU 1

    A 35 YAŞINDA VE KISITLIDIR. A BİR MALINI SATAR.

    1. A EYLEM YETENEĞİ BAKIMINDAN HANGİ GURUBA GİRER.
    2. A'NIN YAPTIĞI İŞLEM GEÇERLİMİDİR NEDEN TARTIŞINIZ
    3. Bu GEÇERSİZLİĞİN TÜRÜNÜ VE ÖZELLİKLERİ AÇIKLAYINIZ
    4. A BAŞKALARINA VERDİĞİ ZARARDAN SORUMLU TUTULURMU
    5. A NIN HAK YETENEĞİ VARMIDIR.

    İpucu: Sınırlı yeteneksizce yapılan işlem askıda geçersizdir. Yasal temsilci yapılan işleme onay verir ya da vermez. Yasal temsilci yapılan işleme onay verirse Hicaz denir. Sınırlı yeteneksizler işlemlerini yasal temsilcileri ile yaparlar. İşlemden önce izin almak koşulu ile kendi işlemlerini yapabilirler. İzin alınmadan yapılan işlemler yasal temsilcinin onayına bağlıdır. Bu duruma askıda geçersizlik denir.

    Askıda Geçersizliğin Sonuçları:

    • Sözleşme diğer tarafı bağladığı halde sınırlı yeteneksizi bağlamaz. Yasal temsilciyi baş vurulur.
    • Yasal temsilci onay verirse işlem başından itibaren geçerlidir. Yasal temsilci işlemin bir kısmına da onay verebilir. O halde onay verilen kısım geçerlidir. Yasal temsilci işleme onay vermezse işlem iptal edilir.
    • B belli bir süre ister. Bu süre zarfında yasal temsilci izin verirse işle4m geçerlilik kazanır. Yasal temsilci bu süre boyunca sessiz kalırsa işlem geçersiz sayılır.
    • A (sınırlı yeteneksizler) verdiği zarardan sorumludur.
    • A nın hak yeteneği sağ ve tam doğumla başlar

    OLGU 2

    16 YAŞINDAKİ A, BİSİKLETİ İLE GİDERKEN BİR OTOMOBİLE ÇARPAR. ARACIN SAHİBİ A NIN KAZAYA NEDEN OLDUĞUNU İLERİ SÜREREK 5 MİLYON ZARARIN ÖDENMESİNİ İSTER. YANINDA PARA OLMAYAN A 5 MİLYON LİRALIK BİR SENET İMZALAR.

    1. A EYLEM YETENEĞİ BAKIMINF-DAN HANGİ GURUBA GİRER.
    2. A OTOMOBİLE VERDİĞİ ZARARDAN SORUMLU TUTULABİLİRMİ
    3. A NIN İMZALAIĞI SENET GEÇERLİMİDİR.
    4. A NIN BABASININ ARAÇTA YALNIZ 3 MİLYON LİRALIK ZARAR VAR DEYİP ÖDEYECEĞİNİ SÖYLEMESİ BU SORUNUN ÇÖZÜMÜNÜ ETKİLERMİ

    İpucu: A ergin değildir. Sezgin ise sınırlı yeteneksizdir. Sezgin değilse tam yeteneksizdir. Tam yeteneksiz ise kişi işlem geçersizdir. A (tam yeteneksiz ) verdiği zarardan sorumlu değildir. A sınırlı yeteneksizse verdiği zarardan sorumludur.

    OLGU 3

    A ARKADAŞI B YE TELEVİZYONUNU KULLANMAK İÇİN ÖDÜNÇ ALMIŞTIR.

    1. A TELEVİZYONU C YE SATARSA C TELEVİZYONUN MÜLKİYETİNİ KAZANABİLİRMİ NEDEN NASIL
    2. A B NİN TV SİNİ ÇALMIŞ OLSA İDİ VE DAHA SONRA C YE SATMIŞ OLSA İDİ YUKARDAKİ SORUNUN CEVABI DEĞİŞİRMİ İDİ NEDEN NASIL
    3. C ÇALINTI TV Yİ İKİNCİ EL SATAN BİRYERDEN ALMIŞ OLSA İDİ İYİ İNYETİ KORUNURMUYDU NASIL
    4. A 18 YAŞINDAN KÜÇÜK OLSA İDİ YANİ HUKUKİ İŞLEM YAPMA YETENEĞİ BULUNMASA İDİ C NİN İYİ NİYETİ KORUNURMUYDU

    İpucu: C iyi niyetli ise malın sahibi olur. Fakat mal sahibinin rızası dışında alınmışsa mal C nin olamaz. A sınırlı yeteneksiz ise Yasal temsilci izin vermezse C nin iyi niyeti önem kazanmaz.

    OLGU 4

    GERÇEKTE

    Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı