Ödev Sitesi aradagınız tüm konular!!

Ödev Sitesi aradagınız tüm konular!!

Kpss Sınavında Çıkabilecek Güncel Konular KPSS-A Nedir, KPSS-B Nedir? Kpss Vatandaşlık Uluslararası Kuruluşlar Sunusu Tarih, Coğrafya, Vatandaşlık, Eğitim Bilimleri ve Matematik Kpss Vatandaşlık,Anayasa ve Tarih İle İlgili Sınav Kazandıracak Püf Noktaları Kpss A Sınavlarına Hazırlık İçin Temel Başvuru Kaynakları Kpss Türkçe Ders Notları Kpss İngilizce Ders Notları Kpss İnkılap Tarihi Ders Notları Kpss Matematik Konu Anlatımı - Kpss Coğrafya Ders Notları Kpss Tarih Ders Notları

ENZİMLERİN UYGULAMA-KULLANIM ALANLARI

23/3/2009
Kategori: Biyoloji

Zamanında enzimler genelde endüstri, klinik, tıp ve eczacılık gibi alanlarda kullanılmaktadır. Enzimler ;bitkisel, hayvansal kaynaklardan ve mikro organizmalardan elde edilmektedir. Örneğin proteini parçalayan enzimlerden olan papain bitkisinden ; fisin.,incir bitkisinden; nişastayı parçalayan alfa-amilaz,çimlenmekte olan arpadan ;tripsin,büyük baş hayvanların pankreaslarından ;pepsin tavuk ve sığırların bazı sindirim lizozim,yumurta akından ;rennin veya proteaz enzimi ,süt emmekte olan buzağıların 4.midesinden endüstriyel ölçmekte üretilmektedir.

Enzim kaynağı olarak mikroorganizmalar; kolay çoğalabilmeleri , enzim oluşumunun kolay kontrol edilebilmesi gibi nedenlerden dolayı potansiyel kaynak olarak düşünülürler. Bitkilerden elde edilen proteazların yanında , bakterilerden de proteaz amilazlar ve glikoz-izomeraz gibi endüstriyel öneme sahip enzimler de elde edilmektedir. Ayrıca glikoz oksidiz ,katalaz, lipaz ,laktoz vb. daha birçok enzim küf mantarından elde edilmektedir.

Bugün tıp ,eczacılık, tarım, hayvancılık, çevre,gıda ,kağıt,tekstil,deterjan vb. birçok alanda enzimler kullanılmaktadır. Son yıllarda biyoteknoloji alanında gelişmelerle elde edilen enzimlerin kullanımının en fazla olduğu alan gıda endüstrisidir.proteazlar ve amilazlar bu alanda en çok kullanılan enzimlerdir. Eczacılıkta da enzimler kullanılmaktadır. Bu alandaki en iyi örneği ,hazım kolaylaştırıcı bazı ilaçların bileşimindeki besinlerimizin temel bileşenlerinden olan proteini parçalayan proteaz ,nişastayı parçalayan selüloz ,yağları parçalayan lipaz ve laktozu parçalayan laktaz enzimlerdir. Enzimlerin eczacılıkta kullanıma bir diğer örnek de penisilin amidan enzimidir.

Yine enzim kullanımının en fazla olduğu alanlardan biriside deterjan endüstrisidir. Deterjanlar kullanılacakları alana göre bileşimi değişen kompleks karışımlardır. Bazı deterjanlar alkali koşullarda aktivite gösteren alkali-protez (bazik) enzimlerini içerirler,bazı deterjanların yapımında da amilaz ve lipazlar kullanılmaktadır. Bu enzimlerin etkisi ile özellikle protein , yağ ve nişastanın tesiriyle oluşan kirlilik etkisi bir şekilde temizlenir. Deri işlemede ve deri endüstrisinde de enzimlerden yararlanılmaktadır. Bakteriyel protezler,deri dokusu dışındaki proteinlerin ve yağların temizlenmesinde bazı proteazlar

Deriden kılların ayrılmasında ve derinin yumuşatılmasında kullanılmaktadır. Ayrıca çeşitli selülozlu atıkların karbon kaynağı olarak kullanılmasında ,kalitesiz yağlardan daha kaliteli yağların elde edilmesinde enzimlerden yararlanılmaktadır.

Yapılan pekçok araştırma sonucunda,enzimlerin kullanım alanları giderek artmaktadır.Özellikle son yıllarda rekombinant-DNA teknolojisine paralel olarak ,yeni ve istenilen özellikteki enzim elde edilmesi mümkün olmaktadır;buna bağlı olarak da enzim kullanımı giderek yaygınlaşacaktır.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

İKLİM NEDİR?

23/3/2009
Kategori: Biyoloji

Hava durumu ne beklediğimiz; iklim ise ne elde ettiğimizdir. Hava durumu kısa bir zaman periyodundaki atmosfer koşullarıdır. Örneğin bugünün havası ya da bu haftanın havasından söz ederiz. İklim, uzun bir zaman periyodu içinde her gün gerçekleşen hava olaylarının toplamını temsil eder.

Akdeniz'de yaşayanlar beyaz bir kış özlemi duyarken; Doğu Anadolu'da yaşayanlar ise daha az karlı ve ılık bir kış bekleyebilirler. Mart ayında Antalya'ya veya Palandöken'e seyahat ederken valizimizi farklı hazırlamamız rastlantı değildir. Bu örnekler iklim bilgisini hayatımızda nasıl kullandığımızı gösterir. İlave olarak;
-Evlerimiz yaşadığımız yerin iklimine uygun olarak dizayn edilirler.
-Çiftçiler ilkbaharın son donlarından sonbaharın ilk donlarına kadar büyüme sezonu uzunluğuna göre plan yaparlar.
-Şirketler ısı gereksinimlerini kışın ısınmak için ve yazın soğutmak için ne beklediklerine göre ayarlarlar.

İklimbilimci iklimin etkisini açıklamaya ve keşfetmeye çalışır. Toplum da bu şekilde kendi aktivitelerini planlayabilir, binalarını ve iç mekanlarını dizayn edebilir ve karşıt koşulların etkilerine hazırlıklı bekler. Her ne kadar iklim hava durumu değilse de; sıcaklık, yağış, rüzgar, güneş radyasyonu gibi aynı terimler ile tanımlanmaktadır.

İklim genellikle beklentiler ile, veya iklimbilimcilerin geleneksel olarak 30 yıllık ortalamalar olarak yorumladığı "normaller" ile tanımlanır. Değişkenlik kavramını anlamadıkça normal kavramı da kendi içinde yanlış anlaşılabilir. Örneğin birçok kişi Antakya ili için yazları sıcak ve güneşli havanın normal olduğunu düşünürken tarih ve klimatoloji bize bunun tüm hikaye olmadığını söylüyor. Antakya' da yazları sıcak ve güneşli hava sık görülmesine rağmen Ağustos 1941' de, Haziran 1945'te, ve Mayıs 2001'de ciddi seller önemli zararlara sebep olmuştur.

Klimatoloji, iklimi meydana getiren meteorolojik parametrelerin analizini yapar. Farklı iklimlerin oluşum nedenlerini ve iklimde meydana gelen değişimleri inceleler. Çünkü iklim gıdanın varlığı ve kalitesi, su, barınma ve yaşama ortamı açısından hayati önem taşıyan doğal bir kaynaktır.
   
İklim aynı zamanda ekstrem hava olayları ile kendini gösteren potansiyel bir tehlikedir. İklim bilgisi bu olayların etkisini azaltmak için de gereklidir. WMO Genel Sekreteri Obasi'nin de dediği gibi "Eğer bugünün iklim durumunu bilirsek ve bunun yakın geçmişle olan farkını ortaya koyabilirsek, gelecek için planlar yapmaya başlayabiliriz." Gerçekten de bu konuda son yıllarda ortaya çıkan beceriler sosyo-ekonomik aktivitelerin planlanıp düzenlenmesine yardımcı olmaktadır.

a-İklimin coğrafi çevreye ve insan yaşamına etkisi
İklim, coğrafi çevrenin şekillenmesini ve insan yaşamını çok yakından kontrol eden bir etmendir. İklimin etkisi uzun yıllar boyunca kendini gösterdiği gibi cansız çevrede ve özellikle bütün canlıların yaşamındaki yıllık değişmeleri de iklim düzenler. İklimin etkilerini yansıtan pek çok örnek verilebilir. Bu etkilerin bazıları kısaca şöyle belirtilebilir:
İklim, özellikle sıcaklık ve nem, kayaların fiziksel parçalanması ve kimyasal dağılmasının en belli başlı etmenlerindendir. Yeryüzünde işleyen dış kuvvetlerin dağılışı, etki şekilleri ve etki süreleri iklimin kontrolü altındadır. Akarsu topografyası, kurak bölge şekilleri, buzul yöreleri, hatta kıyı şekilleri iklime uygun bir dağılış gösterir. Örneğin fırtınaların fazla, dalgaların büyük olduğu kıyılarda yarlar daha çoktur ve çabuk gelişir.

Akarsuların tipleri ve rejimleri, göllerin dağılışı, göl sularının kimyasal özellikleri yine iklime bağlıdır. Örneğin kurak bölgelerde çanaklar fazla olduğu halde onları dolduracak yağış, yani su yoktur. Çünkü bu bölgelerde iklim kuraktır. Diğer yandan deniz akıntıları ile rüzgarların yıllık yön değiştirmesinin belirgin olduğu Muson ülkeleri denizlerinde, yani Güney ve Güneydoğu Asya'da, deniz akıntıları da rüzgara bağlı olarak yön ve hız değiştirir.

Doğal bitki örtüsünün tür, miktar ve biçim yönünden dağılışı doğrudan doğruya iklimin kontrolü altındadır. Doğal bitki yaşamını düzenleyen bu iklim koşulları insanın yetiştirdiği kültür bitkilerini de etkiler. Dolayısıyla insanın tarımsal, ekonomik etkinliklerinin biçimini de iklim belirler.

İnsanların yeryüzündeki dağılışı da doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak iklime bağlıdır. Örneğin insanların pek bulunmadığı çöllerle, sürekli donmuş haldeki kutuplar iklimleri nedeniyle boş kalmışlardır. Modern yapılar ve diğer medeni araçlar insanları ancak bir dereceye kadar iklim etkisinden korumaktadır. Fakat insanın günlük yaşamını, yaşam biçimlerini, yiyecek ve giyecek şekillerini; hatta sağlık, karakter ve ruhsal etkinliklerini kontrol eden en belli başlı etmenin iklim olduğu inkar edilemez. Örneğin gezici alçak basınçların ( siklonların ) etkisi ile hava durumlarının hızlı değişiklikler gösterdiği orta enlemlerde bu değişiklikler sağlığa zararlı olmakta, diğer yandan insanları uyararak onları hareketli olmaya zorlamaktadır. Hızlı hava değişikliklerinin az olduğu sıcak iklimlerde ise insanlar yavaş, sakin görünüşlü fakat öfkelidirler.

İklim insanın yalnız yaşayışı değil, ekonomik etkinlikleri üzerinde de büyük etkiye sahiptir. Tarım ve endüstri alanlarının dağılışı, onlara bağlı olarak ticaret şekilleri iklimin kontrolü altındadır. Onun için orta enlemler endüstriye, tropik ve subtropik bölgeler tarıma daha uygundur. Avrupa ve Kuzey Amerika'nın orta enlemlerinde gelişen endüstri için Asya, Afrika ve Güney Amerika'nın tropikal ve subtropikal bölgelerinden ham madde, aksi yönde de işlenmiş maddeler asırlardan beri taşınmaktadır. Bu ticaret yolları, yelkenli gemiler çağında doğrudan doğruya rüzgar sistemlerine bağlı olarak gelişmiş bulunuyordu. Örneğin Avrupa'dan Amerika'ya alize rüzgarları ile gidilmekte ve batı rüzgarları ile dönülmekte idi. Onun için alizelere Ticaret Rüzgarları ( Trade Winds ) adı verilmiştir.

b-İklim Öğeleri
İklim öğeleri, çeşitli oranlarda birleşerek bir yerin iklimini oluşturan atmosfer özellikleridir. Güneşlenme, sıcaklık, basınç, rüzgar, yağış vb. iklim öğeleridir. Bu iklim öğeleri birtakım etmenlerin etkisiyle belirir ve biçimlenir. Bu iklim etmenleri enlem etkisi, kara ve denizlerin etkisi, yükseklik, rüzgar yönü, yer şekilleri, bitki örtüsü, deniz akıntıları vb. olaylardır.
İklim öğe ve etmenleri bir dereceye kadar birbirinden ayırt olunabilir. Fakat bu ayırma her zaman kolay değildir. Örneğin rüzgar yönü kuşkusuz bir iklim öğesidir. Ancak denizden karaya esen rüzgar, nem ve serinlik getiren bir etmen olarak da etki yapar. İklim öğelerinin bir bölümü ölçülebilir ( örneğin; enlem ), diğer bir bölümü ise ölçülemez ( örneğin; deniz etkisi). İklim etmenlerinin etkilerinin de ölçülebildiği ve ölçülemediği durumlar vardır. Sonunda bu öğe ve etmenlerin çeşitli oranlarda karışmasıyla iklim tipleri, onlara bağlı olarak iklim bölgeleri ve iklim kuşakları doğar. Aslında klimatolojinin amacı da bu iklim tipleri ve bölgelerini incelemektir.

Klimatoloji çalışmalarında yine bu amaçla önce genel olarak iklim öğe ve etmenleri ele alınır, bunlardan genel kurallar çıkarılır. Daha sonra bu iklim öğe ve etmenlerinin birlikte oluşturdukları hava koşulları , yani hava tipleri bir bütün halinde incelenir. Son olarak da bu koşulların yeryüzü ve diğer coğrafi olaylarla ilgileri belirtilmek yoluyla iklim bölgelerinin incelenmesine geçilir.

1-Sıcaklık
Isı; cisimlerde moleküllerin hareketiyle ilgili bir iç enerjidir. Sıcaklık ise ısının dışarıya karşı yaptığı etkinin bir göstergesidir. Yeryüzünün tek enerji kaynağı güneştir. Güneşten gelen kısa dalga radyasyonla önce yeryüzü ısınır daha sonra yansımayla atmosfer ısınmaktadır. Bununla birlikte atmosfer sıcaklığı karışık birçok olayın sonucudur. Çeşitli nedenlerden dolayı yeryüzü farklı ısınmaktadır. Bu farklı ısınma atmosferde de sıcaklık farklılıkları meydana getirerek hava hareketlerine neden olmakta ve çeşitli meteorolojik olayları tetiklemektedir.
 

2-Yağış
Atmosferdeki yoğunlaşma sonucu meydana gelen su damlacıkları başlangıçta birkaç mikronla 100 mikron çapındadır. Bunların bir arada toplanmasından bulutlar meydana gelir. Fakat bilindiği gibi her buluttan da yağış düşmemektedir. Yağışın düşebilmesi için damlacıkların Tor Bergeron, ve Çarpma-Birleşme teorisine göre birleşip 0.5 mm çapına ulaşması gerekir.
Yağışın meydana gelmesinde esas rolü oynayan yoğunlaşmada havanın soğuması önemli bir etkendir. Bu yüzden yağış tiplerini soğuma şekillerine göre incelemek mümkündür.

a)   Konvektif yağışlar: Yerdeki sıcak hava kütlesinin konvektif yükselmesiyle meydana gelen genellikle sağanak şeklindeki yağışlardır.

b) Orografik Yağışlar: Hava kütlelerinin bir engebeye çarparak yükselmesi ve soğuyarak yoğunlaşması sonucu meydana gelen yağışlardır.

c) Cephesel Yağışlar: Hava kütleleri arasındaki cephelere bağlı meydana gelen yağışlardır. Yeryüzündeki yağışların büyük kısmı bu şekildedir.

3-Nem
Bildiğiniz gibi nispi nem mevcut basınç ve sıcaklıkta havadaki su buharı miktarının aynı basınç ve sıcaklıktaki havanın alabileceği maksimum su buharı miktarına oranına denir ve % olarak ifade edilir. Diğer bir deyişle nispi nem havanın doyma açığını gösterir. Nispi nem mutlak nem miktarını vermez. Kutupta ve ekvatorda RH= %50 ise mutlak nemleri eşit değildir.
RH=100*mutlak nem/doyma miktarı
15/30 Ekvator
3/6 Kutup
Mutlak Nem ilave edilecek.

4-Rüzgar:
Bilindiği gibi havanın, bütün gazlar gibi, genleşme ve akma kabiliyeti vardır. Yatay yönde yer değiştiren bir hava kütlesinin hareketine rüzgar denir.
Yeryüzünün farklı ısındığını söylemiştik. Böylece ısınarak genleşen ve yoğunluğu azalan hava kütlesi yükselecek ve bir alçak basınç alanı oluşturacaktır. Sıcaklığı daha az olan bölgede ise hava soğuyarak sıkışır ve komşu bölgeye doğru akmaya başlar. Ve rüzgar meydana gelir. Rüzgarın 3 özelliği vardır. Rüzgarın hangi yönden, ne kadar süreyle ve ne kadar sıklıkla estiğinin bilinmesi gerekir.
Rüzgar bilgileri yenilenebilir enerjisi çalışmaları açısından çok önemlidir. Rüzgar tribünlerinin kurulabilmesi için gerekli rüzgarlı alanların tespit edilmesi çok önemlidir. Coğrafi faktörler rüzgarın hızını önemli ölçüde etkilemektedir .

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

BİTKİLERDE ÜREME VE GELİŞME

23/3/2009
Kategori: Biyoloji

BİTKİLERDE ÜREME VE GELİŞME:Bitkilerde döllenmeyi sağlayan gerçek gametler mayoz bölünmeyle değil, mayozu izleyen mitoz bölünmeli hazırlık dönemiyle meydana getirilir. Bu hazırlık dönemine monoploit gelişme evresi denir.

A. ÇİÇEKSİZ BİTKİLERDE ÜREME
Çiçeksiz bitkilerin hemen hepsi spor meydana getirir. Sporlar çimlenerek haploid bitkicikleri (gametofitleri) oluştururlar. Üremelerinde eşeysiz ve eşeyli üremenin birbirini takip etmesi yani döl almaşı (=¤¤¤¤genez) görülür.

  • Su yosunlarının çoğunda zigot mayoz geçirerek sporlar oluşur ve haploid evre hakimdir.
  • Kara yosunlarında döllenme sonucu oluşan zigottan mitoz bölünmelerle meydana gelen sporofit bitki gametofit bitki üzerinde gelişir ve mayozla sporlar oluşturur. Sporlar mitozla çimlenerek gametofit bitkiyi meydana getirir. Haploid evre hakimdir.
  • Eğrelti otlarında döllenmeyle oluşan zigot mitoz bölünmelerle sporofit bitkiyi oluşturur. Sporofit fotosentez yapabilir, üzerindeki spor keselerinden mayoz bölünmeyle oluşan sporlar çimlenerek gametofiti oluşturur. Diploid evre hakimdir.
 


B. ÇİÇEKLİ BİTKİLERDE ÜREME
1. Çiçeğin Yapısı
Çiçekli bitkide, eşeyli üremeyi sağlayacak organların meydana geldiği yer çiçektir.

2. Embriyo Kesesi ve Yumurtanın Oluşumu
Dişi organın yumurtalığında (ovaryum) bir veya bir kaç tane tohum taslağı bulunur.
Her tohum taslağı içerisinde 2n kromozomlu megaspor (makrospor) ana hücresi vardır. Bu hücre mayoz ve mitoz bölünmeler geçirerek, yumurtanın da içinde bulunduğu 8 çekirdekli embriyo kesesini oluşturur.

 

3. Çiçek Tozu (Polen) Oluşumu
Erkek organın anter (başcık) kısmındaki polen keseleri içerisinde 2n kromozomlu polen ana hücreleri (mikrospor ana hücresi) bulunur. Polen ana hücresi mayoz bölünmeye uğra¤¤¤¤¤ 4 tane n kromozomlu mikrospor hücresini oluşturur. Her mikrospor bir defa mitoz geçirerek iki çekirdekli hale gelir. Oluşan bu yapılara polen denir. Polendeki çekirdeklerden biri mitoz geçirerek iki adet sperm oluşur. Diğer çekirdek ise, tozlaşma sonrasında polen tüpünü oluşturur.

 


4. Tozlaşma ve Döllenme
Çiçek tozlarının (polenlerin), hazırlandığı yer olan erkek organ başcığından dişi organ tepeciğine; yağmur, rüzgâr, böcekler, diğer bazı hayvanlar ve su aracılığıyla taşınmasına tozlaşma denir.

5. Döllenme Sonucu oluşan Yapılar
Polen tüpüyle taşınan sperm çekirdeklerinden birisi yumurta hücresiyle döllenerek zigot’u oluşturur. Zigot mitoz bölünmelerle gelişerek embriyoyu (2n) meydana getirir.


 

Polen tüpüyle taşınan diğer sperm hücresi embriyo kesesinin ortasındaki diploid polar hücre (başlangıçta iki haploid polar çekirdek halindeyken sonradan birleşmişlerdir) ile döllenerek triploid hücreyi (3n) meydana getirirler. Triploid hücre mitozla gelişerek endospermi (besin dokusunu) oluşturur.

6. Tohum ve Meyve Oluşumu
Döllenmelerden sonra embriyo kesesinin dış kısmındaki tohum taslağı örtüsü gelişerek tohum kabuğu ve zarını (testa) oluşturur.
Meyve, tohum gelişimini tamamlamış yumurtalıktan ve dişi organın çeperinden meydana gelir. Meyveler, tohumlarıyla beraber yenilerek veya çeşitli yollarla taşınarak, tohumların geniş alanlara dağıtılmasını sağlar. Her meyvede yumurtalıktaki tohum taslağı sayısı kadar tohum bulunur.

C. ÇİMLENME ve GELİŞME
Gelişme döllenmeden hemen sonra ana bitkiye bağlıyken başlar. Zigotun bölünmeleriyle ilk yapraklar, çenekler, embriyonik kök ve embriyonik gövde meydana gelir.



 

Embriyo çimleninceye kadar tohumun içinde bu şekilde kalır. Beslenmesi ise tohum içinde endosperm tarafından olur. Ayrıca yüksek yapılı bitki embriyolarında çenekler vardır.
Genç bitkinin fotosentezle kendine yeterli besin üretmesine kadar bitki taslağını besler. Tohum uygun koşullarda çimlenir. Bunlar uygun bir nemlilik (su), sıcaklık ve oksijendir.

Şekil : Bir Fasulye Tohumunda Çimlenme ve Gelişme Evreleri

Böyle uygun bir ortamda, tohum ilk olarak su emerek şişer. Bu sayede enzimler daha aktif hale geçer. Nişasta gibi depo besinler yıkılır. Hücresel solunum ve peşinden mitoz bölünme hızlanır.
Bölünmelerin hızlanmasıyla ilk kök oluşur. Sonra sırasıyla ilk yapraklar ve gövde gelişmeye başlar. Ortam ışıklıysa klorofil sentezi yapılır ve fotosentez başlar. Belirli bir süre gelişen bitkide, en son olarak çiçek oluşumu sağlanır.
Bitkide gelişme ve büyüme hayat boyu devam eder. Dökülen yaprakların yerine yenileri oluşur. Meristem dokular hayat boyu korunduğu için, göde ve dalların uzaması sınırsızdır.

BİTKİLERDE ÜREME ve GELİŞME

BİTKİLERDE ÜREME VE GELİŞME

Bitkilerde döllenmeyi sağlayan gerçek gametler mayoz bölünmeyle değil, mayozu izleyen mitoz bölünmeli hazırlık dönemiyle meydana getirilir. Bu hazırlık dönemine monoploit gelişme evresi denir.

A. ÇİÇEKSİZ BİTKİLERDE ÜREME
Çiçeksiz bitkilerin hemen hepsi spor meydana getirir. Sporlar çimlenerek haploid bitkicikleri (gametofitleri) oluştururlar. Üremelerinde eşeysiz ve eşeyli üremenin birbirini takip etmesi yani döl almaşı (=¤¤¤¤genez) görülür.

  • Su yosunlarının çoğunda zigot mayoz geçirerek sporlar oluşur ve haploid evre hakimdir.
  • Kara yosunlarında döllenme sonucu oluşan zigottan mitoz bölünmelerle meydana gelen sporofit bitki gametofit bitki üzerinde gelişir ve mayozla sporlar oluşturur. Sporlar mitozla çimlenerek gametofit bitkiyi meydana getirir. Haploid evre hakimdir.
  • Eğrelti otlarında döllenmeyle oluşan zigot mitoz bölünmelerle sporofit bitkiyi oluşturur. Sporofit fotosentez yapabilir, üzerindeki spor keselerinden mayoz bölünmeyle oluşan sporlar çimlenerek gametofiti oluşturur. Diploid evre hakimdir.
 


B. ÇİÇEKLİ BİTKİLERDE ÜREME
1. Çiçeğin Yapısı
Çiçekli bitkide, eşeyli üremeyi sağlayacak organların meydana geldiği yer çiçektir.

2. Embriyo Kesesi ve Yumurtanın Oluşumu
Dişi organın yumurtalığında (ovaryum) bir veya bir kaç tane tohum taslağı bulunur.
Her tohum taslağı içerisinde 2n kromozomlu megaspor (makrospor) ana hücresi vardır. Bu hücre mayoz ve mitoz bölünmeler geçirerek, yumurtanın da içinde bulunduğu 8 çekirdekli embriyo kesesini oluşturur.

 

3. Çiçek Tozu (Polen) Oluşumu
Erkek organın anter (başcık) kısmındaki polen keseleri içerisinde 2n kromozomlu polen ana hücreleri (mikrospor ana hücresi) bulunur. Polen ana hücresi mayoz bölünmeye uğra¤¤¤¤¤ 4 tane n kromozomlu mikrospor hücresini oluşturur. Her mikrospor bir defa mitoz geçirerek iki çekirdekli hale gelir. Oluşan bu yapılara polen denir. Polendeki çekirdeklerden biri mitoz geçirerek iki adet sperm oluşur. Diğer çekirdek ise, tozlaşma sonrasında polen tüpünü oluşturur.

 


4. Tozlaşma ve Döllenme
Çiçek tozlarının (polenlerin), hazırlandığı yer olan erkek organ başcığından dişi organ tepeciğine; yağmur, rüzgâr, böcekler, diğer bazı hayvanlar ve su aracılığıyla taşınmasına tozlaşma denir.

5. Döllenme Sonucu oluşan Yapılar
Polen tüpüyle taşınan sperm çekirdeklerinden birisi yumurta hücresiyle döllenerek zigot’u oluşturur. Zigot mitoz bölünmelerle gelişerek embriyoyu (2n) meydana getirir.


 

Polen tüpüyle taşınan diğer sperm hücresi embriyo kesesinin ortasındaki diploid polar hücre (başlangıçta iki haploid polar çekirdek halindeyken sonradan birleşmişlerdir) ile döllenerek triploid hücreyi (3n) meydana getirirler. Triploid hücre mitozla gelişerek endospermi (besin dokusunu) oluşturur.

6. Tohum ve Meyve Oluşumu
Döllenmelerden sonra embriyo kesesinin dış kısmındaki tohum taslağı örtüsü gelişerek tohum kabuğu ve zarını (testa) oluşturur.
Meyve, tohum gelişimini tamamlamış yumurtalıktan ve dişi organın çeperinden meydana gelir. Meyveler, tohumlarıyla beraber yenilerek veya çeşitli yollarla taşınarak, tohumların geniş alanlara dağıtılmasını sağlar. Her meyvede yumurtalıktaki tohum taslağı sayısı kadar tohum bulunur.

C. ÇİMLENME ve GELİŞME
Gelişme döllenmeden hemen sonra ana bitkiye bağlıyken başlar. Zigotun bölünmeleriyle ilk yapraklar, çenekler, embriyonik kök ve embriyonik gövde meydana gelir.


 

Embriyo çimleninceye kadar tohumun içinde bu şekilde kalır. Beslenmesi ise tohum içinde endosperm tarafından olur. Ayrıca yüksek yapılı bitki embriyolarında çenekler vardır.

Genç bitkinin fotosentezle kendine yeterli besin üretmesine kadar bitki taslağını besler. Tohum uygun koşullarda çimlenir. Bunlar uygun bir nemlilik (su), sıcaklık ve oksijendir.

 

Böyle uygun bir ortamda, tohum ilk olarak su emerek şişer. Bu sayede enzimler daha aktif hale geçer. Nişasta gibi depo besinler yıkılır. Hücresel solunum ve peşinden mitoz bölünme hızlanır.
Bölünmelerin hızlanmasıyla ilk kök oluşur. Sonra sırasıyla ilk yapraklar ve gövde gelişmeye başlar. Ortam ışıklıysa klorofil sentezi yapılır ve fotosentez başlar. Belirli bir süre gelişen bitkide, en son olarak çiçek oluşumu sağlanır.
Bitkide gelişme ve büyüme hayat boyu devam eder. Dökülen yaprakların yerine yenileri oluşur. Meristem dokular hayat boyu korunduğu için, göde ve dalların uzaması sınırsızdır.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

2008-2009 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI .............İLKÖĞRETİM OKULU 8.SI

23/3/2009
Kategori: Biyoloji

1) .   .Proton sayısı 2 olan He atomu için,

    I. Tek katmandan oluşur,

    II. Soy gazdır.

    III. Tabiatta tek atomlu gaz halde bulunur ve bağ yapmaz.

yargılarından hangileri doğrudur?

 

A)I ve III                     B) I, II ve III

C) Yalnız III                D) II ve III

2. Kimyasal tepkimeler için aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

 A) Atomların türü ve sayısı,

 B) Kütle korunur

 C) Farklı özellikte, yeni maddeler oluşur.

 D) Girenlerle ürünlerin kütleleri eşit değildir.

 

3. C2H6     +    O2   ------------------      CO2   +    H2O       

 

  Tepkime denklemi en küçük tam sayılarla

  denkleştirildiğinde suyun katsayısı aşağıdakilerden   hangisi olur?

 

 A )  3       B )  2        C )     1      D )  4

 

4.  . Taşma düzeyine kadar sıvı dolu bir kaba bırakılmış, yüzen bir cismin üzerine sıvının uyguladığı kaldırma kuvveti aşağıdakilerden hangisine eşit olur?

A) Taşan  sıvının ağırlığına                    B) Cismin  hacmine

C) Cismin rengine                                  D) Sıvının hacmine

 

5. Aşağıdaki yapılardan hangisi mayoz bölünme sonucu meydana gelmez?

   A) Polen                      B) Yumurta                             C) Sperm                       D) Zigot

 

6. - DNA’nın her canlıda farklı bilgiler taşımasının sebebi  nedir?

   

A) Çekirdekte bulunması                                       B) Fosfatın dizilişi                                         

C) Organik bazların dizilişi                              D) Şekerin dizilişi

 

7)Aşağıdakilerden hangisi kimyasal değişme değildir?

A)Boyama ile saç renginin değişmesi

B)Ojenin aseton ile çıkarılması

C)Çivinin paslanması

D)Buzun erimesi

8.Bir çiçekten koparılan iki dalın biri Adana’ya diğeri Tekir yaylasına dikiliyor. Biri kırmızı diğeri pembe çiçek açıyor.

     Bu olay aşağıdakilerden hangisi ile açıklanabilir.

 

 A) Modifikasyon                B) Evrim                           

 C) Adaptasyon                   D) Mutasyon

 

9.   Aşağıdakilerden hangisi bitki ve hayvan hücrelerinin mayoz bölünmesi sırasında ortak olaylardan biri değildir?

A) Çekirdeğin kaybolması

B)  DNA’nın kendini eşlemesi

C)  Kromozomların ekvatoral düzlemde sıralanması

D)  Sitoplazmanın boğumlaşarak bölünmesi

10. Periyodik sistemin sağ tarafında yer alan, son katmanında 5,6 veya 7 elektron bulunan ,elektriği ve ısıyı iyi iletmeyen, mat görünümlü olan elementlere verilen isim nedir?

 

A)Alkali metal          B) Metal

C) Ametal                 D) Soygaz

 

11)


. Metallerle ilgili aşağıda verilen özelliklerden hangi

A) Isı ve elektriği iletirler

B) Dövülerek levha haline getirilebirler

C) Tel haline gelebilirler.

D) Oda sıcaklığında hepsi katı halde bulunurlar.

 

12.Kromozom sayısı 16 olan bir hücre 3 mitoz 1 mayoz bölünme geçirirse oluşan hücre ve kromozom sayısı kaç olur?

           Hücre sayısı           Kromozom sayısı

A)              16                          16

B)               32                          32

C)               32                           8

D)               32                          16        


13) .Batan cisimler için aşağıdakilerden hangisi veya hangileri yanlıştır?

  I - Cismin hacmi kadar sıvı taşırır

 

 II-  d cisim= d sıvı

 

III-  Kapta ağırlaşma olmaz.

 

 IV – d cisim> d sıvı

 

A )   I         B )  I-II        C )    II-III     D )  I-III-IV

14. Zeminde yuvarlanmakta olan bir top neden bir müddet sonra durur?

A) Çünkü yerçekimi kuvveti topu aşağı doğru çeker

B) Çünkü rüzgar topun hareketiyle aynı yönde eser

C) Çünkü yer ve top arasında sürtünme kuvveti vardır

D) Çünkü topun içinde hava vardır

   15

- Kovalent bağ için seçeneklerde verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

A.) Ametal-ametal atomları arasında olur                           

B.) Elektronlar ortaklaşa kullanılır

C.) Kovalent bağlı bileşiklerin  sulu çözeltisi elektriği iletir.                                             

D.) H2O kovalent bağlı bileşiktir

16. Bir anyon iyonu için,

 

I. Tanecik pozitif yüklüdür.

II. Tanecik negatif yüklüdür.

III. Elektron sayısı, proton sayısından fazladır.

yargılarından hangileri doğrudur?

A) Yalnız III.      B) I ve II        C) II ve III        D) I ve III

 

17. Mayoz hücre bölünmeleri, bir bitkinin hangi kısmında görülür?

 A) Tomurcuk         B) Meyve         C) Yaprak             D) Çiçek

 

18. Kovalent bağ için seçeneklerde verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

A) Ametal-ametal atomları arasında olur                          

 B) Elektronlar ortaklaşa kullanılır

C) Kovalent bağlı bileşiklerin çözeltisi elektrolittir           

D) CO2 kovalent bağlı bileşiktir

 

19. Metallerle ilgili aşağıda verilen özelliklerden hangi

A) Isı ve elektriği iletirler

B) Dövülerek levha haline getirilebirler

C) Tel haline gelebilirler.

D) Oda sıcaklığında hepsi katı halde bulunurlar.

20.B0 kan grubuna sahip bir baba ile AA kan grubuna sahip bir annenin evliliğinden olabilecek çocuklarda AB kan grubu görülme ihtimali yüzde kaçtır?
A)     25            B)50                       C) 75                      D)100

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

2008-2009 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ..............İLKÖĞRETİM OKULU 7/A

23/3/2009
Kategori: Biyoloji

1. İnsanlarda besinlerin sindirimi ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

 

a)  Nişastalı besinlerin sindirimi ağızda başlar

b) Yağların sindirimi ince bağırsakta başlayıp, biter

c)  Proteinlerin sindirimi midede başlar, ince bağırsakta biter

d)Vitaminlerin sindirimi midede başlayıp biter

 

2-.

Kulağın dengemizi sağlamada görevli kısmı, aşağıdakilerden hangisidir?

A)Salyangoz                         B) Kemik köprü

B) Yarım daire kanalları        D) Kulak zarı

 

3-.

Şeker hastalığına aşağıdaki hormonlardan hangisinin eksikliği yol açar?

A) İnsülin       B) Adrenalin      C) Tiroksin     D) Paratiroid

 

4-

Aşağıdakilerden hangisi potansiyel enerjiye sahiptir?

 

A) Yanan odun                  B) Koşan çocuk                 C) Barajda biriken su                     D) Yanan ampul

 

5- Bir basit makineyi kullanmanın amacı aşağıdakilerden hangisi değildir?

A)İşten kazanç sağlamak

B)Kuvvetten kazanç sağlamak

C)Kuvvetin yönünü değiştirmek

D)Yoldan kazanç sağlamak

6- Sindirim sisteminde, sindirime uğramadan emilerek kana geçebilen moleküller aşağıdakilerden hangisinde tam olarak verilmiştir?

A)Vitaminler, mineraller ve su

B)Proteinler, yağlar ve karbonhidratlar

C)Su ve yağlar

D)Karbonhidratlar ve su

7--. 50 N luk bir cisim, bir yaya takıldığında yay 8 cm uzamaktadır. Aynı yaya 50 N yerine 150 N luk bir cisim asılırsa yay kaç cm uzar?

A) 8    B) 16    C) 20    D) 24

8-

Sessiz okuma yapan bir öğrencinin okuduklarını anlaması için aşağıdakilerden hangisinin görev yapması gerekmez?

A) Göz      B) Beyin       C) Sinir sistemi        D) Kulak

9-Ayşe’nin annesi uzaktan gelen otobüsün plakasını iyi görebildiği halde,gazete okurken net görememektedir. Ayşe’nin annesindeki göz kusuru aşağıdakilerden hangisidir?

A)Miyop                                B)Katarakt                    

C) Astigmatizm                     D)Hipermetropluk  

 

10-

Aşağıda verilen olaylarda, hangi öğrencinin yaptığı iş en büyüktür?

A) Yüklü bir tırı iten, ama hareket ettiremeyen Alperen.

B) 250 N’luk bir çantayı sırtında taşıyan Sel im 

C) 100 N’luk bir kütüğü, 20 m yukarı çıkaran Elif.

D) Duvarı iten ama hareket ettiremeyen Başak.

11-Aşağıda verilen kelimeleri uygun boşluklara yazınız.   (Her soru 1  puan )

       Karaciğer,  adrenelin,  Eğim ,     İnsülin   ,   J ,Potansiyel,   Joule  ,       Kinetik   ,   Kuvvet   ,   Esnek   ,    Enerji    ,  Böbrekler , üretra  

  1. …………., kan içindeki zararlı atıkları ve üreyi süzerek idrar şeklinde vücuttan uzaklaştırır.
  2. Kan şekerinin azalmasını sağlayan hormon …………….. dur.
  3. …………….. safranın üretilmesini sağlayan organdır.
  4. İş yapabilme yeteneğine …………… denir.
  5. İş birimi …………….. olup ………………. ile gösterilir.
  6. Bir cisim hareket halinde iken  ……………..  enerjiye; konumundan dolayı ………………. enerjiye  sahiptir.
  7. Etki eden kuvvet ortadan kaldırıldığında şekillerinin eski haline gelmesinin nedeni bu cisimlerin …………….  olmalarıdır.
  8.  Eğik düzlem kullanan bir usta, eğik düzlemin  ………….. ini  arttırırsa daha az ………….. harcar.
  9. Korku heyecan anında salgılanan hormon…………
  10. İdrar bu yapı ile dışarı atılır……………………

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

HÜCRE BÖLÜNMELERİ

23/3/2009
Kategori: Biyoloji

Canlılarda mitoz amitoz ve mayoz olmak üzere üç çeşit bölünme görülür.

I. MİTOZ BÖLÜNME
Mitoz bölünme tek hücreli canlılardan çok hücreli canlılara ve insana kadar bir çok canlı grubu tarafından gerçekleştirlebilir.
Bu bölünme sonunda bölünen hücrelerden birbirinin tam benzeri olan iki yavru hücre oluşur. Bölünen hücrenin kalıtsal maddesi önce kopyalanır sonra eşit olarak iki yavru hücreye aktarılır.
Kromozom sayısı ne olursa olsun bölünme yeteneği olan her hücre mitozla çoğalabilir.
Bir hücreli organizmalarda mitoz bölünme sonucu iki yeni birey oluşur. Böylece üreme sağlanmış olur.
Çok hücreli organizmalarda ise döllenmiş yumurta olan zigotun mitoz bölünmeler yapmasıyla organizmanın büyümesi ve gelişmesi sağlanır.
Hücre bölünmesi başlamadan önce çekirdek dinlenme durumunda olmayıp hücredeki faaliyetlerine devam eder. İki bölünme arasındaki bu aaaabolik devreye interfaz denir.
İnterfazdan sonra çekirdek bölünmesi (karyokinez) ve sitoplazma bölünmesi (sitokinez) olmak üzere iki kademede mitoz gerçekleşir. Hücrenin bölünme öncesi ve bölünme sırasında gerçekleştirdiği hayat döngüsü aşağıdaki şekilde gösterilmiştir.
Bu şekilde görülen G1 evresinde hücre sitoplazma ve yüzey olarak büyür. Organel sayıları artar. Hücrenin normal aaaabolizması devam eder.
S evresinde hücre artık bölünme mesajını almıştır. Bu evrede kromozomlar (DNA lar) ve sentrozomlar kendini eşler.
G2 evresinde ise bölünme sırasında kullanılacak enzimler proteinler ve ATP enerjisi senaaalenir.

A. KARYOKİNEZ
(ÇEKİRDEK BÖLÜNMESİ)
Bölünme hazırlıklarını bitirmiş olan hücre profaz aaaafaz anafaz ve telofaz evrelerini geçirerek çekirdek bölünmesini tamamlamış olur.

1. Profaz
İnterfaz sonunda eşlenmiş durumdaki kromatin iplikler bu evrede kısalıp kalınlaşarak kromozom halini alırlar. Hayvan hücrelerinde interfazda eşlenmiş olan sentrozomlar da hücrenin zıt kutuplarına çekilir. Profazın sonuna doğru çekirdek zarı çekirdekçik ve endoplazmik retikulum erimeye başlar.

2. aaaafaz
Bu evrenin başlangıcında profazda erimeye başlayan çekirdek zarı tamamen kaybolur. Eşlenmiş durumdaki kromozomlar hücrenin tam ortasında (ekvator düzleminde) yanyana dizilirler.
Kromozomlar en belirgin halini aaaafazda alırlar. Sentrozomlardan oluşan iğ iplikleri kromozomları sentromerlerinden (eşlenmiş kromozomların ortası) yakalarlar.
aaaafazın sonuna doğru kromozomları oluşturan kardeş kromatitler birbirinden ayrılmaya başlar. Sentromer bölgelerinden iğ ipliklerine bağlı kalırlar.

3. Anafaz
Kromozomları oluşturan kardeş kromatitler tamamen birbirinden ayrılıp zıt kutuplara doğru çekilmeye başlar. Kromatitlerin ayrılması iğ ipliklerinin kısalıp helezon yapmasıyla sağlanır.
Anafazın sonunda zıt kutuplara çekilmiş olan kromatitler artık kromozom olarak adlandırılır.

4. Telofaz
Hücrenin zıt kutuplarındaki kromozomların etrafında çekirdek zarları yeniden oluşturulur.
Çekirdek içinde kalan kromozomlar incelip uzayarak kromatin iplik halini alırlar. Bu sırada profaz evresinde yıkılmış ve dağılmış olan endoplazmik retikulum yeniden oluşturulur. İğ iplikleri kaybolmaya başlar. Profaz evresinde kaybolan çekirdekçikler de tekrar ortaya çıkar.
Böylece çekirdeğin bölünmesi tamamlanmış ve bir hücrenin içinde iki çekirdek oluşmuş olur.



Şekil : Mitoz Bölünmenin Evreleri
II. AMİTOZ BÖLÜNME
Basit yapılı tek hücreli canlılarda çoğalma sırasında hücre bölünürken çekirdek zarı kaybolmaz. Bu bölünme tipine gizli mitoz veya amitoz denir.
Buna benzer şeklide tam mitoz sayılmayan başka bölünmelerde vardır. Bakterilerin zarlı çekirdekleri olmadığından bölünmeleri amitoza örnektir.

A. SİTOKİNEZ
(SİTOPLAZMA BÖLÜNMESİ)
Çekirdek bölünmesinin telofaz evresinin sonuna doğru hücrenin sitoplazması da bölünmeye başlar.
Sitokinez hayvan hücrelerinde dıştan içe doğru boğumlanma şeklinde gerçekleşir. Bitki hücrelerinde ise ölü selüloz çeper boğumlanmaya izin vermediği için ilk önce iki çekirdek arasında ara lamel oluşturulur. Bu lamel içten dışa doğru büyüyerek hücreyi ikiye böler.
Bu bölünme sonucunda başlangıçtaki hücreyle aynı genetik yapıda iki hücre oluşur. Hücrelerin sadece sitoplazma miktarları birbirinden farklı olabilir.

III. MAYOZ BÖLÜNME
Eşeyli üreyen canlılarda üreme hücrelerinin oluşturulması sırasında kromozom sayısının yarıya indirilmesi gerekir. Bu olay hücrenin mayoz bölünme geçirmesiyle sağlanabilir.
Gelişmiş canlıların vücut hücrelerindeki kromozom sayısı diploittir (2n). Bu canlıların üreme hücrelerinde (yumurta ve sperm) ise monoploit (n) sayıda kromozom bulunur.
Üreme hücreleri mayoz bölünmeyle oluşturulur. Kromozom sayısının yarıya indirilmesiyle türün kromozom sayısının değişmeden kalması sağlanır. Çünkü gametler döllenerek gelişir.
Mayoz bölünmede bir hücre art arda iki bölünme geçirerek dört yeni hücre oluşturulur. Oluşan hücreler hem birbirlerinden hem de ana hücreden farklı kalıtsal yapıda olabilir.

A. MAYOZ I BÖLÜNMESİ
Mayoz bölünmenin mitoz bölünmeden farklı olmasını sağlayan olaylar bu evrede gerçekleşir. Bölünme evreleri mitozda olduğu gibi dört safhadan meydana gelir. Şimdi bu bölünmeleri ve mitozdan farklı olarak gerçekleşen olayları inceleyelim.

1. Profaz I
Mitoz bölünmede olduğu gibi çekirdek zarı ve çekirdekçik erimeye başlar. Kısalıp kalınlaşan kromatin iplikler kromozom halini alırlar. Mitoz bölünmeden farklı olarak homolog kromozomlar birbirlerine tutunarak dört kromatitli ve iki kromozomlu tetratları oluştururlar.
Kromozomlar tetrat oluşturduğu sırada kardeş olmayan kromatitler bir çok noktadan birbirlerine temas eder. Bu noktalara sinapsis denir.
Bu sinapsislerden bazılarında kardeş olmayan kromatitler arasında gen alışverişi yapılabilir.
Krosing–over denilen bu olay sadece mayoz bölünmede görülür. Bu olay sayesinde kromozomlar üzerinde bulunan baskın ve çekinik genlerin diziliş sırası değiştirilir. Bu değişim ise oluşacak hücrelerde kalıtsal çeşitliliği artırır.
Krosing-over olayı her tetratta görülmez. Ne zaman ve ne oranda meydana geleceği hangi karakterler arasında olacağı tam olarak bilinemez. Ancak bir kromozom üzerindeki genler arası uzaklık arttıkça krosing-overle değiştirilme ihtimalı artar.

2. aaaafaz I
Mitoz bölünmeden farklı olarak homolog kromozomlar hücrenin ortasında üst üste gelecek şekilde iki sıra halinde dizilir. Bu diziliş şekli sayesinde mayoz I de kardeş kromatitler yerine homolog kromozomlar birbirinden ayrılır.

3. Anafaz I
Mitozda kardeş kromatitler birbirinden ayrılıp zıt kutuplara çekilirdi. Mayozda ise kardeş kromatitler yerine homolog kromozomlar birbirinden ayrılır. Bu olay mayoz bölünmede kalıtsal çeşitliliğin oluşmasında etkilidir.
Mayozda krosing-over olmasa bile homolog kromozomlar rastgele ayrıldığı için her zaman çeşitlilik sağlanmış olur.

4. Telofaz I
Mitoz bölünmede olduğu gibi önce çekirdek bölünmesi tamamlanır çekirdek zarı oluşur. Telofazın sonuna doğru sitoplazma bölünmesi başlar. Sitokinez mitoz bölünmede olduğu gibi gerçekleşir.
Mayozun ikinci bölünmesi başlamadan önce mayoz I de olduğu gibi interfaz safhası görülmez. Yani DNA eşlenmesi gerçekleşmez. Sadece hayvan hücrelerinde bölünme başlamadan önce sentrozomlar kendini eşler.

 





Şekil : Mayoz Bölünmenin Evreleri


B. MAYOZ II BÖLÜNMESİ
Mayoz II bölünmesi normal mitoz gibi gerçekleşir. Mayoz I sonunda oluşmuş haploit (n) kromozomlu hücrelerden yine haploit olan dört hücre oluşur.

1. Profaz II
Çok kısa sürede tamamlanan bir safhadır. Eğer oluşmuşsa çekirdek zarı eriyerek kaybolur. İğ iplikleri kısalıp kalınlaşır.

2. aaaafaz II
Kardeş kromatitleri taşıyan kromozomlar hücrenin ortasında tek sıra halinde dizilirler. Kromozomlar sentromerlerinden iğ ipliklerine bağlanırlar.

3. Anafaz II
Hücrenin ekvator düzleminde dizilmiş olan kromatitler iğ ipliklerinin kısalıp helezonlaşmasıyla birbirinden ayrılır. Mitozda olduğu gibi kromatit ayrılması gerçekleştirilmiş olur.

4. Telofaz II
Bu safhanın tamamlanmasıyla mayoz bölünme bitmiş olur. Profaz II evresinde kaybolan çekirdek zarı yeniden yapılır. Kromozomlar tekrar kromatin iplik haline dönüşür. Mayoz bölünmenin başlangıcında kaybolan çekirdekçikler tekrar ortaya çıkar.
Telofazın sonuna doğru sitoplazma bölünmesi başlar. Sitokinezin tamamlanmasıyla diploit (2n) kromozomlu eşey ana hücresinden haploit (n) kromozomlu dört hücre oluşmuş olur.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı